<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Hafta |  Tüm haftayı kapsayan gazete</title>
        <description>Hafta rss servisi</description>
        <link>https://www.hafta.com.tr</link>
        <atom:link href="https://www.hafta.com.tr/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/kadim-koklerdeki-gelecek-hikayesi-84262</guid>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Kadim köklerdeki gelecek hikayesi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Toprağının kokusu, Kaz Dağları’ndan esen o meşhur rüzgârı ve asırlık zeytin ağaçlarıyla ruhu tazeleyen Ayvalık’a, kısa süre önce zeytin kültürünün geleceğine odaklanan anlamlı bir buluşmaya tanıklık etmek için gittim. 148 yıllık mirasıyla Komili’nin, ‘Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye’ çatısı altında hayata geçirdiği projeleri ve bu projelerin yarattığı sosyal etkiyi yerinde dinleme fırsatı buldum. Gördüklerim ve dinlediklerim, zeytinin yalnızca bir tarım ürünü değil; kuşaklar boyunca aktarılan bir yaşam kültürü olduğunu bir kez daha hatırlattı.</p>
<p>Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Millî Eğitim Bakanlığı ve Komili işbirliğiyle yürütülen ‘Köklerimizdeki Bilgiyi Geleceğe Aktarıyoruz’ projesinin ‘İyi Uygulamalar Ödül Töreni’ oldu. Mardin’den Balıkesir’e, Sinop’tan Diyarbakır’a kadar Türkiye’nin 14 ilinden gelen öğretmenlerle bir araya geldim. Okullarda kurulan ‘Zeytin Ağacı Öğrenci Kulüpleri’ sayesinde çocukların doğayla ve zeytin kültürüyle erken yaşta kurduğu bağı, öğretmenlerin heyecanla anlattığı hikâyelerden dinlemek gerçekten etkileyiciydi. Proje kapsamında hazırlanan eğitim içerikleri ve EBA’da yer alan materyallerin yanı sıra ‘Zeytin Seven Çocuğun Öyküsü’ kitaplarının yalnızca öğrencilere değil, ailelere de ulaşması işin en değerli taraflarından biri. Çocukların aileleriyle birlikte fidan dikmesi, sofralarda zeytinyağının hikâyesinin konuşulması ve bu kültürün evlere taşınması, yapılan çalışmanın ne kadar güçlü bir dönüşüm yarattığını gösteriyor.</p>
<p><strong>GEÇMİŞİN HAFIZASINI KORUMAK</strong></p>
<p>Komili’nin çalışmaları yalnızca geleceğe değil, geçmişe de sahip çıkıyor. 2018’den bu yana yürütülen ‘Anıt Ağaç Projesi’ kapsamında 25 milyonun üzerinde zeytin ağacı taranmış, 400 yaşın üzerindeki 311 anıtsal zeytin ağacı tescillenerek koruma altına alınmış. Bunun yanı sıra Anadolu’daki yedi farklı arkeolojik kazıya verilen destekle, zeytinin bu topraklardaki 12 bin yıllık yolculuğunu anlatan ‘Zeytin Kitabı: Bir Tür, Bir Mekân, Bin Kültür’ adlı kapsamlı eser hazırlanıyor. İki cilt halinde 2027’de yayımlanması planlanan kitabın, Anadolu zeytinyağını uluslararası alanda daha görünür kılacak önemli bir kaynak olması hedefleniyor. Belki de en etkileyici gelişmelerden biri, bu çalışmaların katkısıyla Türkiye’nin geleneksel zeytin yetiştiriciliğinin ‘UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınması…</p>
<p>Gezici eğitim araçlarından dijital platformlara, yeni kitap serilerinden sürdürülebilir tarım ekosistemlerine kadar anlatılan her proje, zeytinin bu topraklarda yaşamaya devam etmesi için atılmış güçlü adımlar. Günün sonunda aklımda kalan en güçlü duygu ise umut oldu. Çünkü gördüm ki, doğru ellerde zeytin yalnızca bir ürün olarak değil, kültürel bir miras olarak da kuşaklar boyu yaşamayı sürdürecek.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/kadim-koklerdeki-gelecek-hikayesi-84262</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/6/2/1280x720/kadim-koklerdeki-gelecek-hikayesi-1785398919.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Zeytin kültürünü korumayı hedefleyen ‘Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye’ projesi; eğitimden anıt ağaçların korunmasına, arkeolojik araştırmalardan sürdürülebilir tarıma uzanan çalışmalarıyla zeytinin çok katmanlı hikâyesini geleceğe taşıyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/bazen-tek-bir-kivilcim-yeter-84261</guid>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bazen tek bir kıvılcım yeter</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>1998 yılı… Wisconsin’de gerçekleşen Amerika Kadınlar Açık Golf Turnuvası’nın son günüydü. Golf sahasının kenarında binlerce kişi nefesini tutmuş, yirmi yaşındaki genç bir kadını izliyordu. İnce yapılı, sessiz, çekingen görünümlü bu kadının ismi <strong>Seri Pak</strong>’tı. Güney Kore’yi temsil ediyordu ve dünyanın en önemli golf turnuvalarından birini kazanmanın eşiğindeydi. Ancak yarışmanın son aşamasına gelindiğinde top suyun kenarına düştü. Önünde iki seçenek vardı. Ya ceza vuruşunu kabul edip şampiyonluğun uzaklaşmasını izleyecek ya da ayakkabılarını çıkarıp suya girecekti.</p>
<p>Bir an bile tereddüt etmedi. Ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı. Paçalarını sıvadı. Suya girdi ve büyük bir kararlılıkla topun başına geçti.</p>
<p>O sırada Güney Kore’de milyonlarca insan televizyonlarının başında heyecanla onu izliyordu. Ülke, Asya finans krizinin etkisiyle zor günlerden geçiyordu. İnsanlar işlerini, birikimlerini ve geleceklerine duydukları güveni kaybetmiş durumdaydı.</p>
<p>Sopasını kaldırdı ve topa bütün gücüyle vurdu. Top, suyun içinden yükselerek yeniden çimlere düştü. Seri Pak hâlâ oyundaydı. İki çukur sonra yaptığı mükemmel son vuruşla turnuvayı kazandı.</p>
<p>Alkışlar yükselirken Güney Kore’de milyonlarca insanın zihninde aynı cümle yankılandı:</p>
<p><em>“Demek ki olabiliyormuş.”</em></p>
<p>O gün kazanılan yalnızca bir golf turnuvası değildi. O zamana kadar golf, ülkenin spor kültüründe önemli bir yere sahip değildi. Dünya golfünde Amerika, İsveç ve Avustralya söz sahibiydi. Seri Pak’ın bu başarısı bütün ülkeyi kısa sürede etkisi altına aldı.</p>
<p>Güney Kore’de golf kulüplerine kayıt yaptıran kız çocuklarının sayısı hızla arttı. Çocuklar ona özeniyor, onun gibi olmak istiyordu. Daha önce golfü çocukları için bir seçenek olarak görmeyen aileler, kızlarını golf sahalarına götürür oldu.</p>
<p>Artan ilgi sayesinde antrenörler yeni yeteneklerle tanıştı. O çocuklar, dünyanın en iyileriyle yarışabileceklerine inanmaya başladı. Çünkü içlerinden biri büyük bir başarı yakalamıştı.</p>
<p>Yaklaşık on yıl sonra ortaya çıkan tablo, spor tarihinin en dikkat çekici dönüşümlerinden birini gözler önüne seriyordu: Amerikan Kadınlar Profesyonel Golf Ligi’nde artık 42 Güney Koreli oyuncu yarışıyordu.</p>
<p>İşte bu yüzden <em>‘Filenin Sultanları</em>’nın geçen günlerde kazandığı Voleybol Milletler Ligi şampiyonluğu, bir kupadan çok daha fazlasını ifade ediyor.</p>
<p>Brezilya karşısında alınan her sayı, kurtarılan her top yalnızca maçı kazandırmadı. Türkiye’nin dört bir yanında voleybolla henüz tanışmamış çocukların önünde yeni bir kapı açtı.</p>
<p>Kim bilir kaç küçük kız, o gece televizyonun karşısında kendisini sahanın içinde hayal etti?</p>
<p>Kaçı <strong>Melissa Vargas</strong> gibi yükselip topa vurduğunu, <strong>Hande Baladın</strong> gibi sevincini haykırdığını, <strong>Zehra Güneş</strong> gibi filenin önünde dimdik durduğunu düşündü?</p>
<p>Belki ertesi gün eline ilk kez voleybol topunu aldı. Belki ailesinden kendisini bir voleybol kursuna götürmesini istedi. Belki de içinden sessizce şu cümleyi geçirdi:</p>
<p><em>“Bir gün ben de orada olabilirim.”</em></p>
<p>Filenin Sultanları, ülkesinden ümidini kesenlere, geleceğe kaygı ve korkuyla bakanlara umut olmaya devam ediyor. Toplumun üzerine ağır bir sis gibi çöken öğrenilmiş çaresizliğe karşı, başarılarıyla yeni bir pencere açıyorlar.</p>
<p><em>“Bu ülkede fırsat yok.”</em></p>
<p><em>“Ne yaparsan yap, hiçbir şey değişmiyor.”</em></p>
<p>Bu cümleleri duyarak büyüyen, zamanla bunlara inanıp kendine sınırlar koyan gençlere başka bir ihtimalin mümkün olduğunu gösteriyorlar.</p>
<p><em>‘Filenin Sultanları’</em>nın gerçek mirası, bugün tribünde, televizyon karşısında ya da mahalle parkında kendine yeni bir hayal kuran çocuklar olacak.</p>
<p>Bazen kara bulutları dağıtmak ve geleceği olumlu yönde değiştirmek için tek bir kıvılcım yeter.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/bazen-tek-bir-kivilcim-yeter-84261</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/6/1/1280x720/bazen-tek-bir-kivilcim-yeter-1785398774.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bazen tek bir başarı yalnızca kupa kazandırmaz; toplumun geleceğe bakışını da değiştirir. İlham veren örnekler, çocukların hayallerini büyütür, umutsuzluğun yerini cesarete bırakır… ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/adalet-yetersiz-kalinca-84259</guid>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Adalet yetersiz kalınca</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Dünyanın her yerinde kadınlar ve kız çocukları zorla cinsel sömürüye maruz bırakılıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün küresel tahminlerine göre herhangi bir günde 6,3 milyon kişi zorla ticari cinsel sömürü koşullarında yaşıyor. Birleşmiş Milletler’in son küresel raporu da tespit edilen insan ticareti mağdurlarının sayısının 2019 ile 2022 arasında yüzde 25 arttığını gösteriyor. Bu nedenle <em>Furious</em>’ın anlattığı hikâye yalnızca karanlık bir polisiye olmanın ötesine geçiyor; her gün işlemeye devam eden, devasa ve çoğu zaman görünmez kalan bir suç mekanizmasını gözler önüne seriyor.</p>
<p>Hikâye, klasik bir cinayet soruşturmasıyla başlıyor. Daha ilk birkaç dakikada suçun failiyle tanışıyoruz. Kızıl peruğuyla oldukça ufak tefek bu genç kadın, soğukkanlılıkla bir adamın son nefesini verişini izliyor. Emmy Rossum’un canlandırdığı Alice ise arkasında erkek cesetleri bırakan Catherine’in peşine düşüyor. Ancak kurbanların rastgele seçilmediği kısa sürede anlaşılıyor. Hepsi kadınlara yönelik şiddet, istismar ve cinsel sömürü ağlarıyla bağlantılı; güçlü isimlerin birbirini koruduğu, mağdurların susturulduğu ve suçluların yıllarca hiçbir sonuçla karşılaşmadan yaşamayı sürdürdüğü bir yapının parçaları.</p>
<p><em>Furious</em>’ın asıl sorusu da burada belirginleşiyor: Sistem suçluları koruduğunda adalet nasıl sağlanır? Bu soru bugün fazlasıyla tanıdık. Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin çok sayıda belge kamuoyuna açıklanmış olsa da bütün kayıtlara eksiksiz ve redaksiyonsuz biçimde erişilemiyor. Mahkeme kararları, devam eden hukuki süreçler ve mağdurların mahremiyetini koruma zorunluluğu nedeniyle bazı belgeler hâlâ kapalı tutuluyor.</p>
<p>Böylesine görünür bir dava yıllar sonra bile bütünüyle aydınlatılamamışken dünyanın başka yerlerinde benzer ağların kurulup dağıldığını düşünmek zor değil. İnsan ticaretini mümkün kılan yalnızca birkaç suçlunun varlığı değil; para, nüfuz, korku ve sessizlikle işleyen daha büyük bir mekanizma.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a6b054ae9f17-1785398602.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Alice ile Catherine arasındaki ilişki bu nedenle alışıldık “iyi polis-cani suçlu” karşıtlığına indirgenmiyor. Alice sistemin içinde kalarak adalet arıyor ancak kendisinin de geçmişten gelen yaraları olduğunu öğreniyoruz. Catherine ise o sistemin çoktan anlamını yitirdiğine inanıyor. Biri suçluyu yakalamak, diğeri cezalandırmak istiyor. Hikâye ilerledikçe av ile avcı arasındaki sınır bulanıklaşıyor.</p>
<p>Yakın dönem yapımlarındaki kadın katillere bakıldığında, <em>Killing Eve</em>’de Villanelle’yi unutulmaz kılan çelişkileriydi; <em>Promising Young Woman</em>’da Cassie’yi rahatsız edici kılan ise kurban ile cezalandırıcı arasında gidip gelmesiydi. Catherine de yalnızca kötü erkekleri öldürmek için çıktığı yolda, haklı öfkesiyle içindeki karanlığa teslim olmanın eşiğinde.</p>
<p>Dizinin yaratıcısı; <em>New Girl</em>, <em>The Dropout</em> ve <em>Dying for Sex</em>’ten tanıdığımız Elizabeth Meriwether. <em>Shameless</em>’la yıldızı parlayan Emmy Rossum da başrolün yanı sıra kendi yapım şirketi Composition 8 üzerinden yürütücü yapımcılar arasında yer alıyor. İlk kez izleme fırsatı bulduğumuz Belfastlı yetenekli oyuncu Lola Petticrew, katil Catherine rolünde müthiş bir performans sergiliyor. Scoot McNairy, Quincy Tyler Bernstine ve Jake Lacy de başrolü paylaşan diğer önemli oyuncular. Yapım, yazın bir solukta izlenebilecek sürükleyici bir gerilim arayanların tercihi olabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/adalet-yetersiz-kalinca-84259</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/5/9/1280x720/adalet-yetersiz-kalinca-1785398633.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu yaz ekranların en öfkeli iki kadını Emmy Rossum ve Lola Petticrew olabilir. İkili, sekiz bölümlük suç gerilimi Furious’ta amaçları adalet de olsa karşı karşıya geliyor. Dizi Disney+’ta… ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/bitki-bazli-rotalar-84257</guid>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bitki bazlı rotalar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yaz geldi, güneye göç de başladı. Benim için tatil hazırlığı valizi toplamaktan önce menüleri araştırmakla başlıyor. Gideceğim yerde vegan seçenek bulabilecek miyim, yoksa günlerce zeytinyağlılar, salata ve patates kızartmasıyla mı idare edeceğim? Birkaç yıl öncesine kadar bu endişe pek de yersiz değildi. Bugün ise tablo değişmeye başladı. Pek çok otel vegan menüler hazırlıyor, açık büfelerde içerikler etiketleniyor, hatta tamamen vegan konseptiyle hizmet veren kamp ve konaklama tesisleri de çoğalıyor. Tatilde bitki bazlı beslenmek artık eskisi kadar zor değil.</p>
<p><strong>YÜZDE 100 VEGAN KAMP </strong></p>
<p>Bu yeni seçeneklerin en dikkat çekicilerinden biri, Balıkesir'in Edremit ilçesinde, Kaz Dağları'nın eteklerinde yer alan Bakla Kamp. Yüzde 100 vegan konseptiyle hizmet veren kamp, yalnızca yemekleriyle değil, doğayla iç içe atmosferiyle de öne çıkıyor. Kendi çadırınızla konaklayabiliyor ya da tesisin hazır çadırlarını tercih edebiliyorsunuz. Vegan kahvaltı ve akşam yemeklerinin sunulduğu kampta açık hava sahnesi, atölye alanları, yoga, nefes çalışmaları, müzik prodüksiyonu ve perküsyon etkinlikleri düzenleniyor. Zaman zaman gurme pizza günleri ve ambient elektronik müzik buluşmaları da programa ekleniyor.</p>
<p><strong>HER ÖĞÜNDE ALTERNATİF VAR</strong></p>
<p>Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Sokakağzı’ndaki Sincap Kamp da vegan ve vejetaryen beslenenler için iyi seçenekler sunuyor. Konaklama ayrıntılarına hem internet sitesinden hem de Instagram hesabından ulaşmak mümkün. Kampın sahipleri, <em>“Çadırını sırtında taşıyanlar kamp yapsın, taşımaya üşenenler kiralık çadırlarımızda konaklasın, konforundan vazgeçemeyenler ise odalarımızda keyifli vakit geçirsin diye yola çıktık. Herkes için lezzetli bir menü hazırladık; vegan seçeneklerimiz de mevcut”</em> diyor.</p>
<p>Menüde vegan ve vejetaryen seçenekler açıkça belirtilmiş. Günün her öğünü için doyurucu alternatifler sunulurken fiyatların da oldukça makul olduğu görülüyor.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a6b0474b41e0-1785398388.jpg" alt="" width="500" height="625" /></p>
<p><strong>MENÜNÜZÜ KENDİNİZ BELİRLEYİN</strong></p>
<p>Elbette vegan seçenek sunanlar yalnızca kamplarla sınırlı değil. Birçok büyük otel zinciri de bitki bazlı beslenen misafirleri için özel menüler hazırlıyor. Bu konuda öne çıkan markalardan biri Akka Hotels. Otel zinciri, internet sitesinde vegan menülerine ayrıntılı biçimde yer veriyor ve şeflerin özel ürünlerle hazırladığı seçenekleri misafirlerine sunduğunu belirtiyor. Ayrıca isteyen konukların kendi vegan tabaklarını oluşturabileceklerini de vurguluyor.</p>
<p>Akdeniz’deki Akka Alinda, Olympos ve Phaselis antik kentlerine yakın konumuyla dikkat çekerken, Akka Residence ile Antalya Kemer’deki Akka Claros da vegan seçenekler sunuyor. Bey Dağları’nın eteklerinde yer alan Akka Antedon ise panoramik deniz manzarası ve geniş bahçeleriyle birlikte vegan misafirlerine yönelik menüleriyle öne çıkıyor.</p>
<p><strong>ŞEFLER SİZİN İÇİN MUTFAKTA</strong></p>
<p>Fethiye’deki Hillside ise ana restoranı ve alakart mekânlarında özel beslenme tercihine sahip misafirleri için açık büfe alternatifleri sunuyor. Bitki bazlı beslenenler için hazırlanan vegan seçeneklerin yanı sıra zeytinyağlılar, sebze yemekleri ve makarnalar arasında da vegan alternatifler bulunuyor. Alakart restoranlarda ise talepler doğrultusunda kişiye özel tabaklar hazırlanabiliyor. Otel, vegan veya vejetaryen beslenme alışkanlıklarının önceden bildirilmesi hâlinde mutfak ekibinin buna uygun hazırlık yapabildiğini de belirtiyor.</p>
<p>İstanbul’a yakın bir alternatif arayanlar için Silivri’deki Grandma’s Wonderland öne çıkıyor. Otelin The Barn restoranı, tarladan sofraya anlayışıyla hazırladığı menüsünde çok sayıda vegan seçeneğe yer veriyor. Bahçede yetişen ürünlere göre şekillenen menü, sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımını merkeze alırken, çevre dostu bir gastronomi deneyimi sunmayı hedefliyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/bitki-bazli-rotalar-84257</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/5/7/1280x720/bitki-bazli-rotalar-1785398456.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bir zamanlar tatilde vegan beslenmek, salata ve patates kızartmasıyla yetinmek anlamına geliyordu. Bugün ise yüzde 100 vegan kamplardan zengin otel menülerine uzanan alternatifler sayesinde, beslenme alışkanlıklarından ödün vermeden keyifli bir tatil yapmak mümkün. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
