<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Hafta |  Tüm haftayı kapsayan gazete</title>
        <description>Hafta rss servisi</description>
        <link>https://www.hafta.com.tr</link>
        <atom:link href="https://www.hafta.com.tr/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/tanrinin-dokunusu-79481</guid>
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Tanrı’nın dokunuşu</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>“Hızlı yaşamayı, risk almayı ve sınırları zorlamayı hep sevdim.</p>
<p>İçimde susturmaya çalıştığım bir boşluk vardı. Hareket ettikçe, hızlandıkça, korkunun üzerine gittikçe kendimi daha özgür hissediyordum.</p>
<p>Beş yaşımdayken büyükannem ve büyükbabam tarafından evlat edinildim. Babam, alkollü araç kullanan bir sürücünün yaptığı kazada hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Kendimi bir yere ait hissetmeye ihtiyaç duyduğumda sığındığım yer spor oluyordu.</p>
<p>Snowboard’a ortaokul yıllarında başladım. Dağlarda kayarken yaratıcı olmanın ne demek olduğunu yeniden keşfediyor, tarif etmesi zor bir özgürlük hissi yaşıyordum.  </p>
<p>Bir gün yine snowboard yaparken anlık bir kararla havada bir değil, iki takla atmaya karar verdim.</p>
<p>Rampaya girdim ve tüm gücümle zıpladım. Daha havadayken bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım. Fazla ileri gitmiştim.</p>
<p>Sırt üstü yere çakıldım.</p>
<p>Belimden aşağıdaki hissin ayaklarımdan dışarı akıp gittiğini hissettim.</p>
<p>Felç olduğumu o an anladım.</p>
<p>17 yaşındaydım. Hastane yatağında yatarken yıllardır bacaklarıma gönderdiğim aynı komutu tekrar tekrar veriyordum. Ama hiçbir şey olmuyordu. Doktor bana bir daha asla yürüyemeyeceğimi, tekrar kayak yapamayacağımı söyledi.</p>
<p>Hastanede bir hafta yattıktan sonra ilk kez doğruldum. Yeni oturmaya çalışan bir bebek kadar dengesiz hissediyordum. Yeniden giyinmeyi öğrenmek zorundaydım. Yataktan tekerlekli sandalyeye geçmeyi, sandalyede oturmayı, onu sürmeyi…</p>
<p>Kendimi çok yalnız ve anlaşılmamış hissediyordum. Artık devam etmek, yaşamak istemiyordum.</p>
<p>Tam o günlerde bugün hâlâ ‘Tanrı’nın dokunuşu’ diye tanımladığım bir olay yaşandı.</p>
<p>Bir gün üniversitenin spor salonunun önünden geçiyordum. Daha önce hiç kullanmadığım bir kestirme yoldu bu. İçeri girdiğimde tekerlekli sandalye basketbolu oynayan bir grup insan gördüm.</p>
<p>Antrenmanın sonunda bir kız yanıma geldi. Bana baktı ve şöyle dedi:</p>
<p>‘Çok atletik görünüyorsun. Hiç tekerlekli sandalye basketbolu oynamayı düşündün mü?’</p>
<p>Tekerlekli sandalyede oturan birine bir yabancının “Çok atletik görünüyorsun” demesi…</p>
<p>Şaşkına dönmüştüm.</p>
<p>O gün basketbol sandalyesine oturdum ve her şey değişti. Sanki yeniden koşuyordum. Kalbim hızlandı. Uzun zaman sonra ilk kez kendimi yeniden güçlü, yeniden çevik hissediyordum.</p>
<p>Takımda düzenli olarak oynamaya başladım. İlk sezonun sonunda Paralimpik takıma seçildim. Dört yıllık yoğun çalışmanın ardından Paralimpik Oyunları’na katıldık ve altın madalya kazandık.</p>
<p>Ancak içimde yarım kalmış başka bir tutku vardı: Kayak…</p>
<p>Beni felç bırakan spora geri dönmeye karar verdim. Çok çalıştım. Sayısız kez düştüm, yeniden kalktım. Sonunda kayak takımına seçildim.</p>
<p>Ve yıllar sonra tarihe geçtim. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan ilk Amerikalı kadın oldum.</p>
<p>Cehennemi görüp geri dönmüş biri olarak bugün kim olduğumla gurur duyuyorum.</p>
<p>Hayatımın ve spor kariyerimin bittiğini sanmıştım. Oysa hiçbir şey bitmemişti.</p>
<p>Tam tersine hayat, beni hayal ettiğimden çok daha büyük ve çok daha anlamlı bir yere taşıyacaktı.”</p>
<p>Yıllar sonra bu müthiş hikâyenin sahibi <strong>Alana Nichols</strong> ile yaşadıklarını anlattığı bir konuşmasının ardından tanışma fırsatı buldum ve ona şu soruyu yönelttim:</p>
<p><em>“Çok genç bir yaşta yaptığın bir hata yüzünden bütün yaşamın değişti. Hayatına engelli birisi olarak devam ediyorsun. Hiç pişman oldun mu?” </em></p>
<p>Yüzünde sakin ama güçlü bir ifade vardı.</p>
<p><em>“Ben bunları düşünmüyorum. Çünkü o düşüncelerin içinde kalırsam yoluma devam edemem.”</em></p>
<p>Mutsuzluk sendromuna yakalananlara… Kendi zihninde büyüttüğü engellerin içinde kaybolanlara… Gücünü içeriden değil, sürekli dışarıdan almaya çalışanlara… Kendini çıkmazda hissedenlere, yeniden başlamak zorunda kalanlara hep bu hikâyeyi anlatırım.</p>
<p>Hayat zordur. Bazen acımasızdır. Cehennem gibi yakar insanı. Ancak unutulmamalıdır ki bütün o zorluklara rağmen cesaretle yürümeye devam edenlerin önüne hayat mutlaka yeni bir yol açar.</p>
<p>“Tanrı’nın dokunuşu” tam da böyle anlarda ortaya çıkar.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/tanrinin-dokunusu-79481</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/4/8/1/1280x720/tanrinin-dokunusu-1779080111.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Hayat zordur. Bazen acımasızdır. Cehennem gibi yakar insanı. Ancak unutulmamalıdır ki bütün o zorluklara rağmen cesaretle yürümeye devam edenlerin önüne hayat mutlaka yeni bir yol açar. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
