<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Hafta |  Tüm haftayı kapsayan gazete</title>
        <description>Hafta rss servisi</description>
        <link>https://www.hafta.com.tr</link>
        <atom:link href="https://www.hafta.com.tr/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/adalet-yetersiz-kalinca-84259</guid>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Adalet yetersiz kalınca</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Dünyanın her yerinde kadınlar ve kız çocukları zorla cinsel sömürüye maruz bırakılıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün küresel tahminlerine göre herhangi bir günde 6,3 milyon kişi zorla ticari cinsel sömürü koşullarında yaşıyor. Birleşmiş Milletler’in son küresel raporu da tespit edilen insan ticareti mağdurlarının sayısının 2019 ile 2022 arasında yüzde 25 arttığını gösteriyor. Bu nedenle <em>Furious</em>’ın anlattığı hikâye yalnızca karanlık bir polisiye olmanın ötesine geçiyor; her gün işlemeye devam eden, devasa ve çoğu zaman görünmez kalan bir suç mekanizmasını gözler önüne seriyor.</p>
<p>Hikâye, klasik bir cinayet soruşturmasıyla başlıyor. Daha ilk birkaç dakikada suçun failiyle tanışıyoruz. Kızıl peruğuyla oldukça ufak tefek bu genç kadın, soğukkanlılıkla bir adamın son nefesini verişini izliyor. Emmy Rossum’un canlandırdığı Alice ise arkasında erkek cesetleri bırakan Catherine’in peşine düşüyor. Ancak kurbanların rastgele seçilmediği kısa sürede anlaşılıyor. Hepsi kadınlara yönelik şiddet, istismar ve cinsel sömürü ağlarıyla bağlantılı; güçlü isimlerin birbirini koruduğu, mağdurların susturulduğu ve suçluların yıllarca hiçbir sonuçla karşılaşmadan yaşamayı sürdürdüğü bir yapının parçaları.</p>
<p><em>Furious</em>’ın asıl sorusu da burada belirginleşiyor: Sistem suçluları koruduğunda adalet nasıl sağlanır? Bu soru bugün fazlasıyla tanıdık. Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin çok sayıda belge kamuoyuna açıklanmış olsa da bütün kayıtlara eksiksiz ve redaksiyonsuz biçimde erişilemiyor. Mahkeme kararları, devam eden hukuki süreçler ve mağdurların mahremiyetini koruma zorunluluğu nedeniyle bazı belgeler hâlâ kapalı tutuluyor.</p>
<p>Böylesine görünür bir dava yıllar sonra bile bütünüyle aydınlatılamamışken dünyanın başka yerlerinde benzer ağların kurulup dağıldığını düşünmek zor değil. İnsan ticaretini mümkün kılan yalnızca birkaç suçlunun varlığı değil; para, nüfuz, korku ve sessizlikle işleyen daha büyük bir mekanizma.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a6b054ae9f17-1785398602.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Alice ile Catherine arasındaki ilişki bu nedenle alışıldık “iyi polis-cani suçlu” karşıtlığına indirgenmiyor. Alice sistemin içinde kalarak adalet arıyor ancak kendisinin de geçmişten gelen yaraları olduğunu öğreniyoruz. Catherine ise o sistemin çoktan anlamını yitirdiğine inanıyor. Biri suçluyu yakalamak, diğeri cezalandırmak istiyor. Hikâye ilerledikçe av ile avcı arasındaki sınır bulanıklaşıyor.</p>
<p>Yakın dönem yapımlarındaki kadın katillere bakıldığında, <em>Killing Eve</em>’de Villanelle’yi unutulmaz kılan çelişkileriydi; <em>Promising Young Woman</em>’da Cassie’yi rahatsız edici kılan ise kurban ile cezalandırıcı arasında gidip gelmesiydi. Catherine de yalnızca kötü erkekleri öldürmek için çıktığı yolda, haklı öfkesiyle içindeki karanlığa teslim olmanın eşiğinde.</p>
<p>Dizinin yaratıcısı; <em>New Girl</em>, <em>The Dropout</em> ve <em>Dying for Sex</em>’ten tanıdığımız Elizabeth Meriwether. <em>Shameless</em>’la yıldızı parlayan Emmy Rossum da başrolün yanı sıra kendi yapım şirketi Composition 8 üzerinden yürütücü yapımcılar arasında yer alıyor. İlk kez izleme fırsatı bulduğumuz Belfastlı yetenekli oyuncu Lola Petticrew, katil Catherine rolünde müthiş bir performans sergiliyor. Scoot McNairy, Quincy Tyler Bernstine ve Jake Lacy de başrolü paylaşan diğer önemli oyuncular. Yapım, yazın bir solukta izlenebilecek sürükleyici bir gerilim arayanların tercihi olabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/adalet-yetersiz-kalinca-84259</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/5/9/1280x720/adalet-yetersiz-kalinca-1785398633.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bu yaz ekranların en öfkeli iki kadını Emmy Rossum ve Lola Petticrew olabilir. İkili, sekiz bölümlük suç gerilimi Furious’ta amaçları adalet de olsa karşı karşıya geliyor. Dizi Disney+’ta… ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/bitki-bazli-rotalar-84257</guid>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bitki bazlı rotalar</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Yaz geldi, güneye göç de başladı. Benim için tatil hazırlığı valizi toplamaktan önce menüleri araştırmakla başlıyor. Gideceğim yerde vegan seçenek bulabilecek miyim, yoksa günlerce zeytinyağlılar, salata ve patates kızartmasıyla mı idare edeceğim? Birkaç yıl öncesine kadar bu endişe pek de yersiz değildi. Bugün ise tablo değişmeye başladı. Pek çok otel vegan menüler hazırlıyor, açık büfelerde içerikler etiketleniyor, hatta tamamen vegan konseptiyle hizmet veren kamp ve konaklama tesisleri de çoğalıyor. Tatilde bitki bazlı beslenmek artık eskisi kadar zor değil.</p>
<p><strong>YÜZDE 100 VEGAN KAMP </strong></p>
<p>Bu yeni seçeneklerin en dikkat çekicilerinden biri, Balıkesir'in Edremit ilçesinde, Kaz Dağları'nın eteklerinde yer alan Bakla Kamp. Yüzde 100 vegan konseptiyle hizmet veren kamp, yalnızca yemekleriyle değil, doğayla iç içe atmosferiyle de öne çıkıyor. Kendi çadırınızla konaklayabiliyor ya da tesisin hazır çadırlarını tercih edebiliyorsunuz. Vegan kahvaltı ve akşam yemeklerinin sunulduğu kampta açık hava sahnesi, atölye alanları, yoga, nefes çalışmaları, müzik prodüksiyonu ve perküsyon etkinlikleri düzenleniyor. Zaman zaman gurme pizza günleri ve ambient elektronik müzik buluşmaları da programa ekleniyor.</p>
<p><strong>HER ÖĞÜNDE ALTERNATİF VAR</strong></p>
<p>Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Sokakağzı’ndaki Sincap Kamp da vegan ve vejetaryen beslenenler için iyi seçenekler sunuyor. Konaklama ayrıntılarına hem internet sitesinden hem de Instagram hesabından ulaşmak mümkün. Kampın sahipleri, <em>“Çadırını sırtında taşıyanlar kamp yapsın, taşımaya üşenenler kiralık çadırlarımızda konaklasın, konforundan vazgeçemeyenler ise odalarımızda keyifli vakit geçirsin diye yola çıktık. Herkes için lezzetli bir menü hazırladık; vegan seçeneklerimiz de mevcut”</em> diyor.</p>
<p>Menüde vegan ve vejetaryen seçenekler açıkça belirtilmiş. Günün her öğünü için doyurucu alternatifler sunulurken fiyatların da oldukça makul olduğu görülüyor.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a6b0474b41e0-1785398388.jpg" alt="" width="500" height="625" /></p>
<p><strong>MENÜNÜZÜ KENDİNİZ BELİRLEYİN</strong></p>
<p>Elbette vegan seçenek sunanlar yalnızca kamplarla sınırlı değil. Birçok büyük otel zinciri de bitki bazlı beslenen misafirleri için özel menüler hazırlıyor. Bu konuda öne çıkan markalardan biri Akka Hotels. Otel zinciri, internet sitesinde vegan menülerine ayrıntılı biçimde yer veriyor ve şeflerin özel ürünlerle hazırladığı seçenekleri misafirlerine sunduğunu belirtiyor. Ayrıca isteyen konukların kendi vegan tabaklarını oluşturabileceklerini de vurguluyor.</p>
<p>Akdeniz’deki Akka Alinda, Olympos ve Phaselis antik kentlerine yakın konumuyla dikkat çekerken, Akka Residence ile Antalya Kemer’deki Akka Claros da vegan seçenekler sunuyor. Bey Dağları’nın eteklerinde yer alan Akka Antedon ise panoramik deniz manzarası ve geniş bahçeleriyle birlikte vegan misafirlerine yönelik menüleriyle öne çıkıyor.</p>
<p><strong>ŞEFLER SİZİN İÇİN MUTFAKTA</strong></p>
<p>Fethiye’deki Hillside ise ana restoranı ve alakart mekânlarında özel beslenme tercihine sahip misafirleri için açık büfe alternatifleri sunuyor. Bitki bazlı beslenenler için hazırlanan vegan seçeneklerin yanı sıra zeytinyağlılar, sebze yemekleri ve makarnalar arasında da vegan alternatifler bulunuyor. Alakart restoranlarda ise talepler doğrultusunda kişiye özel tabaklar hazırlanabiliyor. Otel, vegan veya vejetaryen beslenme alışkanlıklarının önceden bildirilmesi hâlinde mutfak ekibinin buna uygun hazırlık yapabildiğini de belirtiyor.</p>
<p>İstanbul’a yakın bir alternatif arayanlar için Silivri’deki Grandma’s Wonderland öne çıkıyor. Otelin The Barn restoranı, tarladan sofraya anlayışıyla hazırladığı menüsünde çok sayıda vegan seçeneğe yer veriyor. Bahçede yetişen ürünlere göre şekillenen menü, sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımını merkeze alırken, çevre dostu bir gastronomi deneyimi sunmayı hedefliyor.</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/bitki-bazli-rotalar-84257</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/5/7/1280x720/bitki-bazli-rotalar-1785398456.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Bir zamanlar tatilde vegan beslenmek, salata ve patates kızartmasıyla yetinmek anlamına geliyordu. Bugün ise yüzde 100 vegan kamplardan zengin otel menülerine uzanan alternatifler sayesinde, beslenme alışkanlıklarından ödün vermeden keyifli bir tatil yapmak mümkün. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/karpatlarda-elektrik-firtinasi-audi-rs-e-tron-gt-performance-84250</guid>
            <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Karpatlar’da elektrik fırtınası: Audi RS e-tron GT Performance</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>2024’te 50. yaşını kutlayan 911 Turbo’larla büyük bir heyecan içinde geçtiğimiz Transfăgărășan yolu, Romanya’nın stratejik ve coğrafi merkezinde askerî amaçlarla inşa edilmiş. 1970-1974 yılları arasında 6 bin ton dinamit kullanılarak yapılan yol, hem tarih hem de mühendislik açısından bir dönüm noktası niteliğiyle 20 Eylül 1974’te açılmış. 2 bin 34 metre yükseklikteki Bâlea Gölü’ne ulaşan ve 2 bin 544 metreye kadar tırmanan 91 kilometre uzunluğundaki bu ünlü dağ geçidi, Güney Karpatlar boyunca uzanıyor ve Transilvanya ile Büyük Eflak (Muntenia) arasında bir kestirme sağlıyor. Rota boyunca 160 viraj, 833 küçük köprü, 27 viyadük ve en uzunu 884 metre olan beş tünel sıralanıyor. Yüzde 9’a varan eğimler ve sürekli değişen yüzey koşulları, sürüş deneyimini her an farklı ve çok eğlenceli kılıyor.</p>
<p>Nihai biçimi doğal coğrafyanın acımasız koşulları tarafından belirlendiği için; en uygun eğim, yükseklik değişimleri ve viraj yarıçapları hesaplanmış olsa da bu rotanın, en ileri teknolojiye sahip spor otomobiller için bile dinamik sürüş amacıyla tasarlandığı söylenemez. Ancak keskin virajları aşmaya başladıkça kullandığınız aracın tüm yeteneklerini anlamaya başlıyorsunuz. Stelvio, Furka, LA Crest, Schwarzwaldhochstraße, Fas’taki N9 veya North York Moors gibi dünyanın en keyifli sürüş rotalarından biri kabul edilen Transfăgărășan; farklı ülkelerden otomobil tutkunlarının süper otomobilleriyle defalarca çıkıp indiği, asfalt şeritlerini âdeta sildiği, vadilere doğru derinleşen manzaralarla çevik sürüş heyecanını bir arada yaşatan nefis bir zirve rotası.</p>
<p>Yarım asırlık bu efsanevi zirve yolunu bu kez klasiklerle değil, Audi’nin zirvesindeki süper elektrikli RS e-tron GT Performance ile geçtik. Transfăgărășan’ın zorlu koşullarında hem zirve performansını hem de verimliliğini inceleme bahanesiyle çıktığımız rotada sürüş keyfimizi de hiç zorlanmadan zirveye taşıdık.</p>
<p>320 kW’a kadar şarj kapasitesi ve 680 kW’a, yani 925 HP’ye varan güç çıkışıyla Audi’nin en hızlı modeli olan bu “azman”, dağın zorlu virajlarında anlık tork dağılımının da katkısıyla şaşırtıcı bir kontrol sunuyordu. İnişlerde 400 kW’lık rejenerasyon sistemiyle 4,5 m/s²’ye kadar geri kazanımlı frenleme yapabilmesi ve kendi takibimizde 5 kWh’ye kadar yükseldiğini gördüğümüz enerji geri kazanımı, bu tip dik dağ yollarında menzil stresini unutturuyor. 1.027 Nm’lik yüksek torka göre ayarlanan quattro dört tekerlekten çekiş sistemi, torku milisaniyeler içinde ön ve arka akslar arasında dağıtarak dar viraj çıkışlarında müthiş bir hassasiyet sağlıyor. Çift valf teknolojisine ve iki odacıklı amortisörlere sahip “akıllı” havalı süspansiyonun standart olarak sunulmasıyla, konfordan ödün vermeden geniş bir konfor-performans aralığında gövdenin yuvarlanma, savrulma ve dikey hareketleri ayrı ayrı kontrol ediliyor; bu zorlu koşullarda bile denge bozulmuyor.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a6b011b705c4-1785397531.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Karpat Dağları’nın vahşi doğasında kıvrılan bu asfalt çizgi, günümüzün teknoloji harikası RS e-tron GT Performance ile buluştuğunda geçmişten geleceğe uzanan bir köprü gibiydi. Elbette aracımız tamamen elektrikli olunca, rotamız üzerinde geçtiğimiz Vidraru Barajı da “Electric Escape” başlıklı sürüşümüzün kompozisyonunu tamamlıyordu. Güç ve enerji rezervuarı niteliğindeki baraj, 320 milyon metreküplük depolama kapasitesiyle yılda yaklaşık 400 GWh elektrik üretiyor; böylece 100 binden fazla hanenin yıllık enerji ihtiyacını karşılıyor.</p>
<p>Keskin virajları akıllı havalı süspansiyonuyla düz yola çeviren, dik tırmanışları yüksek torkuyla âdeta düzlükmüş gibi aşan RS e-tron GT Performance, Audi’nin ilk elektrikli RS’i ve bugüne kadarki en güçlü seri üretim modeli olarak bu yüksek tempolu sürüş için biçilmiş kaftandı. İki elektrik motoruyla 680 kW sistem gücü sunan araç, Launch Control devreye alındığında sırtınızı koltuğa yapıştırıp başınızı kafalığa çarptıracak kadar ani bir güçle, âdeta arkadan sihirli bir darbe almış gibi ileri fırlıyor. 0’dan 100 km/s hıza 2,5 saniyede, 0’dan 200 km/s hıza ise 7,9 saniyede ulaşıyor. Bu arada iki kademeli şanzımanın 80 km/s’deki vites geçişini bile fark etmiyorsunuz. Brüt 105 kWh, net 97 kWh kapasiteli ve 396 hücreli lityum iyon batarya 565 kilometre menzil sağlarken, 320 kW DC hızlı şarjla yüzde 10’dan yüzde 80’e dolum yalnızca 18 dakika sürüyor. Çift salıncaklı süspansiyon, elektromekanik direksiyon, öndeki 410 milimetrelik büyük fren diskleri ve süper elektrikli otomobillere özel Pirelli P Zero NF1 Elect lastikler —önde 265/35, arkada 305/30 ZR21 104Y— baş döndüren sürüş dinamiklerinin azami güvenle yaşanmasını sağlıyordu. 2,4 tonluk ağırlığına rağmen 100 km/s’den frenlemede 34 metrede duran bu Audi “canavarı”; çevik arka aks yönlendirmesi ve yüzde 49/51 ağırlık dağılımıyla sıra dışı bir çekiş ve denge sunuyordu.</p>
<p>Ancak asıl teknik vurgu, standart olarak sunulan yeni geliştirilmiş iki odacıklı ve iki valfli havalı süspansiyona yapılmalı. Sistem, konfordan ödün vermeden sunduğu güçlü yol tutuşuyla sürüş dinamiklerini ileri bir noktaya taşıyor. Virajlarda yalpalamayı önlemek için sunulan 7 bin Euro’luk tekerlek seçici aktif süspansiyon ise gövdenin yuvarlanma, savrulma ve dikey hareketlerini milisaniyeler içinde kontrol ederek direksiyon hassasiyetini en üst seviyeye çıkarıyor; sürücüye âdeta bir döner tabla üzerinde dönüyormuş hissi veriyor. Audi Drive Select sistemi; Efficiency, Comfort ve Dynamic profillerinin yanı sıra, direksiyondaki sağ kırmızı tuşla kontrol edilen RS1 ve RS2 üzerinden iki kişisel ayar sunuyor. Aracı aniden sertleştirip maksimum güç için soldaki Boost tuşuna bastığınızda ekstra itiş kazanarak “ışık hızına” çıkabiliyorsunuz. Zorlu virajlı geçitler ve pistler için özel olarak düzenlenen RS Performance modunu seçtiğinizde ise dikey tekerlek kuvvetleri kapsamlı biçimde optimize ediliyor; patinaj kontrolü, tork vektörleme, süspansiyon sertliği, yükseklik, aerodinamik ve soğutma stratejisi aynı anda ideal ayara getiriliyor. Termal yönetim bile dört ayrı soğutma devresini akıllıca birbirine bağlayarak RS modunda yüksek batarya çıkışını sürekli kılacak biçimde uyarlanmış.</p>
<p>Direksiyon yüksek hızlarda bile güçlü geri bildirim sunsa da kuvvetli çekiş ve yol tutuş nedeniyle, sürüşlerimiz boyunca onu bir pist yarışındaymış gibi iki elle sıkıca kavramamız gerekiyordu.</p>
<p>Dar kapı açıklıklarına rağmen alçak spor koltuklara oturmak oldukça rahat. Yan destekleriyle virajlarda sürücüyü mükemmel biçimde saran bu koltukların alçak yapısı araca girişi zorlaştırsa da Audi, kapılar açıldığında aracı yükseltip kapandığında yeniden alçaltarak kolaylık sağlıyor. Son olarak iç mekândaki gürültü 160 km/s’de 71 dB(A) seviyesine çıksa da yapay motor sesinin ve elektrikli sisteme özgü vızıltıların Formula E’yi hatırlattığını, sportiflik duygusunu artırdığını söyleyelim. Kısacası, keyfin çok ötesinde bir sürüş zevki!</p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/karpatlarda-elektrik-firtinasi-audi-rs-e-tron-gt-performance-84250</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/2/5/0/1280x720/karpatlarda-elektrik-firtinasi-audi-rs-e-tron-gt-performance-1785397577.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Romanya’nın efsanevi dağ yolu Transfăgărășan’da, tarihin izinde ve geleceğin performansıyla; tırmanışları inişe, virajları düzlüğe çeviren bir heyecan sürüşü… ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
