<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>Hafta |  Tüm haftayı kapsayan gazete</title>
        <description>Hafta rss servisi</description>
        <link>https://www.hafta.com.tr</link>
        <atom:link href="https://www.hafta.com.tr/google-news.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/bodrumda-bir-yarimada-kesfi-80511</guid>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Bodrum’da bir yarımada keşfi</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>Bodrum’da her yaz yeni bir telaş, yeni bir trend dalgası başlar; ama 2026’nın ruhu bu kez biraz daha farklı. Göz alıcı koylarında dolaşırken en çok hissedilen şey, artık o yüksek sesli, yorucu popülerlik anlayışının yerini, daha sakin, daha derin ve daha kişisel bir tatil arayışına bırakmış olması. İnsanlar artık yalnızca şık bir odada uyanıp denize girmekle yetinmiyor; gittikleri yerin onlara ne hissettirdiğine, zihni ne kadar hafiflettiğine bakıyor. İşte bu yeni nesil tatil felsefesini tam merkezinden yakalayan, sezon başında radarımıza takılan bir adresten, Göltürkbükü’ndeki Maxx Royal Bodrum’dan bahsetmek istiyorum bu hafta size.</p>
<p><strong>YENİ NESİL </strong><strong>BİR YAKLAŞIM</strong></p>
<p>Yüksek profilli bir Bodrum tatili çoğu zaman dinlenmekten çok, gün boyu restoran rezervasyonu ve bitmeyen bir organizasyon trafiğiyle geçebiliyor. Bu yorucu tempoyu kırmak adına bu yaz ‘Maxx Inclusive’ adı verilen yeni bir konsept hayata geçirilmiş durumda. Ancak bu yaklaşım, klasik her şey dahil anlayışından belirgin biçimde ayrılıyor. Buradaki temel fark, izole bir yarımada içinde zaman, kural ya da sabit ritüellere bağlı kalmadan, günün her anında ihtiyaç duyulan deneyime kesintisiz erişim sağlanması. Günün tamamına yayılan bu akış sayesinde misafir, otelde konaklamaktan çok kendine ait özel bir adada yaşıyormuş hissine yaklaşıyor.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a22758207fb4-1780643202.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><strong>KIYIYA VURAN </strong><strong>DÜNYA LEZZETLERİ</strong></p>
<p>Gelelim bu yaz Bodrum’un öne çıkan gastronomi dünyasına… Ege ve Akdeniz kıyılarında bu sezon şeflerin menülerinde dikkat çekici bir hareketlilik var. Uluslararası mutfaklar yerel lezzetlerle güçlü bir uyum yakalıyor. Maxx Royal Bodrum da bu dönüşümü güçlü restoran seçkisiyle yansıtmış durumda. Dünyanın farklı mutfaklarından ilham alan lezzetleri, bölgenin özgün atmosferiyle buluşturarak deneyimi tatilin merkezine taşıyor. Tesis bünyesinde yer alan Caviar Kaspia, Spago by Wolfgang Puck veLeña, seçkin tatları Bodrum kıyılarına taşırken; Casa Sol, Safraan, Seavoré ve Twenty4 ise farklı kültürlerden ilham alan menüleriyle günün her saatinde zengin bir lezzet deneyimi sunuyor. Böylece misafirler, rafine fine dining deneyimlerinden daha rahat ve sosyal yemek konseptlerine kadar uzanan geniş bir gastronomi yelpazesini keşfetme fırsatı buluyor.</p>
<p>Uzun lafın kısası; bu yaz planlarınız arasında sadece gitmiş olmak değil, gerçekten ruhu hafifletmek, iyi yemek yemek ve rafine bir sosyalliğin içinde vakit geçirmek varsa, Bodrum bunun için en doğru adreslerden biri olmaya devam ediyor.</p>
<p><img src="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/0/0/0/6a22759678eaa-1780643222.jpg" alt="" width="500" height="750" /></p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/bodrumda-bir-yarimada-kesfi-80511</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/5/1/1/1280x720/bodrumda-bir-yarimada-kesfi-1780643249.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ Ege kıyılarının vazgeçilmez adresi olan Bodrum’a çeviriyoruz rotamızı bu hafta… Peki, bu yaz Bodrum’da neler değişti? Gelin yeni dönemin ruhunu ve öne çıkan keşif noktalarını birlikte inceleyelim. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/canavari-buyumeden-yok-etmek-80508</guid>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:00:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canavarı büyümeden yok etmek</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <p>New York’un bende her zaman özel bir yeri vardır. Sokaklarında yürürken sanki dünyanın kalbi burada atıyormuş gibi hissederim. Her köşe başında başka bir hikâye saklıdır. Sabah kahvenizi içerken yan masada milyar dolarlık bir servet yaratmış bir girişimciyle yan yana olabilirsiniz. Metroda dünyanın en büyük şirketlerinden birinin yöneticisi ile sohbet edebilirsiniz. Akşam, hayallerinin peşinden koşan genç bir sanatçıyla yan yana yürüyebilirsiniz.</p>
<p>Heyecan, özgürlük, yaratıcılık... Hayal kırıklığı, hırs, kibir ve öfke...</p>
<p>Bir yanda Wall Street’in takım elbiseli çalışanları, diğer yanda hayallerinin peşinden koşmuş ama aradığını bulamamış evsiz insanlar... Başarı ile hayal kırıklığı, umut ile çaresizlik, zenginlik ile yoksulluk... Aynı kaldırımda yan yana yürür.</p>
<p>Bugün enerjisiyle, birbirinden farklı dünyaları bir arada barındırmasıyla ve sunduğu sınırsız ihtimallerle insanı büyüleyen bu şehir, 90’lı yılların başında zor günlerden geçiyordu.</p>
<p>Suç oranları yüksekti. Metro istasyonlarında vandalizm sıradanlaşmıştı. Mahalleler güvenlik sorunlarıyla uğraşıyordu.</p>
<p>Sokaklarda biriken çöpler, yollarda dolaşan fareler… Bakımsızlık şehrin ruhuna yansımıştı.</p>
<p>Tam da o günlerde yapılan seçimlerle yeni bir yönetim göreve geldi.</p>
<p>Yeni seçilen belediye başkanı, sadece birkaç yıl içinde şehrin kaderini değiştirmeyi başardı. Üstelik bunu dev projelerle, milyarlarca dolarlık yatırımlarla ya da büyük vaatlerle yapmadı.</p>
<p>Bu dönüşümün ardında yeni başkanın özenle hayata geçirdiği <em>‘Kırık Camlar Teorisi’ </em>yatıyordu.</p>
<p>Teorinin çıkış noktası, Amerikalı psikolog <strong>Philip Zimbardo</strong>’nun 1969 yılında yaptığı ilginç bir deneye dayanıyor.</p>
<p>Zimbardo, biri New York’un suç oranı yüksek Bronx semtine, diğeri ise California’nın varlıklı ve eğitim seviyesi yüksek Palo Alto bölgesine iki eski model, plakasız otomobil bıraktı.</p>
<p>Bronx’taki otomobil sadece bir gün içinde yağmalandı ve kullanılmaz hale geldi. California’daki otomobile günlerce kimse dokunmadı.</p>
<p>Zimbardo California’daki otomobilin camlarından birini kırdı ve oradan uzaklaştı. Bir kişi arabaya vurdu önce, ardından bir başkası... Çok geçmeden araç yağmalandı ve Bronx’taki otomobille aynı kaderi paylaştı.</p>
<p>Sorun insanların yoksul ya da zengin; eğitimli ya da eğitimsiz olması değildi. Kırılan ilk cam, düzenin bozulduğu, otoritenin olmadığı mesajını veriyordu. İnsanlar da çok geçmeden davranışlarını bu yeni düzene göre şekillendiriyordu.</p>
<p>New York Belediye Başkanı bu deneyden ilham aldı. Polis önce küçük suçların peşine düştü. Metroya biletsiz binenler, kamu malına zarar verenler ve kamusal alanları kirletenler hakkında işlem yapıldı. Böylece büyük suçların da önüne geçildi.</p>
<p>Kırık Camlar Teorisi sadece şehirleri anlatmaz. İnsan ilişkilerinde, kurumlarda ve organizasyonlarda da benzer bir süreç işler.</p>
<p>Görmezden gelinen küçük sorunlar zamanla büyür, yayılır ve sonunda çok daha büyük problemlere dönüşür.</p>
<p>Kurumlarda ruhen istifa etmiş çalışanlar zamanında fark edilip gerekli adımlar atılmadığında bu tutum yavaş yavaş çevrelerine yayılır. Bir süre sonra birkaç kişiyle sınırlı kalmaz, kurum kültürünün bir parçası hâline gelir.</p>
<p>Küçük sıkıntıların, zararlı alışkanlıkların ve bizi hareketsiz bırakan korkuların üzerine gidilmediğinde bunlar sessizce büyür. Başlangıçta önemsiz görünürler. Ancak zamanla hayatımızı yönetmeye başlarlar.</p>
<p>En büyük suçların fitilini en küçük ihlaller ateşler. En derin pişmanlıkların arkasında ertelenmiş kararlar bulunur.</p>
<p>En yıkıcı bağımlılıkların kökünde, zamanında tolere edilen küçük alışkanlıklar vardır.</p>
<p>Canavarı büyümeden yok etmek gerekir.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/canavari-buyumeden-yok-etmek-80508</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/5/0/8/1280x720/canavari-buyumeden-yok-etmek-1780642890.png" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ En büyük suçların fitilini en küçük ihlaller ateşler. En derin pişmanlıkların arkasında ertelenmiş kararlar bulunur. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

                    <item>
            <guid>https://www.hafta.com.tr/canias-erp-hyundai-motor-groupun-cok-ulkeli-uretim-genislemesine-guc-katiyor-80734</guid>
            <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:53:00 +03:00</pubDate>
            <title> Canias ERP, Hyundai Motor Group’un Çok Ülkeli Üretim Genişlemesine Güç Katıyor</title>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ <h2><span style="font-size: 12pt;">Sektör bağlamı</span></h2>
<p>2025 yılında yaklaşık 2,75 trilyon dolar değere ulaşan otomotiv sektörü, köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. KPMG’nin 25. Küresel Otomotiv Yönetici Araştırması’na göre sektör liderlerinin %36’sı, önlerindeki üç yıl içinde iş modellerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde dönüşeceğini öngörüyor. Öne çıkan temel etkenler arasında üreticilerin %86’sının yapay zeka dahil yeni teknolojilere önemli yatırımlar yaptığını, %77’sinin ise stratejik ortaklıkları sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini görüyoruz.</p>
<p>Hyundai Motor Group’un üretim süreçlerini Canias ERP ile dijitalleştirme konusunda IAS’ı seçmesi de IAS’ın bu konudaki tecrübesi ve yatırımlarından kaynaklanıyor.</p>
<h2><span style="font-size: 12pt;">Proje kapsamı ve zaman çizelgesi</span></h2>
<p>Ortaklık, Nisan 2024’da imzalanan Proof of Concept (Müşteriye özgü demo) anlaşmasıyla geliştirme aşamasına geçti. Proje, Güney Kore operasyonel üs olarak belirlenip, IAS ile Hyundai Motor Group’un mobilite yazılım kolu olan Hyundai AutoEver arasında ortak bir çalışma olarak yapılandırıldı.</p>
<p>18 aylık uygulama süreci boyunca 100’den fazla sistem entegrasyonu gerçekleştirildi, IAS ekiplerince 100’den fazla uluslararası seyahat yapıldı ve 1.000’den fazla belge hazırlandı. Projenin temel hedefi, Hyundai Motor Group’un CKD (Completely Knock Down) araç üretim süreçlerini Canias ERP platformu üzerinde yeniden inşa etmekti.</p>
<h2><span style="font-size: 12pt;">Coğrafi genişleme</span></h2>
<p>Sistemin ilk canlı geçişi Temmuz 2025’te Hyundai Motor’un Malezya tesisinde gerçekleşti. Bunu Ekim 2025’te Kia Kazakistan ve Hyundai Motor Suudi Arabistan tesislerinde eş zamanlı lansmanlar izledi. Canias ERP’nin modüler mimarisi, sistemin farklı yerel düzenlemelere ve üretim gerekliliklerine tek bir platform üzerinden uyum sağlamasına olanak tanıdı.</p>
<h2><span style="font-size: 12pt;">Yeni altyapıda üretilen ilk araç</span></h2>
<p>Hyundai Motor Group’un Kazakistan tesisinde önemli bir dönüm noktası yaşandı: Canias ERP altyapısı kullanılarak ilk Kia Sorento üretildi. Projenin tamamlanması şerefine IAS, İstanbul’da tarihi Kibrithane binasında özel bir tören düzenledi; uygulamaya katkı sağlayan mühendisler ve proje liderleri, yeni sistem ile üretilen araca imzalarını attı.</p>
<p>IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Hakan Karabiber, projeyi “Canias dijital dönüşüm ürünlerinin yurt dışında atılmış en önemli imzalarından biri” olarak nitelendirdi.</p>
<p>İş birliği, Hyundai Motor Group’un Asya ve Orta Doğu’daki operasyonel hedeflerini tek bir ERP platformu altında birleştiriyor; aynı zamanda sınır ötesi yazılım ortaklıklarının otomotiv sektöründe giderek artan rolünü yansıtıyor.</p>
<p> </p> ]]>
            </content:encoded>
            <link>https://www.hafta.com.tr/canias-erp-hyundai-motor-groupun-cok-ulkeli-uretim-genislemesine-guc-katiyor-80734</link>
                            <media:content url="https://www.hafta.com.tr/storage/uploads/7/3/4/1280x720/canias-erp-hyundai-motor-groupun-cok-ulkeli-uretim-genislemesine-guc-katiyor-1781002785.jpg" type="image/jpg" expression="full" width="1280" height="720">
                    <media:description type="plain">
                        <![CDATA[ IAS ile Hyundai Motor Group arasındaki iş birliği Güney Kore’de başladı ve o tarihten bu yana birkaç ülkeye yayılarak Kazakistan, Malezya ve Suudi Arabistan’da aktif uygulamaya geçti. Yaklaşık 200 mühendisten oluşan bir ekip tarafından desteklenen ve IAS’ın uluslararası ofisleri aracılığıyla koordine edilen proje, şirketin bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük sınır ötesi ERP uygulamalarından birini temsil ediyor. ]]>
                    </media:description>
                    <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                        <![CDATA[ Hafta  ]]>
                    </media:credit>
                </media:content>
                    </item>

            
    </channel>
</rss>
