Televizyon ve dijital içerik dünyasının önemli buluşmalarından MIPCOM 2026, 11–15 Ekim tarihlerinde Cannes’da gerçekleşti. 104 ülkeden 10 bini aşkın sektör profesyonelini ağırlayan fuarda Türk yıldızlar, yeni projeler, dikey diziler ve yapay zekâ öne çıktı.
Toplam 10 bin 100 katılımcının 3 bin 150’sini içerik satın alma profesyonellerinin oluşturduğu organizasyonda Türkiye, katılımcı sayısı bakımından ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın ardından beşinci sırada yer aldı. Yeni yapımlar ve satış anlaşmalarının yanı sıra değişen izleme alışkanlıkları da konuşuldu. Kırmızı halılarıyla tanınan şehir, bu kez ekranın geleceğine dair tartışmalara ev sahipliği yaptı.
KIRMIZI HALIDA YILDIZLAR GEÇİDİ
Palais des Festivals’de düzenlenen dünya prömiyerleri ve proje tanıtımları fuara hareket kattı. Fremantle’ın dağıtımını üstlendiği ‘Baywatch’ dizisinin tanıtımı ilgi görürken, Beta Film’in dönem draması ‘Queen Silvia’ da dikkat çeken yapımlar arasındaydı.
İsveç Kraliçesi Silvia ile Kral Carl Gustaf’ın gerçek aşk hikâyesini anlatan dizinin başrol oyuncuları Alicia von Rittberg ve Edvin Endre, prömiyer için Cannes’daydı. Kral Carl Gustaf’ı canlandıran Endre, rolüne hazırlanırken sürekli göz önünde yaşamanın baskısını anladığını, amacının hükümdarı taklit etmek değil tacın arkasındaki insanı göstermek olduğunu söyledi.
Türk oyuncular da yoğun ilgi gördü. Pınar Deniz, Selahattin Paşalı ve Burak Özçivit, uluslararası basının ve sektör temsilcilerinin dikkatini çeken isimler arasındaydı. Le Majestic Oteli’nin bahçesindeki resmî açılış partisine katılan Türk yapımcılar ve sektör temsilcileri, partinin ardından Speak Easy’de bir araya geldi.
Fuarın en çok ilgi gören etkinliklerinden biri, tarihî Olympia Sineması’nda dünya lansmanı yapılan ‘The Greatest Duo’ adlı yeni yarışma formatıydı. Global Agency, ilişkileri ve müziği bir araya getiren formatını uluslararası alıcılar ve medya temsilcilerinden oluşan yaklaşık 100 özel davetlinin katıldığı bir etkinlikle tanıttı.
DİZİLER ARTIK CEPTE
Telefon ekranına uygun, bir ya da iki dakikalık bölümlerden oluşan dikey diziler bu yılın en çok konuşulan konularındandı. Hikâyeler kısalırken tempo hızlanıyor.
FOX Entertainment ile Kevin Hart’ın yapım şirketi Hartbeat arasında kurulan ortaklık da bunun dikkat çeken örneklerinden biriydi. İş birliği kapsamında Hartbeat’in Codeblack, Essence ve Revolt gibi markalarına ait içerikler, mobil izleyiciye yönelik kısa dizilere uyarlanacak. Metroda ya da kahve molasında birkaç dakikalık bir bölüm izlemek giderek yaygınlaşıyor. Yapımcılar da hem geleneksel televizyona hem mobil ekranlara hitap edecek yeni anlatım biçimleri arıyor.
Dikey diziler üzerine düzenlenen panelde konuşan Inter Medya Genel Müdürü Hasret Özcan, Türkiye’de yeni bir anlatım biçimi olarak görülen mini dizilerin uluslararası pazarda çoktan alışılmış bir formata dönüştüğünü belirtti. Televizyon kanallarının da dikey içeriklere yer açmaya başladığını söyleyen Özcan’a göre artık her içerik türü farklı ekranlarda kendine yer bulabiliyor.
YAPAY ZEKÂ İŞ BAŞINDA
Fuarın bir diğer önemli gündemi yapay zekâydı. Bu kez geleceğe dair tahminler değil, bugünkü uygulamalar konuşuldu. UTOPAI Studios CEO’su Cecilia Shen ile CJ ENM Studios’tan Ken Oh’nun katıldığı panelde, yerel hikâyelerin yapay zekâ yardımıyla farklı dillere ve pazarlara daha hızlı uyarlanması ele alındı.
En ilginç tanıtımlardan biri ise ‘CSI’ dizisinin yaratıcısı Anthony Zuiker’dan geldi. Zuiker, Cinemalistics AI adlı uygulamasıyla gerçek suç vakalarına ilişkin güncel haberleri saatler içinde yapay zekâ destekli kısa videolara ve dikey dizilere dönüştürmeyi hedefliyor. Saatler içinde üretilebilen içerikler heyecan uyandırsa da bu hızın hikâye anlatıcılığını nasıl etkileyeceği merak konusu. Çünkü izleyiciyi ekrana bağlayan hâlâ iyi bir hikâye.
ÇEKİMLER BAŞLAMADAN SATIŞ
Türk dizi sektörünün dikkat çeken haberlerinden biri, O3 Medya’nın yeni dönem dizisi ‘The Hatmaker’ (‘Şapkacı Kadınlar’) oldu. Pınar Deniz ve Selahattin Paşalı’nın başrollerini paylaşacağı yapım, henüz çekimleri başlamadan ilk uluslararası satışını gerçekleştirdi. Eccho Rights, dizinin Orta Doğu ve Kuzey Afrika yayın hakları için MBC Group ile anlaşmaya vardı. Yapım, grubun dijital platformu Shahid’de ve televizyon kanallarında izleyiciyle buluşacak.
Necati Şahin’in yazdığı, Ömür Atay’ın yöneteceği dizi, 1920’lerin başında İzmir’de geçiyor. Ailesinin dağılmasının ardından yeni bir hayat kurmaya çalışan Ayşe’nin şapka yapımcılığıyla kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini ve geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. Eccho Rights Türk Dramaları Direktörü Handan Özkubat, çekimler başlamadan yapılan anlaşmanın başrol oyuncularının uluslararası gücünü gösterdiğini belirtirken, O3 Medya Kurucusu Saner Ayar da projeye duyulan ilgiden memnuniyetini dile getirdi.
CHRISTIE BRINKLEY CANNES’DA İZ BIRAKTI
Cannes’ın sürpriz konuklarından biri de moda dünyasının unutulmaz isimlerinden Christie Brinkley’di. 72 yaşındaki Amerikalı süper model, MIPCOM kapsamında düzenlenen Şöhret Yolu el izi törenine katıldı. Kariyeri boyunca 500’den fazla dergi kapağında yer alan ve ‘Sports Illustrated Swimsuit’ kapağına üst üste üç kez çıkarak moda tarihine geçen Brinkley, bu kez hayatını anlatan yeni belgeseli için Cannes’daydı.
2027 yılında FOX Nation’da yayımlanması planlanan üç bölümlük ‘Uptown Girl: The Christie Brinkley Story’, ünlü modelin özel arşivinden görüntüler eşliğinde aile hayatını, kariyerinin dönüm noktalarını ve geçirdiği ağır helikopter kazasını konu alacak.