Masallarda ormanın derinliklerinde yaşayan cadıları çok duyduk. Peki ya cadı aramızda dolaşıyorsa ve genç erkeklerden hoşlanan, çekici bir üniversite profesörüyse? Slav masallarının cadısı Baba Yaga’dan esinlenen bu karakteri, ‘Matrix’in Trinity’si Carrie-Anne Moss canlandırıyor. ‘Heated Rivalry’ sayesinde yıldızı parlayan Hudson Williams’ın da başrollerini paylaştığı sekiz bölümlük ‘Yaga’, HBO Max’te.
‘Oz Büyücüsü’nün yeşil suratlı cadısından ‘Hocus Pocus’un üç çılgın kız kardeşine, ‘Charmed’ın büyücü kadınlarından Sabrina’ya kadar ekranda ne cadılar gördük. Süpürgeler, kazanlar, büyüler derken ‘Yaga’nın cadısı biraz daha dünyevi. Süpürgesi yok ama genç sevgilileri var.
Kanada’nın küçük sahil kasabası Whittock’tayız. Bölgedeki balıkçılık şirketinin varisi Henry Park ortadan kaybolunca özel dedektif Rapp, olayı araştırmak için kasabaya geliyor. Flörtöz ve bildiğini okumayı seven Rapp, birlikte çalışmak zorunda kaldığı kuralcı dedektif Carson’la pek anlaşamıyor. Hikâye sakin başlasa da gerilimin dozu yavaş yavaş artıyor. Şüpheliler arasında Henry’nin eski sevgilisi Pam ve kasabalıların “Bone Beast” lakabını taktığı üniversite profesörü Katherine de var. Kemikler üzerine çalışan Katherine, sıra dışı ve etkileyici bir kadın. Rapp’in motel odasının kapısına bırakılan yanmış bir horoz, tuhaf ritüeller ve geçmişten gelen sırlar, soruşturmayı giderek karmaşıklaştırıyor. Herkesin birbirini tanıdığı bu kasabada, tahmin edeceğiniz gibi, herkesin sakladığı bir şey var.
ANTİKAHRAMANLAR HEP ERKEK OLACAK DEĞİL
Slav masallarının Baba Yaga’sı bazen korkunç, bazen bilge, çoğu zaman da ne yapacağı kestirilemeyen bir kadın. Kat Sandler’ın tiyatro oyunundan uyarladığı dizide Katherine de böyle bir karakter. Yaşını saklamak gibi bir derdi yok; arzularına sahip çıkıyor, gerektiğinde insanları kullanmaktan çekinmiyor. Üstelik kimsenin sevgisini kazanmak için çaba da göstermiyor. Erkek antikahramanların türlü kötülüklerini izlemeye alışkınız. Peki, aynı pervasızlığı orta yaşlı bir kadında görünce huzursuz mu oluyoruz? ‘Yaga’nın feminist öfkesi bu sorunun etrafında şekilleniyor. Katherine’in genç erkeklerle ilişkisi, gücünü kullanma biçimi ve başkalarının ne düşündüğünü umursamaması, kadınlardan beklenen davranış kalıplarının dışında kalıyor. Hikâye, Katherine’i ne bir kahramana dönüştürüyor ne de yaptıklarını haklı göstermeye çalışıyor. Onu neden bu kadar kolay yargıladığımızı sorguluyor.
‘Heated Rivalry’ ile tanınan Hudson Williams, hem kendini beğenmiş Henry’yi hem de ona özenen, sosyal ilişkilerde beceriksiz ev arkadaşı Logan’ı canlandırıyor. Noah Reid ile Clark Backo’nun canlandırdığı, birbirine zıt karakterlere sahip dedektifler hikâyenin mizahını üstlenirken Moss’un gizemli profesörü gerilimi artırıyor. Erotizm ve kara mizah zaman zaman abartıya yaklaşsa da dizi bütün sırlarını hemen açığa vurmuyor. Vancouver Adası’nın sisli kıyıları ve karanlık ormanları, hikâyenin tekinsiz atmosferini tamamlıyor. Büyü, efsaneler ve kasaba sakinlerinin sırlarıyla örülü ‘Yaga’, Cadılar Bayramı öncesinde karanlık masallardan hoşlananların ilgisini çekebilir.
