Nissan’ın son dönem strateji değişikliklerine baktığımızda, şirketin on yılı aşkın süredir devam eden aşırı kapasite ve sürdürülemez yatırım döneminden çıkış için yepyeni fikirlerle, hatta defansif/ofansif tezat yaklaşımlarla yön değiştirdiğini görüyoruz. Çinlilerle rekabet için Çinlilerle ortak modeller, ABD için diğer modellerin uyarlamaları ve ittifaktaki diğer gruplarla daha kârlı içerikler yaratarak; büyümeyi her şeyin önüne koyan eski anlayışın terk edilerek önce finansal sağlığın ve operasyonel disiplinin tesis edilmesini şart koşuyor. Küresel üretimde 7 nokta azaltılırken, portföyde 11 model düşürülüyor; ancak bu sayısal azalma ‘genişlikten ziyade derinlik’ felsefesiyle açıklanıyor.
İşte tam bu noktada, Avrupa için tam tersi bir hareket planlanıyor; bölgedeki 15 modelin önümüzdeki dönemde artacağı açıklanıyor. Görünürdeki bu çelişki, Nissan’ın stratejik mantığını da açıklıyor… Düşük performanslı araçlar elenirken, Avrupa’daki güçlü segmentlerde -özellikle de Juke gibi ikon modellerde- yoğunlaşarak her birinde yüksek hacimler hedefleniyor. İşte bu sağduyulu ama cesur stratejinin ilk somut ürünlerinden biriyle karşı karşıyayız; üçüncü nesil, tamamen elektrikli Nissan Juke…
Juke, 2010’da ilk kez sahneye çıktığında, kompakt crossover dünyasında bir devrim yaratmıştı. Sıradışı, cesur ve kuralları yıkan tasarımıyla tam 1.5 milyon Avrupalı sürücünün kalbini kazanan bu ikon model, şimdi üçüncü nesliyle bambaşka bir boyuta geçiyor ve tam elektrikli oluyor. Japon üreticinin Japonya’daki genel merkezinde düzenlenen Vision etkinliğinde tanıtılan tümüyle yeni, tamamıyla elektrikli Juke, Nissan’ın Avrupa’daki elektrifikasyon stratejisinde Leaf’in peşinden gelecek en kritik dönüşüm basamağı. Ve söylemeliyim ki, bu geçiş, Juke’un ruhuna fazlasıyla yakışıyor!..
Yeni Juke EV’de ilk göze çarpan şey, tasarım dilindeki evrimin de taviz vermeden yine keskin hatlar, kaslı çamurluklar ve o ikonik yuvarlak farların sadece daha da sivrilmesi, daha da agresif bir ifadeye bürünmüş olması. Ön panjur tamamen kapatılmış olsa da, alt bölümdeki hava girişleri ve keskin tampon tasarımıyla yırtıcı bakışını koruyor. Yine şehrin caddelerine meydan okuyan bir savaşçı izlenimi yaratılmış.
Teknik tarafta ise yeni Juke EV, tıpkı yeni nesil Leaf gibi, Nissan’ın gelişmiş CMF-EV modüler platformu üzerine geliştirilmiş. Bu platform, daha önce Ariya ve şimdi de yeni Leaf ile başarısını kanıtlamış, alçak taban yapısı sayesinde ağırlık merkezini mükemmel bir şekilde aşağı yayan bir mimari. Juke özelinde bu, zaten çevik olan modelin yol tutuşuna yeni bir boyut kazandıracak. Suspansiyon sisteminde önde MacPherson gergi kolu, arkada ise bağımsız çok bağlantılı multi-link bir yapı kullanılacak. Bu kombinasyon, hem şehir içinde yumuşak bir konfor hem de virajlarda dengeli, yalpalama hissini minimuma indiren bir sürüş vaat edecek. Yani yeni Juke, sadece görüntüde agresif olmayacak, aynı zamanda virajlara yapışan bir karakter de sergileyecek.
HER SÜRÜCÜYE HİTAP EDİYOR
Batarya ve menzil konusunda ise Leaf’ten bildiğimiz iki farklı seçeneğin Juke için de geçerli olmasını bekliyoruz. Leaf’teki 52 kWh ve 75 kWh’lik batarya paketleri, sırasıyla 436 km ve 621 km gibi segmentinin en iyileri arasında gösterilen WLTP menzil değerlerini sağlıyor. Juke’un biraz daha kompakt yapısı ve muhtemelen daha hafif olacağı düşünüldüğünde, en az bu rakamlar kadar değerler sunması sürpriz olmayacak. Hatta 75 kWh’lik versiyonda 112 km/h otoyol hızında 433 km menzil gibi gerçek kullanım verisi, Juke EV’i uzun yol kabusu yaşatan araçlar kategorisinden çıkarıp güvenle şehirler arası seyahat edebilen bir modele dönüştürebilir. Enerji tüketiminde ise 7.24 km/kWh gibi oldukça verimli bir seviye öngörülüyor.
Şarj altyapısı ve zaman yönetimi başlıklarında da Juke EV’nin de Leaf ile paylaştığı en kritik özelliklerden biri, 150 kW DC hızlı şarj desteği… Bu sayede 75 kWh’lik bataryayı sadece 30 dakikada yüzde 20’den yüzde 80’e şarj edilebilecek. Hatta aynı sürede 439 km menzil kazanılabilecek. Ayrıca Vehicle-to-Load V2L özelliği ile 3.1 kW çıkış gücü sayesinde kamp alanında küçük ocak çalıştırılabilecek. Hatta yakın gelecekte Vehicle-to-Grid V2G desteği ile evinize ve şebekeye elektrik de verilebilecek.
Performans tarafında da Juke’un agresif tarzı devam edecek. 215 HP 355 Nm tork üretmesi beklenen e-Juke, 0’dan 100 km/h’ye hızlanmasını Sport modunda 7.6 saniyenin altına çekecek. Nissan’ın e-Pedal Step tek pedallı sürüş özelliği ve ProPILOT Assist ile entegre adaptif hız sabitleyici sistemlerinin sürüş konfor ve keyfini de artıracağını tahmin edebiliyoruz. Ayrıca arka çapraz trafik uyarısı, şerit takip asistanı ve 3D Around View Monitor gibi sürücü destek sistemleri, hem şehrin dar sokaklarda manevraları hem de uzun otoyol seyahatlerinde kolaylık sağlayacak.
İngiltere Sunderland’de üretime hazırlanan Juke EV, tam 1 yıl sonra Nissan’ın EV36Zero stratejisinin en önemli oyuncusu olacak.
Kompakt bir crossover’da hem göz alıcı bir karakter hem de ileri teknoloji aranıyorsa -ki, lüks artık sadece deri döşeme değil, aynı zamanda ne kadar ileri görüşlü bir teknolojiye sahip olduğunuzla da ilgili- yeni Juke EV şimdiden rakiplerini korkutmaya başlıyor. Üstelik; Juke ile Leaf arasında paylaşılan yüksek birikimli mühendislik, artık farklı karakterlerle sunularak, elektrikli çağda her sürücü profiline hitap eden doğru bir strateji izleniyor.