Robert Duvall denildiğinde akla önce derinlik gelir. O, rol çalmadan sahneyi dolduran, bağırmadan otorite kuran, dramatik anları büyütmeden ağırlaştıran bir oyuncuydu. 1960’lardan itibaren Amerikan sinemasının dönüşümüne birebir tanıklık etti; Yeni Hollywood kuşağının en önemli yüzlerinden biri oldu.
5 Ocak 1931’de San Diego’da dünyaya geldi. Babası amiral rütbesine kadar yükselmiş bir donanma subayıydı; annesi ise oyunculukla ilgileniyordu. Disiplinli bir asker ailesinde büyüyen Duvall, erken yaşta tiyatroya ilgi duymaya başladı. New York’taki Neighborhood Playhouse School of the Theatre’da eğitim aldı. Kariyerine 1950’lerin ortasında tiyatro sahnesinde adım attı; sinemaya geçiş yaptığında 30’lu yaşlarının başındaydı.
Sinema dünyasında ilk dikkat çekici çıkışını ‘To Kill a Mockingbird’ ile yaptı. Boo Radley karakterini canlandıran Duvall, diyalogsuz performansıyla bile güçlü bir etki yarattı. 1970’lerde ise Yeni Hollywood döneminin en önemli yüzlerinden biri hâline geldi. Onu yıldızlaştıran rolü ile The Godfather serisindeki Tom Hagen karakteriydi. Rolüyle Oscar’a aday gösterildi; serinin hafızalara kazınan figürlerinden biri oldu. Ardından ‘Apocalypse Now’da canlandırdığı Yarbay Kilgore ile bambaşka bir uç noktaya geçti. “Napalm kokusunu severim” repliğiyle sinema tarihine geçen performansı, karizmatik deliliğin en unutulmaz temsillerinden biriydi.
1983 yapımı Tender Mercies ise kariyerinin zirvelerinden biri oldu. Hayatın kıyısında yaşayan bir country şarkıcısını canlandırdığı rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı. Bu film, Duvall’ın, kırılgan ama onurlu karakterleri nasıl incelikle inşa ettiğinin kanıtıydı. Televizyon tarafında ise Lonesome Dove ile Amerikan western geleneğine yeni bir soluk getirdi.
Duvall yalnızca oyuncu değil, aynı zamanda yönetmen ve yapımcı kimliğiyle de üretken bir isimdi. Ama onu özel kılan şey, yıldız olmaktan çok “oyuncu” kalmayı tercih etmesiydi. Gürültülü bir kariyer yerine sağlam bir miras bıraktı. Bugün geriye dönüp bakıldığında Robert Duvall, Amerikan sinemasının vicdanı ve ağırbaşlı gücü olarak hatırlanacak.
