Yaz şarkılarının dünyası genellikle bellidir: Biraz güneş, biraz deniz, akılda kalıcı bir nakarat ve mümkünse dinleyeni daha ilk saniyelerde ayağa kaldıracak bir ritim. Aşk varsa da çoğunlukla hafif, heyecanlı ve mutlu sonludur. Fakat bu yaz Cornetto’nun mikrofonu doğrudan dinleyiciye uzatmasıyla ortaya çıkan parçalar, yaz aşklarının her zaman reklamlardaki kadar pürüzsüz ilerlemediğini hatırlattı.
Google Gemini’ın yaratıcı süreçte eşlik ettiği Senin Yaz Parçan projesine 12 bini aşkın kişi katıldı. Dinleyiciler ilk karşılaşmalarını, yarım kalan hikayelerini, söyleyemedikleri cümleleri ve unutamadıkları vedaları anlattı. Ortaya güneşli bir yaz gününden çok, gün batımından sonra tek başına eve dönerken dinlenecek parçalara benzeyen kolektif bir duygu çıktı. Çünkü gelen çalışmaların yarısından fazlası kavuşamayan aşkları, ayrılıkları ve acı sonları anlatıyordu. Belki de şaşırtıcı olan gençlerin kalbinin kırık olması değil, yaz şarkılarında bu kırgınlığa ne kadar az yer verilmiş olmasıydı.
BU YAZIN PARÇASINDA GERÇEK BİZ VARIZ
Yıllar boyunca yazın gelişini yalnızca takvimden ya da hava sıcaklığından değil, televizyonda ve radyoda dönmeye başlayan o tanıdık dondurma reklamlarından da anladık. Cornetto Yalın’dan Hande Yener’e, Murat Boz’dan Aleyna Tilki, Güneş ve Sefo’ya kadar ana akım popun farklı dönemlerine damga vuran isimlerle çalışarak kendine ayrı bir yaz şarkısı geleneği oluşturdu. Bu geleneğin formülü de çoğu zaman işe yarıyordu: Güçlü bir yıldız, kolay hatırlanan bir melodi, birkaç dinlemede dile yerleşen bir nakarat ve yazın enerjisini taşıyan bir klip.
Bu yıl ise yaz parçasının merkezinde tek bir sanatçının hikayesi yerine binlerce insanın yaşadığı farklı aşklar vardı. Bir anlamda dinleyici yalnızca parçayı açan, paylaşan ya da çalma listesine ekleyen kişi olmaktan çıktı; parçanın hammaddesini sağlayan yaratıcı ortaklardan birine dönüştü. Bir dondurma markası ‘bu senenin yaz parçasını kim yapar, teknoloji bu sürecin neresinde durur ve binlerce farklı hikaye tek bir müzikal dünyada nasıl buluşur’ gibi sorulara da yanıt buldu.
YAPAY ZEKA İLE GENÇLERİN YAZ HİKAYELERİ MÜZİK PARÇALARINA DÖNÜŞTÜ
Projede katılımcılar Cornetto’nun chatbotu üzerinden sürece dahil oldular. Hazır bir yaz parçası olanlar çalışmalarını sisteme yükledi; nereden başlayacağını bilemeyenler ise Google Gemini'nin Cornetto’ya özel hazırladığı linke gelerek aşk hikayelerini sözlere, nakaratlara ve müzikal fikirlere dönüştürdü.
Google Gemini, bu projede gençlerin aşkhikayelerini ve duygularını müzik parçalarına dönüştürmelerini kolaylaştıran bir araç olarak projede yer aldı. Kullanıcıların paylaştığı hikayeler, Gemini üzerinden müzik parçalarına dönüştü ve ortaya çıkan içerikler doğrudan değerlendirmeye alındı.
Projenin çıkış noktası ise teknolojinin insan yaratıcılığının yerine geçmesi değil; gençlerin anlatmak istedikleri duyguları ifade etmelerini kolaylaştırmaktı. Çünkü bir hikâyenin müzik parçasına dönüşmesinde asıl değer, insanların kendi deneyimlerini, hislerini ve yaz anılarını yaratıcı bir biçimde ortaya koyabilmesinde yatıyor.
Böylece Google Gemini, binlerce farklı duygunun görünür hale gelmesine katkı sağlarken, Cornetto da gençlerin kendi hikâyelerinden doğan yaz parçalarını marka deneyiminin merkezine taşıdı.
YAZ AŞKI GERÇEKTEN HER ZAMAN TATLI MI?
Projenin en ilginç tarafı kullanılan teknoloji kadar, 12 binden fazla kişinin anlattıklarının birbirine benzeyen noktalarıydı. Katılımcıların büyük bölümü mutlu başlangıçlardan çok yarım kalan ilişkileri, vedaları ve bir türlü gerçekleşmeyen kavuşmaları yazdı. Pop müzik aslında kalp kırıklığına hiç yabancı değil. Hatta dönüp baktığımızda en uzun ömürlü yaz şarkılarından bazılarının neşeli düzenlemelerin altında oldukça hüzünlü sözler taşıdığını görürüz. İnsan bazen üzgünken dans etmek, ayrılığı anlatan bir nakaratı arkadaşlarıyla birlikte bağırarak söylemek ister.
Senin Yaz Parçan projesinden çıkan sonuç da biraz bunu anlatıyor. Yazın enerjik olması, herkesin hikayesinin mutlu ilerlediği anlamına gelmiyor. Bazı yazlar yeni bir aşkla, bazıları ise aylar sonra hâlâ dinlenen bir ayrılık şarkısıyla hatırlanıyor. Cornetto’nun yıllardır kullandığı Tatlı Son söylemini Acı Son olarak yeniden yorumlaması da bu nedenle yalnızca kelime oyunundan ibaret kalmıyor. Kampanyadan çıkan gerçek bir dinleyici içgörüsünü hem iletişim fikrine hem de fiziksel ürüne taşıyor. Tatlı ve meyvemsi başlayan ürünün külahın dibindeki acı tatla sona ermesi, katılımcıların anlattığı aşk hikayelerinin yenilebilir bir metaforuna dönüşüyor.
YAZ PARÇASININ HİKAYESİ KLİPLE TAMAMLANDI
Projenin finalinde seçilen yaz parçası, sonu ayrılıkla biten bir uzak mesafe ilişkisinden ilham alıyordu. Bu parça için hazırlanan klip de Acı Son fikrini görsel olarak devam ettirdi. Klip, ilk bakışta tanıdık bir Cornetto yaz aşkı anlatısı gibi başlıyor: Mevsimin enerjisi, romantik karşılaşmalar ve her şeyin güzel biteceğine dair o alışıldık his… Ancak finalde gelen sürpriz, hikayenin yönünü değiştirerek kampanyanın temel fikrini görünür kılıyor.
Bu tercih önemli. Çünkü proje kapsamında ortaya çıkan binlerce yaz parçası yalnızca dijital ortamda kalan bir kampanya olarak değil; kampanyanın iletişimine, ürün dünyasına ve klibine ilham veren yaratıcı sürecin bir parçasına dönüşüyor. Böylece dinleyicinin anlattığı kişisel deneyim, yaratıcı ekibin yorumuyla da izlenebilir bir esere dönüşüyor.
Belki de bu yazın asıl hikayesi tam olarak burada saklı. Binlerce farklı duygu ve deneyim, kullanıcıların kendi oluşturduğu yaz parçalarında karşılık bulurken; Cornetto da bu içerikleri "Acı Son" yaklaşımıyla yeniden yorumlayarak yazın yalnızca mutlu sonlardan değil, acı tatlı hikâyelerden de beslendiğini hatırlatıyor.