Güncel ve modern sanat piyasasının nabzını tutan, dünyanın en etkili uluslararası fuarı Art Basel, ana mekânında dokuz yıllık bir aradan sonra Türkiye’den bir galeriyi ağırlıyor. 12 yıllık bir geçmişi olan ‘Öktem Aykut’, İsviçre’nin Basel şehrinde 18-21 Haziran tarihlerinde düzenlenecek sanat fuarına heykeltıraş Koray Ariş ile katılmanın yanı sıra, Art Basel’in şehre yayılan mekâna özgü yerleştirme dizisi Parcours’da Can Altay’ın, bu yıl beşinci edisyonu gerçekleşen Basel Social Club’da ise İhsan Oturmak’ın eserlerini gösterecek.
Özetle bu yıl Art Basel’i ziyaret edecek sanatseverler, ‘Öktem Aykut’ sayesinde şehrin üç ayrı noktasında Türk sanatçılarla tanışma fırsatı bulacak. Türkiye’den en son 2017 yılında Galerist, Nil Yalter; Dirimart ise Yüksel Arslan ile Art Basel’e katılmıştı. Art Basel’e ilk gidişimin tarihi tabii ki aklımda kalmamış. Hürriyet arşivi sağ olsun, hemen 5 Haziran 2008 tarihli, Contemporary İstanbul ekibiyle Art Basel ziyaretimin yazısını önüme çıkarttı.
Yazımın başlığı ‘Sanat Piyasası’nda 35 Milyar Euro Dönüyor’. Hafızam beni yanıltmıyorsa, Art Basel’in ana bölümünde yer alan Galerist standında Taner Ceylan ile Elif Uras’ın eserlerini gördüğümü hatırlıyorum. 2012 yılında Art Basel’e ikinci kez yolum düştüğünde ise yazımın başlığı ‘Picasso’yu 10’a Katlayan Rothko’ olmuş. Demek ki o yıllarda Hürriyet Ekonomi sayfalarında yazdığım için işin ekonomik boyutu ön plandaymış ama gönlümdeki sanatçıları da kaçırmamışım.
Nijerya asıllı İngiliz ressam Chris Ofili’nin -hâlâ çok severim- 300 bin Euro’ya satılan ‘Charmant Four’ tablosunu “Param olsaydı alırdım” diye yazmışım. 2012 yılında Art Basel’e Türkiye’den hiçbir galerinin katılmamış olmasının da altını çizmişim. Böylesine önemli bir sanat olayına bizden katılım olmaması bayağı canımı sıkmış. Onu da belirtmişim zaten.
SEKİZ YIL ÜST ÜSTE LİSTE ART FAIR BASEL’DA
Eskilere daldım zira Basel’in yanı sıra Miami Beach, Paris ve Hong Kong’da düzenlenen, yakında Katar’da da başlayacak olan Art Basel, sanatın ve sanat ekonomisinin kalbinin attığı biricik yer. Dokuz yıl aradan sonra Türkiye’den bir galerinin burada varlık göstermesi bu nedenle çok önemli.
Ağırlıklı olarak İstanbul’da yaşayan sanatçılarla çalışan, uluslararası tanınırlığı oldukça yüksek olan çağdaş sanat galerisi ‘Öktem Aykut’, uluslararası sanat etkinliklerine sıkça katılıyor.
Nitekim daha önce The Armory Show, Art Basel Hong Kong, FIAC ve ARCO Madrid gibi önemli fuarlarda yer almıştı. Art Basel ile eş zamanlı düzenlenen ve genç çağdaş sanata kapılarını açan galerilerin uluslararası platformu Liste Art Fair Basel’e ise sekiz yıl üst üste katılmıştı. Doğa Öktem ile galerinin kurucusu Tankut Aykut, Art Basel ile ilgili bakın ne diyor: “Art Basel kesinlikle fuarların şahı, şahikası. Girmek çok zor. Bu sene toplam 241 galeri var ve yeni katılan galeri sayısı 10’u geçmez. Biz sekiz yıldır ısrarla Basel’de genç galeriler fuarında yaptığımız kaliteli ve tutarlı sunumlarla, ayrıca Koray Ariş’in eserlerinin gördüğü haklı ilgi sayesinde kabul edildik.Türkiye’de sanat alanının bütün kompartımanlarıyla diyalogda bulunmuş, ancak şöhretten hep kaçınıp işine odaklanmış bir sanatçıyla; ayrıca Sanayi-i Nefise’den beri devam eden Türk heykel geleneğinin bir temsilcisiyle (Ariş’in anne ve babası da bu okuldan mezun) Art Basel’e katılmanın ayrıcalığını taşıyoruz.”

Tankut Aykut
ÖZGÜN DEĞERLER GÜÇLÜ KARAKTERLER
Koray Ariş'in 2024 yılı sonunda Arter'de açtığı 'İçinde Yaşadığımız Deri', sanatçının deri ve heykel yolculuğunu anlatan kapsamlı bir kişisel sergiydi. Art Basel'in yan etkinliklerine katılan İhsan Oturmak ve Can Altay ile ilgili bilgileri yine Tankut Aykut'tan dinleyelim: “Basel Social Club -nedense benim aklıma hep 'Buena Vista Social Club' geliyor-, Basel'in Paris'in yükselen genç sanat ortamına verdiği bir cevap. Beş yıldır Basel'in sanat haftasının en avangart, deneysel ve yenilikçi sunumlarına ev sahipliği yaptığı için önünde upuzun kuyruklar oluşuyor. Bu önemli etkinliğe üç yıldır Türkiye'den katılan tek galeriyiz. Bu yıl boş bir ofis binasında, 'Ofis' teması etrafında gerçekleşecek fuarda İhsan Oturmak'ın eserlerinin büyük fark yaratmasını bekliyoruz.”
Diyarbakırlı sanatçı İhsan Oturmak, Türkiye sanat ortamının popüler isimlerinden biri. Oturmak, Basel Social Club'a 'Islak İmza' isimli bir heykelin yanı sıra 'Yemek Salonu II', 'Hata Payı' ve 'Resmî İşlem' adlı üç resmiyle katılıyor. Tankut Aykut'a göre, Oturmak gibi popüler bir sanatçının Basel Social Club'da yer alması, sanat dünyamızın tüm eksiklerine rağmen hâlâ özgün değerler ve güçlü karakterler üretebildiğinin önemli bir göstergesi.
ROCHA’NIN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
Öktem Aykut Galerisi'nin Can Altay ile varlık gösterdiği Art Basel Parcours, şehrin kamusal alanlarına yayılan oldukça seçici bir bölüm. Kısaca RISD olarak bilinen Rhode Island School of Design'da İç Mimarlık Bölümü profesörlerinden olan sanatçı Can Altay, Art Basel'in bu yılki "birlikte yaşamak" temasını merkeze alan Parcours bölümüne yerleştirmeleriyle katılıyor. Gelelim uzun bir aradan sonra Türkiye'den Art Basel'e katılma başarısını gösteren galerinin, kendisini nasıl konumlandırdığına ilişkin soruma gelen içten ve sansürsüz yanıta:
“12 yılımızı doldurduk. Türkiye'nin berbat 12 yılıydı. Gezi'den sonra açıldık. Sanat piyasası balonu zaten çökmüştü ve Avrupa sanat ortamıyla ilişkilerimiz aşınmaya başlamıştı. Şimdi 2026 yılında Avrupa sahnesinin kesinlikle çok uzağında, dışındayız. Taşrası bile değiliz. Ancak bizim programımız buraya mahsus nitelikleri çok iyi aktarıyor. Benim en önemsediğim ve en gurur duyduğum gerçek ise neredeyse ilk günden beri aynı sanatçılarla çalışıyor olmamız. Piyasa yönlendirmelerine çok boyun eğmedik; sanatçılarımıza ve kendi sezgilerimize sadık kaldık. Doğa ile ortak olduktan sonra açtığımız ilk sergi, 6 Kasım 2014'te Bora Başkan ile gerçekleştirdiğimiz sergiydi. Bu hafta da Bora Başkan ile 'İç İçe' adlı sergiyi açıyoruz. Bunca belirsizliğin hâkim olduğu piyasa şartlarında ve dünya düzeninde bu beraberliklere çok değer veriyoruz. Kendimizi, Türkiye'de Siyah Beyaz ve Apel Galeri'nin kurucusu Nuran Terzioğlu'nun sanat sevgisi ve duyarlılıklarıyla ilişkilendiren bir tarihsellik içerisinde konumlandırıyoruz.”
Çelenk Bafra küratörlüğündeki 7. Mardin Bienali'nin en ilgi çeken işlerinden biri olan 'Israrın Bitkileri' adlı yerleştirmenin sanatçısı Brezilyalı Camila Rocha. Bienal öncesinde Mardin ve çevresindeki endemik bitkilerin peşine düşen Rocha, Öktem Aykut galerisinin sanatçısı.
Abdülmecid Efendi Köşkü'ndeki unutulmaz 'Folia' sergisinde köşkten sarkan dev eğrelti otunun da sanatçısı olan Rocha'nın son dönemdeki yükselişini Tankut Aykut şöyle değerlendiriyor: “Camila Rocha, São Paulo'da çok iyi tanınan bir sanatçı. Ancak kendisini İstanbul sanat ortamına ait hissediyor. Onunla birlikte ARCO Madrid'in ana bölümünde yer aldık. Şimdi 12 Haziran'da Club Marvy'de sergi açacak.”