Fotoğrafın 200. yılını odağına alan 212 Photography Istanbul, dokuzuncu edisyonuyla 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Kentin 25’ten fazla noktasına yayılan festival, objektifi doğaya, gündelik hayata, modaya, kimliğe ve teknolojiye çeviren fotoğrafçıları bir araya getirecek.
Programın öne çıkan isimlerinden Martin Parr, ‘Short & Sweet’ retrospektifiyle Galata Rum Okulu’na konuk olacak. Sıradan anların içindeki tuhaflığı mizah, ironi ve güçlü renklerle yakalayan Parr’ın kareleri, çağdaş belgesel fotoğrafın en özgün bakışlarından birini yeniden gündeme taşıyacak.
Dünyayı gökyüzünden belgeleyen Yann Arthus-Bertrand’ın 1970’lerden bugüne uzanan üretimleri ise Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde görülebilecek. Sanatçının insanın yeryüzüyle kurduğu kırılgan ilişkiyi görünür kılan fotoğrafları, çevre ve coğrafyayı küresel bir anlatının parçasına dönüştürüyor.

Moda fotoğrafçılığının kalıplarını stüdyo dışına taşıyan Frank Horvat’ın ‘Please Don’t Smile’ sergisi, doğal jestleri ve rastlantısal anları merkezine alıyor. Jill Greenberg, ‘Monkey Portraits’ seçkisinde duygu, güç ve kırılganlığı çarpıcı portrelerle araştırırken Omar Victor Diop, tarih, kimlik ve temsil meselelerini otoportre üzerinden tartışıyor. Catherine Nelson’ın fotoğraf ile dijital kolajı buluşturan düşsel kompozisyonları ve David Szauder’in yapay zekâ destekli çalışmaları da görüntü üretiminin ulaştığı yeni sınırları gösteriyor.
Festivalde bireysel üretimlerin yanında farklı coğrafyaların ortak görsel hafızası da öne çıkacak. On sekiz fotoğrafçıyı buluşturan ‘Colors of Scandinavia’, Kuzey’in doğa, toplum ve yaşam kültürüne güncel bakışlar sunacak. ‘Brazilian Modernist Photography’ ise Brezilya modernizmini biçimlendiren fotoğrafçıları ilk kez İstanbul’da bir araya getirecek. Türkiye’nin fotoğraf belleğine odaklanan BEVFAM sergisi de arşivin geçmişi koruyan ve geleceğe aktaran rolünü hatırlatacak.
Sergilere portfolyo değerlendirmeleri, atölyeler ve sanatçı buluşmaları eşlik edecek. Böylece festival, fotoğrafçılar için yalnızca işlerini sergileyebilecekleri değil, üretimlerini tartışıp geliştirebilecekleri bir karşılaşma alanına dönüşecek.