Rooftop Festival’i 13 yılın ardından yurt dışına taşıma kararı nasıl doğdu? Neden Atina’yı seçtiniz?
13 yıl boyunca insanların nasıl bir festival deneyimi aradığını ve bunu şehir kültürünün parçasına dönüştürmenin yollarını gözlemledik. Yurt dışından gelen misafirlerimizin ilgisi de bizi cesaretlendirdi. Atina’nın güçlü teras kültürü, Rooftop Festival’in özgürlük, sosyalleşme ve şehirle farklı bir açıdan bağ kurma fikriyle doğal biçimde örtüşüyor. Amacımız İstanbul’daki deneyimi kopyalamak değil, festivalin ruhunu her şehrin karakterine uyarlamak.
İstanbul’da şekillenen konsepti Atina’ya taşırken neleri değiştirdiniz?
Her şehrin dinamiklerini dikkate alarak mekânları, müzik programını ve etkinlikleri yeniden kurguluyoruz. Cloud9 daha geniş ve yüksek enerjili bir ana teras sunarken Aurora Rooftop’ta farklı bir atmosfer yaratmayı hedefliyoruz. Müzikten atölyelere kadar bütün ayrıntıları, Atinalıların kendilerini ait hissedeceği bir deneyim oluşturacak şekilde planladık.
Üç teras arasında nasıl bir bütünlük kurdunuz?
Her terasın manzarası, atmosferi ve müzik programı farklı. Ziyaretçiler tek biletle kendi rotalarını oluşturup üç ayrı deneyim yaşayabilecek. Bu farklılıklar dekorasyon, görsel dil ve müzik seçimiyle ortak Rooftop Festival kimliğinde birleşecek.
Sanatçı seçiminde hangi ölçütleri göz önünde bulundurdunuz?
Yerel ve uluslararası isimleri bir araya getirmeye önem verdik. Yunanistan’ın yerel sahnesini programa dahil ederken Türkiye’den Orkun Bozdemir’e de yer verdik. Yalnızca bilinirliğe değil, sanatçıların terasların karakteriyle kuracağı ilişkiye, setlerin akışına ve günün enerjisine katkısına baktık.
Atina, uluslararası yolculuğun başlangıcı mı?
Evet, ilk adımımız. Önümüzdeki dönemde teras kültürünün güçlü olduğu, açık hava deneyimine ve şehirle iç içe sosyalleşmeye önem veren Avrupa kentlerini değerlendireceğiz. Henüz kesinleşen şehirleri açıklamıyoruz; ancak Atina tek durak olmayacak.