Ayın 13’ü cumaya denk geldiğinde ürperiyor musunuz? Bunda, hokey maskesi ve palasıyla 46 yıldır korku sinemasına damga vuran Jason’ın payı büyük. Şimdi ‘13. Cuma’ evreni başa sarıyor. A24 imzalı, Linda Cardellini’nin başrolünde olduğu sekiz bölümlük ‘Crystal Lake’, Jason’ın çocukluğuna ve annesi Pamela Voorhees’in geçmişine odaklanıyor. Dün HBO Max’te yayımlanmaya başlayan dizide bu kez korkulması gereken Jason değil, annesi.
Freddy Krueger, Michael Myers ve Jason Voorhees… Korku sinemasının unutulmaz katilleri arasında Jason’ın ayrı bir yeri var. 1980’de başlayan ‘Friday the 13th’ (13. Cuma) serisi, 12 film boyunca pek çok genci Crystal Lake kampına gönderdi ve çoğunu sağ çıkarmadı. Ancak yıllar içinde hikâye tuhaf yerlere savruldu. Jason önce New York sokaklarında dolaştı, ardından uzaya bile çıktı. Bir türlü ölmeyen katilin maceraları giderek korkudan çok komediye yaklaşmaya başladı. Oysa bütün bu kanlı hikâyenin başlangıcında Jason değil, annesi Pamela vardı.
İlk filmi hatırlayanlar bilir: Betsy Palmer’ın canlandırdığı Pamela, oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu kamp görevlilerinden intikam almak için cinayetler işlemişti. Ancak oğlunu kaybetmeden önce nasıl bir kadın olduğunu pek bilmiyorduk. ‘Crystal Lake’, şimdi bu boşluğu dolduruyor.
ANNESİNİN BİR TANESİ
1972’nin New Jersey’sindeyiz. Küçük Jason, fiziksel farklılıkları nedeniyle dışlanan, annesine çok bağlı bir çocuk. Kamptaki tek arkadaşı, kendisi gibi dışlanan Grace. Pamela ise şarkıcılık hayallerinden oğlunu büyütmek için vazgeçmiş, kamp mutfağında çalışan bekâr bir anne. Ancak Jason’ın kampın bulunduğu gölde boğulmasıyla hayatı altüst oluyor.
Aradan neredeyse bir yıl geçmesine rağmen Jason’ın cesedi bulunamıyor. Oğlunun öldüğüne inanmayan Pamela, kampın yeniden açılacağını öğrenince öfkeleniyor. Bir yandan Grace’e yakınlaşıp oğlunun yokluğuyla baş etmeye çalışıyor, diğer yandan polis şefi Levon Brooks ile romantik bir ilişkiye adım atmaya hazırlanıyor. Tam hayatını yeniden kurmaya çalışırken geçmişinden iki gizemli adam çıkageliyor. Bu sırada kasabanın çevresindeki ormanda cesetler bulunmaya başlıyor. Polis şefi ve araştırmacı gazeteci kız kardeşi cinayetlerin peşine düşerken Pamela’nın geçmişinde, oğlunu kaybetmeden önceki döneme uzanan karanlık sayfalar da yavaş yavaş aralanıyor.

KORKUDAN SUÇ HİKÂYESİNE
Hollywood son yıllarda tanıdığımız canavarların geçmişini anlatmayı seviyor. ‘IT: Welcome to Derry’ ekibinden Brad Caleb Kane, Pennywise’ın ardından bu kez Jason’ın hikâyesinin başına dönüyor. Jason’ı New York’a, hatta uzaya gönderen bir serinin bundan sonra nereye gidebileceği zaten merak konusuydu.
‘Crystal Lake’ ise alıştığımız slasher formülünü biraz değiştiriyor. Gençlerin birer birer öldürüldüğü kamp hikâyesi, yerini 1970’lerin suç dramalarını hatırlatan, daha ağır ilerleyen bir anlatıya bırakıyor. Cinayetleri araştıran polisler, geçmişten gelen sırlar, travmalarıyla boğuşan kasabalılar… Elbette kanlı cinayetler de eksik değil. Hikâyenin geçtiği 1970’lerin Amerika’sındaki güvensizlik ve huzursuzluk ortamı da dizide kendini hissettiriyor. İlk filmde gençleri kamptan uzak durmaları için uyaran Ralph’in bu kez Vietnam gazisi olarak karşımıza çıkması, dönemin izlerini taşıyan ayrıntılardan biri.
PAMELA’NIN KARANLIK DÜNYASI
Hikâyenin yıldızı Linda Cardellini. Onu ‘Dead to Me’de kayıp ve suçlulukla boğuşurken, yakın zamanda ‘DTF St. Louis’de sırları ve hesapları olan bir kadını canlandırırken izledik. Pamela da göründüğünden çok daha karmaşık bir karakter. Cardellini, Betsy Palmer’ın unutulmaz yorumunu tekrarlamak yerine hem şefkatli hem ürkütücü bir anne yaratıyor. Oğlunu koruyamamanın suçluluğu zamanla saplantıya dönüşürken sevgiyle şiddet arasındaki sınır siliniyor. Pamela’nın acısını anlamak kolay, ancak bu acı başkalarına zarar vermeye başladığında ona yakınlık duymak zorlaşıyor.
Neyse ki dizi, psikolojik derinlik peşinde koşarken ‘13. Cuma’ ruhunu unutmuyor. Jason’ın yıllar sonra cinayetlerinde kullanacağı meşhur palanın nereden geldiğini de öğreniyoruz: Annesi, kampta çalıları temizleyip kendine yol açabilsin diye almış. Bu masum hediyenin kanlı geleceğini bilmek, hikâyenin hoş ironilerinden biri. İlk filmin çekildiği Camp No-Be-Bo-Sco, meşhur fısıltılı müzik ve slasher filmlerini aratmayan vahşi cinayet sahneleri de hayranları bekliyor.
Jason’ın nasıl bir canavara dönüştüğünü biliyoruz. ‘Crystal Lake’ ise bu kez hokey maskesinin ardındaki katile değil, onu büyüten annenin hikâyesine odaklanıyor. Üstelik bunu serinin kanlı mirasından vazgeçmeden yapıyor. Cadılar Bayramı yaklaşırken ‘Crystal Lake’, korkuseverlerin listesine eklemeye değer bir dizi.