‘Mekanik Bale’, Fransız kübist ressam Fernand Léger’in, Amerikalı film yapımcısı Dudley Murphy ile birlikte 1924 yılında çektiği deneysel soyut bir filmin adı. Sinema tarihinin en etkili deneysel filmlerinden biri için iş birliği yapan isimler arasında Amerikalı besteci George Antheil, fotoğraf sanatçısı Man Ray ve bir dönem sevgilisi olan manken, şarkıcı, ressam Kiki de Montparnasse’a (Alice Ernestine Prin) rastlıyoruz.
Dönemin Dadaizm akımından etkilenmiş olan filmi genç yaşında seyreden FAAR Sanat Galerisi’nin kurucusu mimar ve tasarımcı Fahrettin Aykut, küratörlüğünü üstlendiği serginin adını ‘Mekanik Bale/Ballet Mécanique’ koymuş. Gülhane Sarnıcı’nın tarihî dokusunun tam aksine modern bir mekân olan FAAR, Sıraselviler’de 1990’lı yıllarda Türkiye’nin önde gelen rock yıldızlarının sahneye çıktıkları Kemancı’nın yerinde. Şebnem Ferah, Duman, Teoman’ın seslerinin yankılandığı duvarlarında artık sanat eserleri var. Daha önce SAHA Derneği’ne ev sahipliği yapmış olan FAAR’ın ikinci sergisiyle ilgili Fahrettin Aykut’un kaleme aldığı yazıyı buraya bırakıyorum:
"Birinci Dünya Savaşı’yla ivme kazanan iletişim, üretim ve dolaşım ağlarının insanın dünyayı algılama biçimini köklü biçimde dönüştürmesiyle, sanat bu kırılmayı parçalanmış görme, beden ve zihin temsilleri üzerinden ifade etmeye başladı. Bu tarihsel dönüşümden hareketle sergi, modern kent yaşamının yarattığı kırılmaları, insan bedeninin ve zihninin bütünlüğünü yitirmesini ve insan–nesne ilişkilerinin mekanik bir ritme dönüşmesini ele alıyor. Resimden sinemaya uzanan bu süreç, 1924 tarihli 'Ballet mécanique' filmi üzerinden referans alınarak, insan ile makinenin iç içe geçtiği bir görsel dil bağlamında yeniden ele alınıyor."
FAAR GALERİ LONDRA’DA…
Farklı disiplinlerde üreten sanatçıları bir araya getiren serginin sanatçıları şöyle: Suat Akdemir, Birol Bayram, Monika Bulanda, Beyza Demirci, Eda Demir, Berfin Erdoğan, Gizem Olcay, Mathilde Melek An, Çağrı Saray, Müveddet Nisan Yıldırım.
“Ana kurguda sanatçıların hareket etmesini sağlayacak yeni alanlar yaratmaya çalışıyorum. Mimarlık bunun için çok iyi bir araçtır” diyen Fahrettin Aykut sanatçılarını yakından tanıyor, çoğu da arkadaşı. Örneğin galerinin orta yerinde yer alan, iç içe geçen saç çemberlerin olduğu ‘El Poema Cantado’nun sanatçısı Gizem Olcay, hâlen Meksika’da yaşayan Aykut’un çok eskiden tanıdığı bir mimar. İlk kez bir sergiye katılıyor.
Yine FAAR Galeri’de ilk kez sergilenen başka bir isim Yılmaz Erdoğan’ın şef kızı Berfin Erdoğan. Erdoğan’ın ‘Hazır Emek’ isimli yerleştirmesi, içinde kaynar su bulunan dev bir bardak ile bir masada duran, bizzat hazırladığı, 20 günlük fermantasyon sürecinden geçen “hazır” miso bulyon tabletlerden oluşuyor.
Yerleştirmenin ana fikri, “hazır” olarak sunulanların arkasında görünmeyen emeği hatırlatmak. Berfin Erdoğan, Gizem Olcay’ın yanı sıra sergide kinetik heykeli ‘Algının İnşası’ ile yer alan Beyza Demirci ile ‘Kayıp Kızıl Orman’ eseri olan Nisan Yıldırım da ilk kez bir sergiye katılıyor.
Genç sanatçıları ve satın alınabilir sanatı destekleyen Fahrettin Aykut, zanaatı da barındıran yoğun emek işleri ayrı bir yere koyuyor ki ‘Mekanik Bale’deki işlerin çoğu böyle. Son dönemlerin gözde turizm destinasyonlarından Club Marvy, Yazz Collective gibi otellerin mimarı olan Aykut, “Yerli markaların oluşmasına tanıklık etmeyi seviyorum” diyor. Sanırım FAAR Galeri’nin sanat sahnesinde yer almasıyla sanatseverler de genç yeteneklerin ortaya çıkmasına tanıklık edecekler.