Farkında mısınız; dünya değişiyor ama bu kez gürültüyle değil, sessizlikle… Princeton Üniversitesi’nden Dr. Molly Crockett, içinde bulunduğumuz durumu öfke ekonomisi olarak tanımlıyor. Mevcut algoritmalar, medeni bir tartışmayı ya da uzlaşmayı umursamıyor. Onların kutsalı tıklama, paylaşım ve ekran süresi.
Knight Columbia Enstitüsü’nün araştırması, X algoritmasının öfke içeren paylaşımları diğer duygulara göre orantısız şekilde öne çıkardığını söylüyor. Toksik içerikler yüzde 85 daha fazla retweet alıyor. Sevmediğimiz insanlar hakkındaki sert dil, bir gönderinin paylaşılma olasılığını yüzde 67 artırıyor. Toronto Üniversitesi’nin Nature’da yayımlanan çalışmasına göre kullanıcılar aslında bu içerikleri görmek istemiyor. Algoritma bize neyi görmek istediğimizi değil, neye tıklayacağımızı sunuyor. Harvard ve JAMA’nın araştırmasına göre de, sadece bir haftalık sosyal medya molası bile depresyon semptomlarını yüzde 25 azaltıyor.
Peki, Türkiye’de durum ne? Ülke olarak günde 3 saatlik sosyal medya kullanımıyla dünya ortalamasının üstündeyiz. Tek suçlu sosyal medya mı bilinmez ama Sağlık Bakanlığı verileri başka bir tabloya daha işaret ediyor: Antidepresan kullanımı Türkiye’de 5 yılda yüzde 56 arttı. Dijital ‘yorgun’u olan kitleler de sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada harekete geçiyor.
SOSYAL MEDYANIN EN BÜYÜK GÖÇÜ X’TE…
Geçen yılın eylül ayı dijital dünyada sessiz bir milattı. Meta’nın sakin platformu Threads, günlük aktif kullanıcı sayısında X’i geçti. Similarweb verilerine göre mobil uygulamalardaki günlük kullanıcı sayısında, Threads 130 milyon civarında seyrederken, X yaklaşık 120 milyon kullancıyla geride kaldı. Trend çizgileri de bu değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Threads’in kullanıcı sayısı bir yılda yüzde 58 büyürken, X yüzde 15 küçüldü.
Reklamverenler de çoktan gemiyi terk etti. Kantar verilerine göre markaların yüzde 26’sı X yatırımlarını azaltıyor. İngiltere’de X’in geliri yüzde 66 düşerken, platformun marka güvenliği skoru yüzde 4 gibi felaket bir seviyede. Bu esnada X’i bırakıp gidenlerin bir kısmı da Bluesky adlı, ‘Twitterımsı’ platformda soluğu aldılar. Türkiye’de Threads kısa bir süre sonra yasaklanınca, Bluesky burada da yankı buldu.
X’in daha doğrusu ilk adıyla Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey, durumu en iyi özetleyen isim oldu: “Kullanıcılar Bluesky’a koşmuyor, X’ten kaçıyor.” Nature Scientific Reports ise bu durumu sosyal medya tarihinin en büyük dijital göçlerinden biri olarak literatüre geçirdi.
GOOGLE’IN TANTINI TIKTOK SALLADI
Göç sadece sosyal medyayla sınırlı değil; internetin ana giriş kapısı da değişiyor. 2025’te Google’ın küresel arama payı ilk kez yüzde 90’ın altına düştü. Gartner, bu yılın sonuna kadar geleneksel web aramaları hacminin yüzde 25 azalacağını öngörüyor.
Z Kuşağı’nın yüzde 51’i artık bir şey ararken Google’ı değil, TikTok’u kullanıyor. Yüzde 34’ü ise yapay zekaya danışıyor. Gençler Google’ı çok kurumsal buluyor.
Kullanıcılar artık SEO optimizasyonlu, reklam dolu robotik sonuçlar değil; ham, birinci elden ve daha insani cevaplar istiyor. Zero-click, yani tıklamasız aramaların yüzde 65’e ulaşması da bunun kanıtı. Kullanıcı soruyu soruyor, yapay zeka cevabı veriyor; kimse sitelere girmiyor. Artık içeriği üretenler değil, hap gibi sunanlar kazanıyor.
MEDYADA DEVİR TESLİM: YOUTUBE, BBC’Yİ YUTTU
Aralık ayında da İngiltere’de medya tarihini değiştiren bir veri açıklandı. Resmi izlenme ölçüm kurumu BARB’a göre YouTube Aralık’ta 51,9 milyon izleyiciye ulaşarak, 50,8 milyonluk BBC’yi geçti. 1922’den beri yayın yapan, İngiliz ulusal kimliğinin parçası BBC, bir video platformuna boyun eğdi. Ve geçen günlerde gelen bir haber, bu değişimi tescilledi: BBC, artık YouTube için özel içerik üretecek. BBC bunu yapmadaki temel amacı ise doğrudan gelir elde etmek değil, genç kitleyi kaybetmemek.
Televizyon cephesinde de durum farksız. 2025’te dijital yayınlar yüzde 44,8 izlenme oranına ulaşarak yüzde 44,2’de kalan geleneksel TV’yi ilk kez geçti. ‘Kabloyu kesenlerin’ sayısı ABD’de 15 yılda 37 milyondan 77 milyona çıktı. Görünen o ki, televizyon dünyasında en cafcaflı spor müsabakaları bile artık günü kurtaramıyor.
GÜRÜLTÜDEN SESSİZLİĞİ KAÇIŞ
Tüm bu değişimlerin ortak noktası ne, biliyor musunuz? Sessizlik.
Threads X’i geçtiğinde, YouTube BBC’yi devirdiğinde ya da Google irtifa kaybettiğinde manşetler atılmadı. Büyük değişimler büyük gürültüyle gelmiyor. Milyonlarca insan sessizce yer değiştiriyor. Öfke algoritmalarından kaçıyor, daha az toksik alanlar arıyor.
Platformların tahtları değişiyor, krallar devriliyor. Biz fark etmeden dünya değişiyor. Öfke ekonomisinden büyük kaçış başladı. Bakalım bu sessiz kalabalıklar bir yere varabilecek mi, yoksa yolculuğun kendisi mi en güzeli…