Paribu Cineverse’in Emaar Square Mall’da hayata geçirdiği ve Avatar: Ateş ve Kül ile tanıttığı yeni ScreenX salonu, film izleme biçimini yeniden tanımlıyor. Formatın teknik arka planını ve farklarını CGV Mars Cinema Group Dijital Sinema Sistemleri Müdür Yardımcısı Ferhat Ersoy anlattı.
ScreenX teknolojisi izleyiciye nasıl bir sinema deneyimi sunuyor ve Emaar’daki uygulaması neden özel?
ScreenX, filmin ana perdenin yanı sıra yan duvarlara da yansıtılmasını esas alıyor. Böylece izleyici için filmin âdeta içindeymişçesine bir his yaratıyor. Buranın diğer ScreenX salonlarından farkı; Emaar’da farklı teknolojileri kombine ettik. İlk olarak buradaki teknoloji, ScreenX’in son versiyonu. Duvar kumaşları ve projektörlerimiz şu an en gelişmiş örnekler. Ayrıca yine bu salonda Türkiye’de ilk ve tek olan bir Lazer RGB ışık kaynağı ve 4K çözünürlüğü olan bir sinema projektörü kullanıyoruz. Perde, lazer projektörün ışık kaynağı teknolojisini en iyi yansıtabilecek şekilde tasarlandı; kaplaması, kontrast iyileştirme gibi bazı teknik özellikleri var.
Seste nasıl bir farklılık deneyimleniyor?
Tabii sesin de kapsayıcı olmasını istedik. Çünkü bir sinema filminde sadece görüntü veya ses ön planda olmamalı. Bunların orantılı bir şekilde çalışması gerekir. Yan duvarlardaki görüntü alanını engellemeyecek özel hoparlörler tasarladık. Bunlar salonun gerisindeki iki ayrı köşede. Perde arkasında kullandığımız güçlü hoparlörlerimizle sesi de görüntüyle aynı şekilde izleyiciyi kapsamasını sağladık.
Perdenin ayırt edici özellikleri neler?
Burası Türkiye'deki en büyük ScreenX salonumuz, 176 kişilik. Gördüğünüz aslında 16,92 x 9,14 metre ölçülerinde dev bir perde ve Türkiye'de ilk ve tek. Bu projektöre özel olarak getirttik. Yüzeyi özel bir maddeyle kaplandığı için standart perdelerde olan ve izleyiciyi yoran ‘sparkling etkisi’ni bu perdede görmüyoruz.
Geniş bir renk spektrumu
Projektör ve perde ikilisi karanlık sahnelerde veya renk yoğunluğu yüksek filmlerde izleyiciye ne vadediyor?
Lazer projektörler ışık gücünde kararlılık ve süreklilik sağlar. RGB bize çok geniş bir renk spektrumu sunuyor. Farklı tonları verebilme kapasitesi de canlılık, gerçekçilik ve doğallık sağlıyor. 4K çözünürlük ve yüksek kontrast oranı da keskin görüntü veriyor.
CGV Mars’ın ‘Screen-Sound-Seat’ standartlarını koltuk tasarımına yansıtabildiniz mi?
Geleneksel sinema salonlarında koltuklar maksimum kapasiteyi sağlamak için dardır. Fakat biz bu 176 kişilik salonda izleyiciye maksimum bir konfor sağlatabilmek adına daha geniş, konforlu ve özel deri kaplama koltuklar verdik. Misafirlerin ihtiyacına göre yatabilir hâle geliyor. Film çok iyi, teknoloji çok güçlü olsa da koltuk size keyif vermiyorsa o salondan mutlu bir deneyimle ayrılamayabilirsiniz. O yüzden bu 3S’yi çok önemsiyoruz.
ScreenX’in uygulanabilmesi için yeni bir mimari mi gerekir?
Elbette yeni bir mimari gerekiyor fakat uyarlanabilir modelleri de var. Aslında yeni bir salon yapılırken istenen şey, o salonunun ScreenX veya diğer formatlara özel olarak tasarlanmasıdır. Bu salonun bütün tribünü, duvarları, perde konstrüksiyonu değişti. Âdeta yeni yapılmış bir salon gibi oldu. Bu formatın istediği bazı teknik ve mimari gereklilikler var. Örneğin duvarlarda ve perdede genişlik, yükseklik gibi bazı mimari limitler var.
Avrupa’da popüler mi?
Tabii ki. ScreenX, film gösterim formatları arasında Avrupa’da oldukça popüler. Dünyanın önde gelen sinema zincirlerinden Cineworld, Kinopolis gibi. Yine bu teknolojiyle bağlı, CGV patentli 4DX teknolojimiz de var. Diğerlerine nazaran kolay uygulanabilir olması, düşük bakım maliyeti onu daha avantajlı hâle getiriyor.
Hollywood’un ScreenX’e yaklaşımı nasıl?
En önemli özelliği Hollywood filmlerine entegrasyonu. Stüdyolarla yapılan özel anlaşmalarla filmin çekim aşamasındayken ScreenX’e uygulanabilirliği düşünülüyor. Bu da artık sinema ve teknolojinin birbirine olan etkisinin örneği. Bunu artık mutualist bir ilişki. Örneğin bir yönetmenin filmi tasarlarken bu formata göre düşünmesi, sinemanın bakış açısını nasıl değiştirdiğine ilişkin bir örnek.
Sürdürülebilirlikle ilgili kriterleriniz neler?
Sinemaların en büyük handikapı enerji tüketimi. Sürdürülebilir ve çevre dostu adımlarımıza ilk olarak projektörlerimizle atıyoruz. RGB lazer projektöründe, geleneksel projektörlerden farklı olarak ışık kaynağımız bir sinema lambası değil, bir lazer ünitesi. Lambaların ömrü dolduktan sonra bunlar bir atık oluyor ancak lazer projektörlerde lamba olmadığı için atık sıfıra iniyor. Düşük enerji tüketimi ve enerji verimliliğini de birleştirdiğimizde sürdürülebilir ve çevre dostu bir teknolojik enerjiyi sunmuş oluyoruz.