Gülhane Sarnıcı, İBB Miras’ın restorasyonuyla hayata dönen Gülhane Parkı’nın gizli hazinelerinden biri. İstanbul’un diğer sarnıçları gibi gizemli atmosferiyle insanı içine çeken Gülhane Sarnıcı’nın sütunları arasında, 31 Mart’a kadar devam edecek, mekâna özgü ‘Kor’ enstalasyonunu görebilirsiniz.
Sarnıcın o sihirli havasına büyük değer katan ‘Kor’, pandemiden bu yana çağdaş sanatı kucaklayan Mina’nın Çocukları Projesi’nin son sergisi.
Bayram öncesi eski TÜSİAD Başkanı, iş insanı Canan Başaran Symes ve tasarımcı Beril Başaran ile birlikte sergiyi ziyaret ettik. Hatırlatmam gerekirse, Mina’nın Kızları; sevgi, dayanışma, eğitim ve üniversiteli genç kızların çocuklara mentorluğuyla halka halka büyüyen bir sosyal sorumluluk projesi.
Hikâyesi şöyle: 2018 yılında elim bir uçak kazasında arkadaşlarıyla hayatını kaybeden Mina Başaran ve arkadaşları anısına, Beril Başaran TÜKD (Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği)’nin desteğiyle üniversiteli 11 genç kıza burs programı başlatıyor. Mina Başaran bursunda yer alan genç kızlar mentorluk konusunda eğitim alıp 10-14 yaş aralığında ihtiyaç sahibi çocuklarla vakit geçirip bir anlamda rol model oluyorlar. Mina’nın Çocukları projesinin sanatla buluştuğu, İstanbul’da İBB Miras ve İBB Kültür’ün İstanbul’a kazandırdıkları mekânlardaki sergilerinin ikisini önce görmüştüm. Bebek Sarnıcı’nda sanatçı Leyla Emadi’nın ‘Kolektif Bağ’ ile Haliç Sanat 3’te genç sanatçı Evin Kaçar’ın ‘Kolektif İz’ sergisi.
Gülhane Sarnıcı’ndaki ‘Kolektif Yol’ sergisinin sanatçısı, Mimar Sinan Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi alarak sanata gönül veren Ordulu Kıymet Altunyurt. Ordulu sanatçı Alper Aydın’ın Kabataş’taki Kahve Dünyası’nın yan duvarında ‘Geo-Atlas’ yerleştirmesinde asistanlık yapan Altunyurt, Mina’nın Çocukları’nın Metrohan’daki ‘Kolektif İyileşme’ (2023) sergisinin küratörü Ayça Okay’ın da asistanlığını üstlenmiş.

KOKUSU VAR MI?
TÜKD’nin Başarı Bursu’nu 2020 yılında kazanan genç mimar/sanatçı, 2022–2024 yıllarında Mina’nın Çocukları Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında Ordu Beyli Köyü’nde savcı olma hayali kuran Ecrin adındaki bir kız çocuğuna mentorluk yapmış.
Sohbetimizde mentorluk süreciyle ilgili, “Ecrin’in hayallerini gerçekleştirmesine katkı sağlayacağım diye düşünürken sonrasında fark ettim ki bu süreçte en çok kendime katkı sağlamışım” diyor. Mekâna özgü enstalasyon ‘Kor’, Altunyurt’ın ilk solo sergi deneyimi.
Sarnıcın kadim sütunları arasında bir labirentin kıvrımları gibi yerleştirilen kumaştan ve üzerinde sarkan bir demir yumağından oluşuyor. Altunyurt, mimarlık disiplininden gelen bakış açısıyla mekânı yalnızca bir sergileme alanı değil; deneyimlenen, dolaşılan ve düşünsel olarak katman katman açılan bir yapı olarak ele alıyor. Labirentin içinde dolanırken kokular ve ses size eşlik ediyor. Kumaşın daha kalın dokunmuş kısımlarında belirli bir anda burnunuza toprağın, korun ve ferahlığın kokusu geliyor.Beni en çok şaşırtan korun kokusu.Altunyurt kokular için koku uzmanı ve sanatçı Ahmet Yiğider ile çalışmış. Kafasındaki sesin melodileri ise müzik yapımcısı Cemal Çimen’ın desteğiyle ortaya çıkmış.
Peki eserin adı neden ‘Kor?’ Genç sanatçının cevabı şöyle: “Korun aslında bizim belleğimizde negatif bir anlamı var. ‘Kor düştü, acı düştü’ gibi bakılır. Eser bağlamında ayrı bir metafora odaklanıyorum. Kor ateşin olgunlaştığı, kıvılcımlarıyla ateşin tam özünün korunduğu nokta. Kor kendi benliğimizle karşılaşma anımız.” Özel sergi turuyla sarnıçtaki yerleştirmeyi 28 Mart günü saat 14.00’te Kıymet Altunyurt ile gezebilirsiniz.