2001 yılında Murat Pilevneli tarafından yurt dışında yaşayan Türk sanatçılara alan açmak amacıyla kurulan Galerist, 25 yıllık sanat serüvenini 16 Eylül’den 7 Kasım’a kadar sürecek ‘Gönül İşi’ sergisiyle kutluyor.
İstiklal Caddesi’ndeki Mısır Apartmanı’ndan sonra 2011 yılında Meşrutiyet Caddesi’nde, 19. yüzyıla tarihlenen Passage Petits-Champs binasına (Pera Müzesi’ne komşu) taşınan Galerist, şimdiye kadar 200 sergiye ev sahipliği yapmış. Mekân ve sahiplik değişikliğine rağmen Türkiye’den ve yurt dışından 50’ye yakın sanatçıyı temsil eden galeri, yerel ve uluslararası sanat pratiklerinin yanı sıra farklı disiplinler ve kuşaklar arasında da diyalog kurmayı başarmış. Bu başarıda kuşkusuz galerinin The Armory Show, Frieze, Paris Photo ve Art Basel’in de bulunduğu önemli uluslararası sanat fuarlarına düzenli olarak katılmasının payı büyük.
2005 yılından beri Galerist ile çalışan Elif Uras’ı yanlış hatırlamıyorsam 2005 ya da 2007 yılında Art Basel’de tanıdım ve sevdim.
Serginin adı neden ‘Gönül İşi’ diye merak edenler için yanıtı basit: Çünkü galeriyle uzun soluklu birlikteliği olan sanatçılar arasında kuruluşundan beri bir gönül bağı var. Bu bağa sanatın bir ucundan tutan herkesi katabilirsiniz. Sanatçılar, koleksiyonerler, sanatseverler ve tabii galerinin çalışanları. Öte yandan galericilik de bir ‘gönül işi’; hele ekonomik koşullar zorladığında. Şimdiye dek tarihe karışmış sayısız galeri var.
‘Gönül İşi’ sergisinin ana teması otoportre…
Sergide kimi sanatçıların otoportreleri yer alırken, kimilerinin sanat pratiklerini otoportre olarak okuyoruz.
Örneğin İpek Duben, Taner Ceylan ve bu yaz Paris’teki Orsay Müzesi’nde keşfettiğim, İstanbullu bir koleksiyonerin eserini ödünç verdiği Mısırlı-Fransız fotoğrafçı ve yönetmen Youssef Nabil, otoportreleriyle sergide yer alıyor. Çoğunlukta ise Defne Tesal, Hera Büyüktaşcıyan ya da Julian Opie gibi isimlerin işlerini görür görmez tanıyacağınız, “otoportre okuması” yapacağınız eserler var.
Yani otoportre fikri, yalnızca sanatçının kendisini temsil ettiği bir imgeyi değil, tekrar eden biçimleri, malzeme seçimlerini, jestleri, sembolleri ve üretim yöntemlerini de kapsıyor. Sergide bir araya gelen eserler, sanatçıların kendi pratikleri içinde birer otoportre olarak okunabileceği gibi bir bütün olarak Galerist’in kolektif portresini de oluşturuyor.

SERGİDE KİMLER VAR?
‘Gönül İşi’ sergisine katılan isimler şöyle: mentalKLINIK, Hüseyin Bahri Alptekin, Haluk Akakçe, Yeşim Akdeniz, Rasim Aksan, Francesco Albano, Semiha Berksoy, Hera Büyüktaşcıyan, Taner Ceylan, Hüseyin Çağlayan, Michael Craig-Martin, Ergin Çavuşoğlu, İpek Duben, Ayşe Erkmen, Leylâ Gediz, Kendell Geers, Anton Henning, Mustafa Hulusi, İdil İlkin, Merve İşeri, Şahin Kaygun, Nuri Kuzucan, Arik Levy, Merve Morkoç, Youssef Nabil, Julian Opie, Lara Ögel, Serkan Özkaya, Güçlü Öztekin, Seza Paker, Thomas Ruff, Sarkis, Yusuf Sevinçli, Erinç Seymen, Arslan Sükan, Murat Şahinler, Ali Emir Tapan, Evren Tekinoktay, Ayça Telgeren, Defne Tesal, Margaret R. Thompson, TUNCA, Gavin Turk, Elif Uras, Viron Erol Vert, Erwin Wurm, Burcu Yağcıoğlu, Nil Yalter ve Nazım Ünal Yılmaz.
Sergi için 14 yeni iş üreten sanatçılar arasında Ayça Telgeren, Hüseyin Çağlayan ve artık galeri tarafından temsil edilmeyen Leylâ Gediz ile Erinç Seymen gibi isimler var. Sergi artık hayatta olmayan iki sanatçıyla başlıyor: Haluk Akakçe ile Hüseyin Bahri Alptekin.
Alptekin’in ‘H.Faktörü: Misafirperverlik/Husumet’ adlı eseri, üzerinde Hotel İstanbul yazıları bulunan neon ışıklı bir pano… Sarkis’in 85. yaşını kutladığı 2023 yılında ürettiği ‘Munch’tan Çığlık’ serisinden ışıklı vitray işi, galerinin 2014’ten beri temsil ettiği ve eserleri Berlin’deki Hamburger Bahnhof gibi kurumlarda sergilenen Semiha Berksoy’un ‘Aşk ve Yılan’ı (1998), Nil Yalter’ın ‘Skin Story’si, Burcu Yağcıoğlu’nun ‘Koruyucu T Hücresi Olarak Otoportre’si ve Elif Uras’ın Galerist çalışanlarını yerleştirdiği ‘Kalbin Emeği’ adlı seramik heykeli objektifime takılanlar arasında.
Aslında 25 yılın görünmez emeği Uras’ın bu heykelinde.