Canavarlarla savaşan çocuk hikâyelerine fazlasıyla aşinayız. ‘Stranger Things’te, ‘It’te ve daha birçok yapımda dünyanın yükü hep genç kahramanların omuzlarına bırakıldı. ‘The Boroughs’ ise bu görevi 70’li yaşlarındaki bir grup emekliye veriyor. Bu kez gizemin peşine düşenler, bisikletleriyle kasabayı turlayan çocuklar değil; ömürlerinin son yıllarını huzurla yaşamayı planlayan insanlar. Dizinin çıkış fikri de tam burada yatıyor. Çünkü yaşlıların sözleri de en az çocuklarınki kadar kolaylıkla hüsnükuruntuya, abartıya ya da yaşlılığa yorulabiliyor. Başlarına gelenler de çocukların yaşadıklarından çok farklı değil. ‘The Boroughs’, bu fikri doğaüstü bir hikâyeyle birleştiriyor.
Hikâyenin merkezinde Alfred Molina’nın canlandırdığı Sam Cooper var. Eşini kaybettikten sonra New Mexico çölündeki Boroughs adlı emeklilik yerleşkesine taşınan Sam, bu yeni hayata pek de gönüllü değil. Çünkü bu düzen onun değil, kaybettiği eşinin planı. Bir yandan yasla yaşamayı öğrenmeye çalışıyor, bir yandan da hiç istemediği bir çevreye alışmaya. Ancak çok geçmeden yerleşkedeki diğer sakinlerle tanışıyor ve kendini beklenmedik olayların içinde buluyor. Açıklanamayan ölümler, gizemli yaratıklar ve çevrede yaşanan tuhaflıklar, bu küçük grubu büyük bir sırrın peşine sürüklüyor. Başlangıçta birbirleriyle pek ortak noktaları olmayan bu insanlar, zamanla kendi ekiplerini kurup yaşadıkları yerin karanlık geçmişini araştırmaya başlıyor.
Dizi ilerledikçe gizem büyüyor, karakterler de derinleşiyor. Sam'in hikâyesi yalnızca canavarlarla mücadele etmekten ibaret değil; eşini kaybetmiş bir adamın yeniden hayata karışma çabasına da odaklanıyor. Özellikle Denis O’Hare’in canlandırdığı eski doktor Wally, dizinin en dikkat çekici karakterlerinden birine dönüşüyor. Ölümcül bir hastalıkla yaşayan Wally, ölüm fikriyle diğerlerinden çok daha önce hesaplaşmış biri. Bu yüzden karşısına çıkan gençleşme ve iyileşme ihtimali onun için yalnızca hayatta kalmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda geçmişiyle, pişmanlıklarıyla ve geride bıraktığı hayatla yüzleşmesini de gerektiriyor. Dizinin güçlü taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor. Karakterler yalnızca yaratıklardan korkmuyor; yaşlanmaktan, yalnız kalmaktan ve sevdiklerini kaybetmekten de korkuyor.
‘The Boroughs’un arkasında Jeffrey Addiss ve Will Matthews var; yapımcı koltuğunda ise Duffer Kardeşler oturuyor. Bir yanda gizemli yaratıklar ve karanlık sırlar, diğer yanda ise yaşlı karakterleri merkeze alan yapısıyla yer yer ‘Cocoon’u hatırlatan bir anlatı bulunuyor. Alfred Molina’nın yanı sıra Bill Pullman, Geena Davis, Denis O’Hare, Alfre Woodard ve Clarke Peters gibi isimlerden oluşan güçlü bir oyuncu kadrosuna sahip olan dizi, korkudan çok gizem ve macera sevenlerin bir oturuşta bitirebileceği yapımlardan biri.