Kış boyunca listenize eklediğiniz dizilere yetişemediyseniz, şimdi tam zamanı. Yaz ayları, ekran başında daha fazla vakit geçirmek ve kaçırılan yapımları keşfetmek için en ideal dönemlerden biri. Üstelik dijital platformlar da yeni sezonlar, ses getiren uyarlamalar ve merakla beklenen yapımlarla oldukça iddialı. İşte HBO Max’ten Netflix’e, Apple TV+’tan Disney+’a uzanan yazın en dikkat çekici dizi seçkisi.
PRESTİJLİ DİZİLERİN ADRESİ
HBO Max
HBO Max, yazın en güçlü seçkilerinden birini sunuyor. Acil serviste geçen tek bir vardiyayı nefes kesici bir tempoyla anlatan 'The Pitt', ikinci sezonunda modern sağlık sisteminin fiziksel ve psikolojik yükünü yeniden merkeze alıyor. Çok ödüllü yapım, gerçek zamanlı anlatımı; tükenmişlik, etik ikilemler ve sistem baskısı altında çalışan doktorları görünür kılmasıyla klasik medikal dizilerden ayrılıyor.
Finans dünyasının sert rekabetini karanlık ve sürükleyici bir hikâyeye dönüştüren 'Industry' ise dördüncü sezonunda risk, güç ve para ilişkisini daha sert bir yerden ele alıyor. Pierpoint sonrası dağılan karakterler yeni güç alanlarında kendilerine yer açmaya çalışırken dizi, finans dünyasını bu kez siyaset, medya ve ahlaki gri alanlarla daha doğrudan ilişkilendiriyor. 'Game of Thrones' sonrası kariyerinde yeni bir sayfa açan Kit Harington da etkileyici bir performans sergiliyor.
Daha hafif ama duygusal bir seçenek arayanlar için Steve Carell'ın başrolünde olduğu 'Rooster', kampüs komedisi gibi başlayıp baba-kız ilişkisi üzerinden yalnızlığı, kırılganlığı ve yeniden kendini keşfetmeyi anlatan sıcak bir hikâyeye dönüşüyor.
Westeros'a dönmek isteyenler için de seçenek bol. 'House of the Dragon' iddialı yeni sezonuyla devam ederken, 'A Knight of the Seven Kingdoms' bu evreni ejderhalardan ve büyük savaşlardan uzaklaştırıp daha küçük ölçekli, samimi bir yol hikâyesi anlatıyor. George R. R. Martin'in Dunk ve Egg öykülerinden uyarlanan dizinin merkezinde, şövalye olup olmadığı bile tartışmalı ama iyi niyetinden şüphe edilmeyen Ser Dunk ile ona yaver olmak isteyen zeki ve afacan Egg yer alıyor. Bu kez Westeros'a saraylardan değil, çamurlu turnuva alanlarından ve yol arkadaşlığının sıcaklığından bakıyoruz.
EDEBİYATTAN SÜPER KAHRAMANLARA
PRIME VIDEO
Platformda klasiklerden süper kahramanlara uzanan geniş bir seçki öne çıkıyor. Isabel Allende'nin aynı adlı romanından uyarlanan 'The House of the Spirits', üç kuşak kadının kaderini aile bağları, siyasi çalkantılar ve kuşaktan kuşağa aktarılan sırlar üzerinden anlatan etkileyici bir dönem destanı. Büyülü gerçekçiliği tarihle buluşturan dizi, güçlü kadın karakterleri ve görsel dünyasıyla dikkat çekiyor.
Sherlock Holmes'un gençlik yıllarına dönen 'Young Sherlock', Guy Ritchie'nin enerjisini taşıyan tempolu bir başlangıç hikâyesi sunuyor. Henüz efsane dedektife dönüşmemiş Sherlock'un zekâsını, hatalarını ve Moriarty ile ilk karşılaşmasını izlemek karaktere farklı bir açıdan bakmayı sağlıyor. Dizide Sherlock'un annesini canlandıran Natascha McElhone ile bu köken hikâyesi üzerine sohbet etme fırsatı da bulmuştuk.
Süper kahraman cephesinde ise televizyonun en cesur evrenlerinden biri var: 'The Boys'. Final sezonuyla ekranlara veda eden dizi, güç ve yozlaşma üzerine kurduğu sert hicvinden ödün vermiyor. Oyuncu kadrosuyla yaptığımız röportajda yaratıcısı Eric Kripke, bu sezonun en büyük meselelerinden birinin "Karanlığın ortasında umudu koruyabilmek" olduğunu söylemişti. Üstelik evren burada sona ermiyor; gelecek yıl Homelander ve Soldier Boy'un geçmişine odaklanan 'Vought Rising' de izleyiciyle buluşacak.
KALİTELİ HİKÂYELERİN PEŞİNDE
APPLE TV+
Bilim kurgudan kara mizaha uzanan iddialı yapımlarıyla Apple TV+, bu yaz da prestij dizilerindeki çizgisini koruyor. Korku ile kara mizahı aynı potada eriten tuhaf atmosferiyle 'Widow's Bay', listenin en dikkat çekici yapımlarından biri. Matthew Rhys'in canlandırdığı belediye başkanı Tom Loftis, geçmişi karanlık hikâyelerle dolu küçük bir sahil kasabasını turistik bir merkeze dönüştürmeye çalışırken kendisini giderek büyüyen bir gizemin içinde buluyor. Ödül sezonunda adını daha sık duyabilirsiniz.
'Mad Men'in unutulmaz Don Draper'ı Jon Hamm'in başrolünde olduğu 'Your Friends & Neighbors', ikinci sezonunda vites yükseltiyor. Kimliğini finans dünyasındaki işi üzerinden kuran Coop, işsiz kaldıktan sonra kendisini mahallesinin hırsızına dönüşmüş halde bulmuştu. Yeni sezonda hikâye daha tehlikeli bir dünyanın kapılarını aralarken, kadroya katılan James Marsden'ın canlandırdığı milyarder Owen Ashe dengeleri tamamen değiştiriyor. Dizi, lüks yaşamın ardındaki yalnızlığı, güç arzusunu ve statü takıntısını bu kez daha sert bir bakışla sorguluyor.
Bilim kurgu sevenler için ise 'Silo', platformun en güçlü yapımlarından biri olmayı sürdürüyor. Rebecca Ferguson'ın sürüklediği distopya, üçüncü sezonunda yalnızca yeraltındaki hayatta kalma mücadelesini değil, iktidar, hafıza ve gerçeğin kim tarafından yazıldığına dair soruları da derinleştiriyor.
FANTASTİKTEN ENTRİKAYA
DSNEY+
Disney+'ta distopyadan 1980'lerin çılgın İngiltere'sine uzanan iki güçlü seçenek öne çıkıyor. 'The Testaments', 'The Handmaid's Tale' evrenine bu kez yeni kuşağın gözünden dönüyor. June'un kızı Hannah'nın büyümüş haliyle tanışırken, Gilead'ın yalnızca korkuyla değil, ayrıcalık ve itaatle de ayakta kaldığını görüyoruz. Ann Dowd'un unutulmaz Aunt Lydia karakteri de hikâyenin merkezinde yer alıyor.
Daha eğlenceli ama bir o kadar da bağımlılık yaratan bir dizi arayanlar için 'Rivals', ikinci sezonuyla geri dönüyor. Jilly Cooper'ın romanından uyarlanan yapım, 1980'lerin İngiltere'sinde televizyon dünyasını, siyaseti ve aristokrasiyi entrika, absürt mizah ve skandallarla buluşturuyor. David Tennant'ın yine sahneyi çaldığı yeni sezon, karakterlerini derinleştirirken çılgın enerjisinden de hiçbir şey kaybetmiyor.
'Star Wars' hayranları için ise Disney+ başlı başına bir hazine. 'Andor', 'The Mandalorian', 'Ahsoka', 'Obi-Wan Kenobi', 'The Book of Boba Fett' ve antoloji serisi 'Star Wars: Visions', evrenin en güçlü dizileri arasında yer alıyor. Bu yıl eklenen 'Maul: Shadow Lord' ise odağını Darth Maul'a çevirerek yeraltı suç dünyasında geçen hikâyesiyle İmparatorluk döneminin karanlık yüzünü keşfetmek isteyenlere yeni bir macera sunuyor.
TÜR ÇEŞİTLİLİĞİ YİNE ZİRVEDE
NETFLIX
Netflix'te korkudan dedektifliğe uzanan geniş bir seçki öne çıkıyor. Duffer Kardeşler'in yapımcıları arasında yer aldığı 'Something Very Bad Is Going to Happen', düğün hazırlığı yapan genç bir çiftin hikâyesini psikolojik korkuya dönüştürüyor. Gerilimi ani korku anlarından çok atmosferiyle kuran dizi, "Sevdiğimiz insanı gerçekten ne kadar tanıyoruz?" sorusunu merkeze alıyor.
William Golding'in klasik romanından uyarlanan 'Lord of the Flies', mini dizi formatında yeniden izleyiciyle buluşuyor. Uçak kazasının ardından ıssız bir adada hayatta kalmaya çalışan çocukların medeniyetten giderek uzaklaşmasını güçlü görsel diliyle yeniden yorumluyor.
Daha hafif bir alternatif arayan genç izleyiciler için ise Millie Bobby Brown'ın geri döndüğü 'Enola Holmes 3', Malta'da geçen yeni macerasıyla dedektiflik, aksiyon ve mizahı bir araya getiriyor.
Emmy ödüllü antoloji dizisi 'Beef'in yeni sezonunda başrolleri Oscar Isaac ile Carey Mulligan paylaşıyor. Dışarıdan kusursuz görünen ancak içeriden çatırdayan bir evliliğin merkezindeki Joshua ve Lindsay'nin hayatı, Cailee Spaeny ile Charles Melton'ın canlandırdığı genç bir çiftin attığı beklenmedik adımla altüst oluyor. Youn Yuh-jung ve Song Kang-ho'nun da kadrosunda yer aldığı yeni sezon, sınıf farkı, evlilik, güç ve bastırılmış öfke üzerine kurduğu kara mizahla ilk sezonun yakaladığı etkiye yeniden ulaşmayı hedefliyor.
KALİTELİ DRAMALARIN YENİ ADRESİ
TOD
TOD'da casus geriliminden aile dramı ve keskin komediye uzanan güçlü bir seçki öne çıkıyor. Michael Fassbender'ın başrolünde olduğu Paramount dizisi 'The Agency', ikinci sezonunda temposunu artırırken çift taraflı ajanlığa zorlanan Martian'ın hikâyesini casusluğun aksiyonundan çok, yalanlarla yaşamanın psikolojik bedeli üzerinden anlatıyor.
Taylor Sheridan imzalı 'The Madison', Michelle Pfeiffer ve Kurt Russell'ı merkezine alarak New York ile Montana arasında geçen; yas, aile ve yeni başlangıç ihtimali üzerine kurulu sakin ama duygusal bir hikâye sunuyor.
Komedi tarafında ise yıllardır favoriler arasında yer alan 'Hacks', hâlâ izlemediyseniz listenize eklemeniz gereken yapımlardan biri. HBO yapımı olmasına rağmen Türkiye'de TOD üzerinden izlenebilen dizi, final sezonunda Deborah ile Ava'nın inişli çıkışlı ilişkisini yaratıcı ortaklığın, yaş almanın ve kahkahanın iyileştirici gücüyle buluşturarak ekranlara veda ediyor.