‘Legally Blonde’ denildiğinde gözünüzün önüne ne geliyor? Pespembe kıyafetleri, yüksek topukları ve sarsılmaz iyimserliğiyle Elle Woods elbette. İlk bakışta hafife alınsa da zekâsı, çalışkanlığı ve kendine olan inancıyla tüm önyargılara meydan okuyan Elle, Reese Witherspoon’a bugün sahip olduğu ünü kazandıran karakterlerden biri olmuştu. Şimdi bu ikonik karakterin gençlik yılları, Prime Video’nun yeni dizisi ‘Elle’ ile ekrana geliyor.
Elle Woods’un 2001 yılında vizyona giren ‘Legally Blonde’ ile kısa sürede popüler kültürün en sevilen figürlerinden birine dönüşmesi şaşırtıcı değil. Ne kadar kalbi kırılsa, küçümsense ve yanlış anlaşılsa da başkalarının beklentilerine uymak için özünden ödün vermedi. Kurduğu dostluklar, hayata bakışı ve kendine has dünyasıyla devam filmi de sevildi; üstüne bir de müzikali yapıldı. En iyi arkadaşını canlandıran Jennifer Coolidge’i de elbette unutmayalım. Prime Video’nun, Reese Witherspoon’ın yapım şirketi Hello Sunshine ile birlikte hazırladığı yeni dizi ‘Elle’, 25 yıl önce tanıştığımız bu karakterin Harvard’dan önceki dönemine, lise yıllarına uzanıyor ve onu bildiğimiz Elle’e dönüştüren ilk adımlara odaklanıyor.
Yıl 1995. Bel-Air’de kusursuz görünen bir hayata sahip olan 16 yaşındaki Elle Woods, estetik cerrah olan babasının bir Hollywood yıldızına yaptığı başarısız ameliyatın ardından gözlerden uzaklaşmak istemesi üzerine Seattle’a taşınmak zorunda kalıyor. Güneşli California’nın pembe dünyasından grunge kültürünün merkezine uzanan bu değişim, Elle için yalnızca yeni bir şehir değil; kendisini yeniden tanımlamak zorunda kalacağı bambaşka bir hayat anlamına geliyor.
Yeni okulu Rainier West Lisesi’ndeki ilk gününden itibaren dışlanan genç kız, yeni arkadaşlıklar kurmaya, ilk aşkını yaşamaya ve hiç alışık olmadığı bir çevrede kendine yer edinmeye çalışıyor. Elle’in ileride nasıl bir avukat olacağının temelleri de okulda yaşanan haksızlıkların peşine düşmesi, arkadaşlarını savunması ve doğru olduğuna inandığı şeyler için mücadele etmesiyle atılıyor.
Başrolde yer alan Lexi Minetree, yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı açık seçmeler sonucunda seçilmiş. Genç oyuncunun enerjisi role oldukça yakışıyor. Dizide ayrıca Elle’in annesi Eva ve babası Wyatt da filmlere kıyasla çok daha geniş bir yer tutuyor.

Seattle’a taşınsa da Elle’in pembe kıyafetleri, enerjisi ve iyimserliği yalnızca görsel olarak değil, düşünce yapısı bakımından da çevresiyle tezat oluşturuyor. Dizinin kostüm tasarımları, müzik seçimleri ve dekorları dönemin ruhunu yeniden yaratmayı hedeflerken, ‘Legally Blonde’ hayranlarının fark edeceği çok sayıda gönderme ve küçük ayrıntı da hikâyeye serpiştiriliyor. Yer yer ‘Evimiz Hollywood’da’yı, yer yer de ‘Clueless’ı hatırlatan bir atmosfer var. Elle’in grunge kültürüne uyum sağlamak için Nirvana tişörtünü pembe pullarla süsleyip alay konusu olması, fragmanların dikkat çeken anlarından biri.
Sekiz bölümden oluşan ilk sezon, Elle Woods’un gelecekte tanıyacağımız karaktere dönüşme yolculuğunu; lise yıllarını, arkadaşlıklarını, romantik ilişkilerini ve kimlik arayışını merkeze alarak yeniden yorumluyor. Karşımızda genç bir kadının kendine güvenmeyi, farklı olmaktan çekinmemeyi ve haksızlıklara karşı sesini yükseltmeyi öğrendiği tatlı bir büyüme hikâyesi var. Dizi, ‘Legally Blonde’un bildiğimiz renkli ve abartılı tonunu tamamen bırakmasa da daha çok gençlik dizisi çizgisinde ilerliyor.
Elbette devam filmleri, reboot'lar ve prequel yapımlar, özellikle de orijinal kadrodan kimsenin yer almadığı durumlarda kaçınılmaz olarak ilk yapımla kıyaslanıyor. ‘Elle’ de bu kıyasın dışında kalamıyor. Yer yer fazla güvenli sularda gezinse de kendi sevimli ve neşeli dünyasını kurmayı başarıyor. Bu arada belediye başkan adayı Dean Wilson rolünde, yakın zamanda kaybettiğimiz James Van Der Beek’i de son rolünde izleyeceksiniz. Şimdiden ikinci sezon onayı alan ‘Elle’, nostaljiyle gençlik dizisi formülünü buluşturan, tatlı bir Prime Video seyirliği.
LEXI MINETREE / ELLE WOODS
150’den fazla kez izledim
“Bence Elle Woods’un bu kadar özel olmasının ve kültürel bir ikon olarak kalmasının nedeni, hepimizin içinde ondan bir parça olması. Elle, kim olduğunu utanmadan sahiplenmekle ve başkalarının senin hakkında söylediklerinin davranışlarını ya da öz değerini belirlemesine izin vermemekle ilgili. ‘Legally Blonde’u seçme süreci boyunca 150’den fazla kez izlemiş olmalıyım. Benim için mesele sadece Elle’in tavrını, direncini ve cazibesini yakalamak değildi; sesini, mimiklerini ve hareketlerini de gerçekten doğru vermek istedim. Reese bu süreç boyunca harikaydı. Bana Elle’in asla başkalarını aşağı çekmeyen, her zaman olgun davranan biri olduğunu hatırlattı."
JUNE DIANE RAPHAEL / EVA WOODS
Karmaşık ama güzel bir ilişki

“Elle’in bu güçlü benlik duygusunun ve özgüveninin nasıl geliştiğini, bunun ne kadarının annesinden gelen bir mirasla şekillendiğini görmek çok önemli. Eva, Elle’e gerçekten inanan ve onun arkasında duran bir anne. Bence bir annenin sana bu şekilde inanması, yapamayacağın hiçbir şey olmadığı hissini verir. Bu anne-kız ilişkisi karmaşık ama çok güzel; çünkü Eva da Elle’den öğreniyor, Elle de annesinden derinden etkileniyor.”
TOM EVERETT SCOTT / WYATT WOODS
Ailesini derinden seviyor

“Filmde Elle’in babasını neredeyse hiç görmüyorsunuz; havuz başında, elinde martiniyle, arkadan ışıklandırılmış şekilde duruyor. Onun hakkında bildiğiniz neredeyse tek şey bu. Ben de bunun harika olduğunu düşündüm çünkü yaratılmasına katkıda bulunabileceğim koca bir karakter vardı. Wyatt ailesini derinden seviyor ama sorunların ya da karmaşanın içine pek girmiyor. Bu yüzden bir zorlukla karşılaştıklarında ne yapacağını tam olarak bilemiyor. Pozitif kalmaya çalışıyor ama sadece gülümsemek yetmiyor; gerçekten işin içine girmeniz gerekiyor.”
LAUREN NEUSTADTER / YAPIMCI
Gençliğini keşfetmek istedik

“Elle gerçekten Reese'in fikriyle doğdu. Reese, özellikle genç kızlar ve ergenler için hazırlanan içeriklere baktığında, pozitif mesajlar taşıyan ve son derece özgün bir karakter portresi sunan bir hikâye için büyük bir fırsat olduğunu düşündü. Bu yüzden aklına doğal olarak Elle Woods geldi. Onun kim olduğunu, gençliğinde neler yaşadığını ve ilk filmde tanıdığımız o kendinden emin kadına nasıl dönüştüğünü keşfetmek istedik.”