Doğum yeri İzmir’e pek çok müze kazandıran iş insanı ve koleksiyoner Lucien Arkas’ın ressam kızı Claire Arkas, 14. kişisel sergisi ‘Işığın Aralığı’nı İstanbul’da Ark Kültür’de açtı. 7 Ocak’ta başlayan ve 6 Şubat’a kadar sürecek olan sergiyi açılış gecesi ziyaret etme fırsatını buldum.
Uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan ve üreten Claire Arkas’ın yetenekli fırçasının renklere hâkimiyeti hemen göze çarpıyor. Ağaçların havuza yansıdığı, yeşil ile mavinin kucaklaştığı, birbirlerinin içinde eridiği ‘Yeşil Yansıma’ tablosu buna örnek.
İsviçre’de, ardından Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi alan Claire Arkas, 20 yıldır üretiyor. Sergi açılışında ayaküstü sohbet ettiğimiz Claire Arkas usul usul, sakin bir sesle konuşuyor. Babası Lucien Arkas gibi post-empresyonizm akımını seviyor; dolayısıyla üretiminde çoğunlukla bu akımın izleri görülüyor. Son derece başarılı otoportresinde de bu izler hemen göze çarpıyor.
Babasının başından beri kendisini desteklediğini, resim zevklerinin uyuştuğunu söyleyen Claire Arkas’ın sergide yer alan 37 eseri arasında doğa ve kent manzaralarını kesiştiren suluboya, akrilik, karakalem işler yer alıyor. İstanbul’daki Kamondo Merdivenleri’nin yuvarlak detayı, karakalem bir çalışmasının örneği. Zeytin ağaçlarının bazıları karakalem, bazıları suluboya.

Gece vakti bir çiçekçinin vitrinini gösteren tablosuyla ilgili “Gündüzden farklı görünüyordu, o yüzden beni yakaladı” diyen sanatçıya kariyerindeki hedefini soruyorum. “Hedefim yok. Sevdiğim işte çalışmaya devam ediyorum. Mesaim her gün sabah başlıyor” diyor.
Sanat eleştirmeni, danışmanı ve küratör Karoly Aliotti’nin sergi için kaleme aldığı kitapçıkta, açık yüreklilikle “hedefim yok” diyen sanatçıyla ilgili cümleleri şöyle: “Bu tevazu ve sessizlikte Sufî bir sezgiyi anımsatan bir şey vardır. Yunus Emre’ye atfedilen ünlü sözde dendiği gibi: ‘Çekilirsen aradan; tezahür eder Yaradan.’ Claire için bu, bir sanatçı etiğine dönüşür. Kendi gürültüsünden çekilir, geri durur. Böylece ışık, su, cam, bedenler ve ağaçlar kendi varlıklarını bütünüyle açığa çıkarır. Ressam sustuğunda dünya görünme alanı kazanır. Bu nedenle Claire’in resimleri ve çizimleri, sadece görülen şeylerin temsilleri değil; görmenin kendisine doğru açılan sessiz düşünme yollarıdır.”