Müzayedeye katılmak için artık fiziksel bir salonda bulunmak gerekmiyor. Evden, iş yerinden ya da seyahat sırasında internete bağlanarak eserleri incelemek, açık artırmayı anlık takip etmek ve dünyanın farklı noktalarından teklif vermek mümkün hale geliyor. Dijitalleşmeyle birlikte çevrim içi müzayedeler, geleneksel salon müzayedelerinin yanında sanat piyasasında daha fazla yer edinmeye başladı. Art Basel ve UBS’nin 2026 Küresel Sanat Piyasası Raporu’na göre çevrim içi satışların sanat piyasasındaki payının yüzde 20 seviyesine ulaşması bekleniyor. Dijital platformların yaygınlaşması, koleksiyonerlerin farklı coğrafyalardan müzayedelere katılımını kolaylaştırırken, daha geniş bir kitlenin sanat eserlerine erişmesine de olanak sağlıyor.
Türkiye’deki çevrim içi müzayede platformlarından Art-ı Müzayede de bu dönüşümün örnekleri arasında yer alıyor. Platform, 22 Eylül’de tamamlanan son organizasyonuyla bugüne kadar 17 çevrim içi müzayedeye ulaştı. Son seçkide David Çıraciyan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, İbrahim Çallı ve Eren Eyüboğlu gibi Türk resim sanatının farklı dönemlerinden sanatçıların eserleri koleksiyonerlerin karşısına çıktı.
Dijitalde fiyat avantajı
Art-ı Müzayede Sanat Direktörü Zeynep Kızılkan, çevrim içi sistemlerin mekan sınırlarını ortadan kaldırdığını belirterek, dijital müzayedelerin hızlı ve geniş katılıma açık bir satış ortamı sunduğunu ifade ediyor. Kızılkan, farklı bütçelere hitap eden seçkilerle eser edinmeyi daha geniş bir kitle için ulaşılabilir hale getirmeyi amaçladıklarını söylüyor. Platformun dikkat çektiği bir diğer konu ise eserlerin yalnızca teknik ve maddi özellikleriyle değil, hikâyeleriyle birlikte ele alınması. Bir ressamın hayatındaki dönüm noktası, eserin üretildiği dönemin koşulları ya da bir koleksiyonerin yıllardır sakladığı kişisel bir anı, eserlerin anlatısının bir parçası olarak aktarılıyor.
Zeynep Kızılkan, bu yaklaşımın yalnızca bir tanıtım yöntemi olmadığını belirterek, eserleri bir alım satım nesnesinin ötesinde değerlendirdiklerini ifade ediyor. Platform, eserlerin az bilinen hikâyelerini araştırarak sanatseverlerle paylaşmayı ve böylece çevrim içi müzayedeyi yalnızca bir satış alanı olmaktan çıkararak sanat kültürünün daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayan bir mecraya dönüştürmeyi hedefliyor.