İGA İstanbul Havalimanı, kamusal alanda sanatı erişilebilir kılma vizyonu doğrultusunda özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Beyazıt Öztürk’ün, gündelik hayatın içinden beslenen düşünsel ve estetik yaklaşımını heykel sanatıyla buluşturduğu; ‘Şey’ heykeli ile ‘Şeyler’ adlı havalimanında unutulan eşyalar sergisi, İGA ART çatısı altında sanatseverlerle buluştu.
Havalimanlarının yalnızca birer geçiş noktası değil; aynı zamanda insan hikâyelerinin, anıların ve duyguların kesiştiği mekânlar olduğuna işaret eden sergi, gündelik hayatın içinde fark edilmeden akıp giden nesnelere ve onların taşıdığı hafızaya odaklanıyor. Küratörlüğünü İGA ART Yürütme Kurulu üyesi Marcus Graf’ın üstlendiği proje, yolculuğun fiziksel olduğu kadar düşünsel ve sanatsal bir deneyim de olabileceğini hatırlatıyor.
“BU BENİM SESSİZ YANIMDI”
Beyazıt Öztürk, terminalde insanların gerçek hareketlerinden ilham alan daha özgür ve bilinmez bir güzergâh oluşturuyor. ‘Şey’ heykeli ve ‘Şeyler’ sergisini kurgularken, konveyör bantlarından geçip gidenlerin değil, orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüğünü belirten Öztürk, şunları söyledi: “Çok uzun yıllar mecramız, buluşma yerimiz televizyonlarınız, evlerinizin salonuydu. Ama benim hikâyem aslında plastik sanatlarla başladı… Bu benim ‘sessiz yanımdı’. Şimdi, İGA İstanbul Havalimanı gibi binlerce hikâyenin kesiştiği bir yerde o sessizliği bozmak çok heyecan verici. ‘Şey’ heykeli ve ‘Şeyler’ sergisini kurgularken, bantlardan geçip gidenlerin değil, orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüm. Bu hafızanın atık olmasını kabul edemedim; ben de onları birer başrol oyuncusu yaptım.”

HAYATIN MERKEZİNDEKİ SANAT
İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen ise Beyazıt Öztürk’ün eserlerinin izleyiciyi yavaşlamaya, bakmaya ve hatırlamaya davet ettiğini belirterek, “Unutulan nesneler yok olmaz; yalnızca yer değiştirir” düşüncesinin, havalimanlarının ruhuyla güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti. Bilgen, “İGA İstanbul Havalimanı için sanat; yalnızca müzelerde ya da belirli çevrelerde değil, hayatın tam merkezinde var olmalı...” dedi.
İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Gülveli Kaya ise şu değerlendirmede bulundu: “Bir insanın ulaşabileceği bütün evrelere ulaşıp, sonrasında heykel gibi ağır bir atölyeye girip üretimlerde bulunmak, ancak sanatçı bir ruhun yapabileceği bir tutum. Beyazıt Öztürk’ün kendi etki alanı içerisinde heykel sanatını görünür kılması, sevdirmesi, aslında İGA ART olarak bizim de burada yapmak istediklerimizden birisi.”