Zirveden acı bir çığlık: Lindsey Vonn’un adı, iniş yarışının ilk bölümünde yaşadığı kazayla Cortina d’Ampezzo’da yankılandı. Yüksek hızla girilen bölümde kontrolünü kaybeden efsane sporcu, sert bir düşüş yaşadı; pistten sedyeyle alındı ve helikopterle hastaneye sevk edildi. Yarış, ABD’li Breezy Johnson’ın altın madalyasıyla sonuçlandı ancak günün hafızalara kazınan görüntüsü, Vonn’un yerde kaldığı andı. Ayağında kırık tespit edilen sporcu, tedavi altına alındı ve olimpiyat sahnesi bir kez daha sporun acımasız yüzüne tanıklık etti.
“Kimdir bu efsane” diyenler için hafızaları tazeleyelim: 18 Ekim 1984’te ABD’nin Minnesota eyaletinde dünyaya gelen Lindsey Kildow, kayağa çocuk yaşta başladı. Babası Alan Kildow’un yönlendirmesiyle henüz gençken Avrupa’da antrenman yapması, kariyerinin seyrini belirleyen kritik bir karardı. ABD Kayak Takımı’na erken yaşta katılan Vonn, hız disiplinlerindeki cesareti ve teknik hakimiyetiyle kısa sürede öne çıktı. İniş ve süper-G, onun doğal alanıydı; risk almayı seviyor, hızdan kaçmıyordu.
2000’lerin sonundan itibaren pistler büyük ölçüde Lindsey Vonn’un kontrolüne girdi. Dört kez Dünya Kupası genel klasman şampiyonu oldu ve 82 Dünya Kupası galibiyetiyle kadınlar alp disiplininde uzun yıllar zirvede kaldı. Bu rakamlar, onu yalnızca başarılı değil, standart belirleyen bir sporcu haline getirdi. 2007’de kayakçı Thomas Vonn ile evlendi, onun soyadını aldı. Sporseverler de tam bu sırada yeni bir efsanenin doğuşuna şahit oldu: Lindsey Vonn.
Vonn hız kesmiyordu: 2010 Vancouver Kış Olimpiyatları’nda iniş dalında altın, süper-G’de bronz madalya kazandı; 2018 PyeongChang’de ise inişte bir bronz daha ekledi. Toplam üç olimpiyat madalyası, sayısız Dünya Kupası podyumu ve dünya şampiyonası dereceleriyle birleştiğinde, ortaya modern kayak tarihinin en etkileyici kariyerlerinden biri çıktı.
Ancak bu hikâyenin karanlık bir yüzü vardı: Sakatlıklar. Lindsey Vonn’un kariyeri, başarılarla olduğu kadar ağır sakatlıklarla da şekillendi. İlk ciddi diz sakatlığını 2007’de yaşadı; ancak asıl kırılma 2013 Dünya Şampiyonası’nda geldi. Sağ dizindeki ön çapraz bağ ve yan bağ yırtıkları, sezonu kapatmasına neden oldu. Aynı diz, aylar sonra yeniden zarar gördü ve Vonn bir kez daha ameliyat masasına yattı. 2015’te bu kez sol ayak bileği kırıldı; 2016’da sol dizde tibia plato kırığı yaşadı. 2017’de kol kemiği kırığı, 2018 ve 2019’da tekrarlayan diz problemleri derken, vücudu neredeyse her sezon başka bir yerinden alarm verdi. Buna rağmen Vonn, özellikle iniş ve süper-G gibi alp disiplininin en riskli dallarında yarışmayı bırakmadı.
Acılarla yaşamayı öğrendim
Bu sakatlıklar, onu pistten uzaklaştırdığı kadar kamuoyunun gözünde farklı bir yere de taşıdı. Vonn, kariyeri boyunca “yeniden başlama” fikrini allayıp pullamadan, bedeliyle birlikte ‘net’ bir şekilde anlattı. 2019’daki emeklilik açıklamasının ardından New York Times’a verdiği söyleşide, bu süreci şu sözlerle özetlemişti: “Acıyla yaşamayı öğrendim ama vücudumun bana ne zaman durmam gerektiğini söylediğini de duymak zorundaydım. Ben sakatlıklarımla tanımlanmak istemedim; onlara rağmen kim olduğumu göstermek istedim.”
Bu dönem Vonn için rehabilitasyon, ameliyatlar ve uzun süredir ihmal ettiği beden sağlığına odaklanma süreciydi. Ancak bu, spordan kopuş anlamına gelmedi. 2019-2021 arasında Vonn, NBC ve Eurosport’ta yorumcu olarak görev aldı; büyük şampiyonaları saha içinden ve stüdyodan analiz etti. Aynı yıllarda genç sporcularla mentorluk yaptı, kadın sporcuların eşitliği ve sakatlık sonrası sporcu psikolojisi üzerine daha görünür bir figüre dönüştü. CNN International’a verdiği röportajda, emeklilik sonrası ruh halini şöyle tarif ediyordu: “Kayak benim kimliğimdi. Emekli olmak, o kimliği bir gecede bırakmak anlamına gelmiyor.”
Geri dönüş sinyalleri
Konuşmacı olarak katıldığı etkinlikler, sponsorluk anlaşmaları ve medya projeleriyle görünürlüğünü sürdürdü. 2023’te geri dönüş söylentileri ilk kez ciddi biçimde gündeme geldi. Sports Illustrated’a konuşan Vonn, beklentilerin tonunu düşürse de mutlu haberi dolaylı olarak verdi: “Rekorları kovalamıyorum. Sadece hâlâ rekabet edebilir miyim, bunu görmek istiyorum.”
2024 ve 2025’te ise bu sinyaller daha da netleşti. Sosyal medyada paylaşılan yoğun kondisyon ve hız antrenmanları, olimpik pistlerde yapılan test kayakları, Milano-Cortina ihtimalini somutlaştırdı. Ancak Vonn, bir “geri dönüş hikâyesi” anlatmaktan özellikle kaçındı. ESPN’e verdiği söyleşide riskin farkında olduğunu açıkça vurguladı: “Bu yaşta pistte olmanın romantik bir tarafı yok. Ya hazırsındır ya da çok sert düşersin.”
Ne yazık ki öngörüsü isabetliydi: 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda kadınlar iniş yarışında yaşanan kaza, bu sözlerin neredeyse bire bir karşılığı oldu. Yarışın erken bölümünde yüksek hızla düşen Vonn, ayağındaki kırık nedeniyle pistten sedyeyle alındı ve hastaneye kaldırıldı. Kaza sonrası Eurosport’a yapılan kısa açıklamada kullandığı cümle, kariyerinin tamamını özetler gibiydi: “Hayatım boyunca risk aldım. Bugün yaşananlar, bunun bir parçası.”
Bugün Lindsey Vonn’un adı, bir kez daha bir kaza haberiyle anılıyor. Sonuç ne olursa olsun, mirası, yalnızca kazandığı madalyalarla değil; risk almayı, düşmeyi ve bedel ödemeyi göze alan bir sporcu olarak çizdiği portreyle yaşayacak. Cortina’daki düşüş, bu uzun hikâyenin en sert anlarından biri olarak kayda geçti. Akıllardaki soru: Vonn için sırada ne var? Yeniden bir geri dönüş öyküsü mü, yoksa farklı bir kariyer yolu mu?
EŞİTLİK İÇİN ÇALIŞTI
Lindsey Vonn, pist dışında da spor dünyasının en görünür figürlerinden biri. Sponsorluk anlaşmaları, medya çalışmaları ve ticari iş birlikleri sayesinde kişisel servetinin yaklaşık 14-16 milyon dolar aralığında olduğu tahmin ediliyor. 2013-2015 yılları arasında golf efsanesi Tiger Woods ile yaşadığı ilişki, onu küresel magazin gündeminin de merkezine taşıdı. Ancak Vonn, popülerliğini yalnızca özel hayatıyla değil, kadın sporcuların görünürlüğü ve eşitliği için yaptığı çalışmalarla da kullandı.