Dünyada güzel şeyler oluyor. Kamusal alanda et reklamlarını yasaklayan dünyada ilk başkent Amsterdam oldu. Amsterdam’da mayıs ayından itibaren et reklamları fosil yakıt reklamlarıyla beraber kaldırılacak ve tarihe karışacak. Türkiye Vegan Derneği’nin yaptığı bilgilendirmeye göre 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme kapsamında; Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, billboard’lar, otobüs durakları ve metro istasyonlarında, hayvan kaynaklı et ürünleri ile fosil yakıt temelli ürünlerin reklamlarına yer verilmeyecek.
SEMBOLİK DEĞİL, İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE
TVD’nin internet sitesinde yer alan habere göre karar, Yeşil Sol (GroenLinks) ve hayvan hakları partisi Party for the Animals (Partij voor de Dieren) tarafından ortaklaşa sunulan teklifin, belediye meclisinde 45 sandalyeden 27’sinin oyuyla kabul edilmesiyle alındı. Amsterdam Belediyesi’ne göre bu adım yalnızca sembolik değil; iklim kriziyle mücadele, halk sağlığının korunması ve hayvan sömürüsüne karşı stratejik bir politika aracı.
FoodFacts tarafından derlenen bilimsel verilere göre; küresel ölçekte insanların beslenmesi için yapılan hayvancılık, toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 12 ila 17’sinden sorumlu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre ise, hayvanlardan elde edilen et ve süt ürünleri üretimi tek başına küresel sera gazı salımlarının yaklaşık yüzde 14,5’inden sorumlu durumda. Dünya genelinde gıda üretimi, sera gazı salımlarının yaklaşık dörtte birine neden oluyor ve gezegenin yaşanabilir alanlarının yarısını kaplıyor.
GIDA SİSTEMİNİN DÖNÜŞÜMÜ İÇİN ATILMIŞ DEV ADIM
Araştırmacılara göre; mevcut üretim ve tüketim eğilimleri değişmeden devam ederse, yalnızca gıda sisteminden kaynaklanan emisyonlar bile küresel sıcaklık artışını 1.5°C eşiğinin üzerine taşımaya yeterli olabilir. Bu durum, hayvan kökenli et tüketimini teşvik eden reklamların kamusal alandan kaldırılmasını, iklim hedefleri açısından kritik bir müdahale haline getiriyor. Gıda kaynaklı emisyonlar, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı salımlarının büyük bir bölümünü oluşturuyor. Hayvansal protein (et), bitkisel proteinlere kıyasla çok daha yüksek sera gazı emisyonuna sahip.
Türkiye Vegan Derneği’nin internet sitesindeki habere göre araştırmalar ve FoodFacts tarafından derlenen karşılaştırmalı emisyon verileri, hayvanlardan elde edilen gıdaların bitkisel besinlere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla sera gazı salımı yarattığını ortaya koyuyor.
ProVeg Hollanda Direktörü Joey Cramer, karara ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Gıda sistemindeki emisyonların büyük bölümü et üretiminden kaynaklanıyor. Amsterdam’ın et reklamlarını sınırlaması, gıda sistemi dönüşümü için mantıklı ve gerekli bir adım.”
2050 HEDEFİ YÜZDE 50 BİTKİSEL BESLENME
Yasak, Amsterdam’ın uzun vadeli hedefleriyle de uyumlu: Kent, 2050 yılına kadar halkın beslenme düzeninde yüzde 50 bitkisel ağırlık hedefliyor. Oysa bugün Hollanda’da protein tüketiminin yaklaşık yüzde 60’ı hayvan kaynaklı. Bu oran, Hollanda Sağlık Konseyi’nin önerdiği yüzde 40 hayvansal ve yüzde 60 bitkisel dengesinin oldukça üzerinde. Kamuoyu araştırmaları ise Hollandalı tüketicilerin çoğunluğunun bitki temelli beslenmeye geçişi desteklediğini gösteriyor. Bitkisel beslenmeye geçiş, gıda sisteminden kaynaklanan emisyonları azaltmada en büyük etkiyi yaratıyor.
YASAĞA FOSİL YAKIT REKLAMLARI DA DAHİL
Yeni düzenleme, hayvansal et ürünlerinin yanı sıra, benzinli ve dizel araçlar, uçak yolculukları, kruvaziyer turları ve diğer fosil yakıt temelli ürünlerin reklamlarını da kapsıyor. Ancak yasak yalnızca belediye kontrolündeki açık hava reklam alanlarında geçerli olacak; televizyon, internet ve basılı medya bu kapsamın dışında. Belediye yetkilileri, mevcut reklam sözleşmeleri nedeniyle uygulamada “makul bir geçiş süresi” olabileceğini ve hukuki itiraz risklerinin değerlendirildiğini belirtiyor.
Amsterdam’dan önce Haarlem, 2022’de et reklamlarını kısıtlayan ilk şehir olmuştu. Ardından Utrecht, Nijmegen, Zwolle, Delft ve Lahey gibi birçok Hollanda kenti benzer düzenlemeleri hayata geçirdi. Amsterdam ise bu adımı atan ilk başkent olarak küresel ölçekte yeni bir emsal oluşturdu. FoodFacts derlemesi, gıda talebinde yaşanacak dönüşümün, enerji ve ulaştırma sektörlerindeki dönüşümler kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle Amsterdam’ın attığı adım, bir yasaktan ziyade, gıda talebini şekillendiren görünmez teşvikleri hedef alan yapısal bir iklim politikası olarak değerlendiriliyor. Yine FoodFacts analizleri, reklamların yalnızca ürün tanıtımı değil, toplumsal norm üretimi aracı olduğunu ortaya koyuyor. Kamusal alanda sürekli tekrar edilen mesajlar, hangi tüketim biçimlerinin “normal” kabul edildiğini belirliyor.
TÜRKİYE’DE YEREL DÖNÜŞÜMLE MÜMKÜN!
Türkiye Vegan Derneği yetkilileri Amsterdam’ın kararının, kamusal alanların yalnızca reklam değil, toplumsal değerler ve öncelikler açısından da belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyduğunu belirterek, “Hayvansal et reklamlarının görünürlüğünü azaltmak, sürdürülebilir, sağlıklı ve adil beslenme biçimlerini “istisna” olmaktan çıkarıp norm haline getirmeyi amaçlıyor. Amsterdam örneği, yerel yönetimlerin kamu politikalarıyla iklim, sağlık ve hayvanlar için ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. Türkiye’de yerel dönüşüm; belediyelerin iradesi, halk sağlığı uzmanlarının bilgisi ve bireyler ile STK’ların örgütlü talebiyle mümkün” dedi.