Bitki bazlı gıda pazarı büyürken, bu ürünlerin nasıl adlandırılacağına ilişkin tartışmalar da yeniden gündemde. Avrupa'da ve Türkiye'de yürürlüğe giren ya da gündeme gelen çeşitli düzenlemeler, bitki bazlı ürünlerde ‘peynir’, ‘süt’, ‘sosis’ ya da ‘hamburger’ gibi hayvansal ürünleri çağrıştıran ifadelerin kullanımını sınırlandırıyor. Son olarak Avrupa Birliği'nde etiketleme kurallarına ilişkin yürütülen görüşmeler, konuyu yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
Aylar süren müzakerelerin ardından Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi arasında bitki bazlı ürünlerin etiketlenmesine ilişkin önemli kararlar alındı. Buna göre ‘hamburger’, ‘sosis’ ve ‘nugget’ gibi bazı ürün isimlerinin kullanımına izin verilirken, ‘dana eti’, ‘tavuk’ ve ‘pastırma’ gibi doğrudan hayvansal ürünü ifade eden bazı tanımlamaların geleceği ise tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bu durum, hem sektör temsilcileri hem de tüketici örgütleri tarafından yakından takip ediliyor.
Bitki bazlı beslenmeyi savunan kuruluşlar ise söz konusu düzenlemelerin tüketicilerin alışık oldukları ürünleri tanımasını zorlaştıracağını savunuyor. Onlara göre ‘vegan sosis’ ya da ‘bitki bazlı tavuk’ gibi ifadeler, ürünün neyi ikame ettiğini açıkça anlattığı için tüketici açısından yanıltıcı değil, aksine açıklayıcı bir işlev görüyor.
BEATLES RUHUYLA DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Hatırlanacağı üzere Şubat ayında da Linda McCartney Foods, Quorn ve THIS gibi bitki bazlı gıda üreticileri ortak bir açıklama yayımlayarak, yeni kısıtlamaların tüketiciler açısından gereksiz kafa karışıklığı yaratacağını ve herhangi bir somut fayda sağlamayacağını dile getirmişti.
Vejetaryen Derneği de son gelişmeler ve yaşanan bu tartışmalar üzerine, bitki bazlı ürünlerin bilinen isimlerini korumak amacıyla bir imza kampanyası başlattı. ‘Sosislerimizi Kurtaralım’ adıyla başlattığı kampanyayla tüketicileri de sürece katılmaya çağıran derneğe göre mesele yalnızca ürün isimleri değil; tüketicilerin bilgiye kolay ulaşabilmesi, alternatif ürünleri rahatlıkla tercih edebilmesi ve bitki bazlı gıda pazarının gelişimini sürdürebilmesi. Kampanyayla tüketicileri de sürece katılmaya çağıran dernek, kamuoyu desteğinin süreci etkileyebileceğini savunuyor ve çağrısını da Beatles ruhuna dayandırıyor.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi. “Şimdi ‘bir araya gelme’ ve İngiltere’den gelen bu yasağa karşı muhalefeti birleştirerek tüm ülkelere yayma zamanı. Bunun önemli olmasının birkaç nedeni var: Birincisi, karar henüz kesinleşmedi. İkincisi, bu tartışmanın tekrar ortaya çıkması ihtimaline karşı, şimdilik korunmuş olan tanıdık terimleri korumamız ve başka yerlerdeki benzer yasaklara karşı çıkmamız gerekiyor. Üçüncüsü ise, karar alma sürecinde önemli adımların atlanmış olması. Herhangi bir etki değerlendirmesi yapılmadı, bu da potansiyel olarak geniş kapsamlı bu değişikliğin gerçek dünyadaki sonuçlarının belirsiz kaldığı anlamına geliyor.”
TÜRKİYE’DE DE BENZER SÜREÇ YAŞANDI
Benzer bir tartışma Türkiye’de de birkaç yıl önce yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın düzenlemeleriyle bitki bazlı ürünlerde ‘peynir’, ‘yoğurt’ ve ‘süt’ gibi ifadelerin kullanımı sınırlandırıldı. Bunun üzerine bazı üreticiler ürünlerini ‘peynirimsi’ ya da ‘yoğurdumsu’ gibi farklı adlarla piyasaya sunmaya başladı. Sektör temsilcileri, bu tür düzenlemelerin tüketicilerin ürünleri tanımasını zorlaştırdığını savunuyor.
Hep birlikte bu yasaklara karşı çıkmak bitki bazlı gıdanın geleceği için önemi olmasının yanı sıra dünyaya sahip çıkmak için de çok önemli.