Bu hafta rotamızı Ege’nin güneyine, Büyük Menderes’in şekillendirdiği topraklara çeviriyoruz. Milet, Priene ve Didim birbirine yakın üç durak gibi görünür; ama antik dünyanın üç ayrı yüzünü gösterir. Miletos akılcı düşüncenin ve deniz ticaretinin merkezi, Priene düzenli kent planının zarif örneği, Didyma ise Apollon’un büyük kehanet kutsal alanıdır.
Bu bölgeyi gezerken haritaya dikkatle bakmak gerekir. Bugün denizden içeride kalan bazı antik kentler, bir zamanlar liman kentleriydi. Büyük Menderes’in taşıdığı alüvyonlar kıyı çizgisini değiştirmiş, limanları doldurmuş, kentlerin kaderini belirlemiştir. Miletos ve Priene’yi anlamak için taşlara olduğu kadar coğrafyanın değişimine de bakmak gerekir.
Bu rota günlük kısa bir gezi için uygundur. Havalar fazla ısınmadan gitmekte yarar var; yazın gölge alanlar sınırlıdır, sabah erken saatler çok daha rahattır.
LİMANDAN KUTSAL YOLA DOĞRU YOLCULUK
Sabah serinliğinde ilk Miletos’la başlamak doğru olur. Bugünkü Akköy yakınlarında yer alan Miletos, antik çağda Büyük Menderes’in ağzında, denize açılan güçlü bir liman kentiydi. Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan ticaret ağlarıyla İonia’nın en etkili merkezlerinden biri oldu. Zaman içinde nehrin getirdiği alüvyonlarla denizden uzaklaştı.
Miletos’u özel yapan asıl konu, burada yetişen düşünürlerdir. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, antik dünyanın ilk filozofları arasında sayılır. Onlarla birlikte doğa olaylarını mitlerle açıklama alışkanlığı yerini akılcı sorulara bırakmaya başlar. “Evren neden oluşur?”, “Dünya nasıl durur?”, “Doğanın ilk ilkesi nedir?” gibi sorular Miletos’ta yeni bir düşünce geleneğinin kapısını açar.
Thales’in her şeyin ilk ilkesini su olarak görmesi, Anaksimandros’un evreni mitolojik anlatıların dışına çıkararak açıklama çabası, Anaksimenes’in havayı ana madde sayması insanlık tarihinde büyük bir zihinsel dönüşümü temsil eder. Miletos bu nedenle bir ören yeri olmanın ötesinde, felsefenin ve bilimin başlangıç noktalarından biridir.
Miletoslu Hekataios coğrafya ve tarih yazıcılığının öncülerindendir. Hippodamos ise kent planlamasıyla anılır. Birbirini dik açılarla kesen sokaklar, düzenli kent adaları ve işlevsel şehir düşüncesi antik dünyanın kent anlayışını etkilemiştir.
Ören yerinde en etkileyici yapı büyük tiyatrodur. Helenistik dönemde daha küçük olan yapı, Roma döneminde büyütülmüş ve çok daha görkemli bir hale gelmiştir. Tonozlu geçitleri, oturma sıraları ve sahne kalıntıları bugün bile güçlü bir atmosfer yaratır.
Miletos’ta Aslanlı Liman, agora, nymphaion, bouleterion, Faustina Hamamı ve İlyas Bey Camii de görülebilir. Delphinion ise özellikle önemlidir. Burası Miletos ile Didyma arasındaki kutsal yolun başlangıcıdır. Apollon adına yapılan törenler burada başlar, alaylar Didyma’ya doğru ilerlerdi.
Daha sonra Didyma’ya geçilmeli. Didyma bir kent değil, Miletos’a bağlı büyük bir Apollon kehanet merkezidir. Antik dünyada Delphoi ile birlikte anılan en önemli bilicilik merkezlerinden biridir. Buraya gelenler tanrıdan yanıt almak, gelecek hakkında işaret aramak, kararlarını kutsal bir otoriteyle desteklemek isterdi.
Didyma’daki Apollon Tapınağı, bitmemiş haliyle bile insanı etkiler. Yaklaşık 118 metre uzunluğunda ve 60 metre genişliğindeki bu dev yapı, İon düzeninin en büyük tapınaklarından biridir. Çift sıra sütunları, eğimli geçitleri, açık hava avlusu ve kehanet mekânları burayı klasik bir tapınaktan farklı kılar.
Didyma’da danışanlar sorularını iletir, rahipler ve kâhinler aracılığıyla tanrının yanıtını beklerdi. Kutsal su, arınma, bekleyiş ve yazılı cevaplar bu sürecin parçasıydı. Tapınağın yanında görülen Medusa kabartması da ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken parçalardandır.
DÜZENLİ KENTİN SESSİZ ZARAFETİ
Öğleden sonra Priene’ye ayrılmalı. Priene, Mykale Dağı’nın eteğinde, bugünkü denizden uzakta yer alır. Oysa antik dönemde bir liman kentiydi. Büyük Menderes’in getirdiği alüvyonlar Priene’nin de denizle bağını koparmış, kent bugün içeride kalmıştır.
Priene’nin en önemli özelliği, Hippodamos sistemiyle planlanmış düzenli kent dokusudur. Sokaklar birbirini dik açıyla keser. Kent dinsel, siyasal, ticari ve kültürel alanlarıyla okunabilir bir düzene sahiptir. Bu nedenle Priene, kalabalık bir metropolden çok, iyi planlanmış küçük bir antik kent izlenimi verir.
Burada nüfus hiçbir zaman çok büyük olmamış, siyasi önemi sınırlı kalmıştır; ama mimarlık ve şehir planlaması açısından Priene çok değerlidir. Miletos gibi geniş bir güç merkezi, Didyma gibi devasa bir kutsal alan değildir. Priene ölçülü, düzenli ve zarif bir kenttir.
Ören yerinde tiyatro, bouleterion ve Athena Polias Tapınağı özellikle görülmeli. Tiyatro, Helenistik dünyanın iyi korunmuş örneklerinden biridir. Rahipler ve ileri gelenler için ayrılan kollu mermer oturma yerleri, yani prohedria, yapıya ayrı bir karakter kazandırır.
Bouleterion, Anadolu’daki en iyi korunmuş meclis binalarından sayılır. Üç yanda oturma basamakları, ortada sunak ve üzerini örten ahşap çatıyla kent meclisinin toplandığı bu yapı, küçük bir kentin siyasi yaşamını görünür kılar.
Athena Polias Tapınağı ise kentin en önemli kutsal yapısıdır. Büyük İskender’in tapınağın yapımına katkıda bulunduğu bilinir. Tapınağın mimarı, Halikarnassos Mausoleionu’nu inşa eden Pythios’tur. Romalı mimar Vitruvius’un bu tapınağı klasik model olarak göstermesi, yapının mimarlık tarihindeki değerini ortaya koyar.
Priene, bağıran bir kent değildir; dikkatli gezene kendini açar.
BU ROTAYI ÖZEL YAPAN NE?
Bu rotayı anlamak için üç kavram yeterli olabilir: Akıl, düzen ve kehanet…
Akıl, çünkü Miletos’ta doğa olayları mitlerden ayrılarak akıl yoluyla açıklanmaya başlanır. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes insanlık tarihinin düşünce yönünü değiştiren isimlerdir.
Düzen, çünkü Priene’de kent planlamasının gündelik hayata nasıl dönüştüğünü görürüz. Sokaklar, agora, tiyatro, meclis binası ve tapınak bir bütün içinde yer alır.
Kehanet, çünkü Didyma’da insanlar Apollon’a danışmak için yola çıkar, kutsal suyla arınır, tanrının yanıtını beklerdi. Miletos’tan Didyma’ya uzanan kutsal yol bu inanç dünyasını birbirine bağlardı.
LEZZETLER
- Didim ve çevresinde deniz ürünleri
• Söke ovası çevresinde zeytinyağlı otlar
• Ege mezeleri
• Çöp şiş ve yerel köfte çeşitleri
• Mevsiminde enginar, börülce, kabak çiçeği dolması
• Yerel pazarlarda incir, zeytin, zeytinyağı ve otlar
MILET, PRIENE VE DIDYMA
- Coğrafya: Aydın’ın Söke, Didim ve Güllübahçe çevresi
• Ana tema: İonia dünyası, felsefe, kent planlaması ve kehanet
• Miletos: Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Hekataios ve Hippodamos’un kenti
• Priene: Izgara planlı küçük ama iyi korunmuş Helenistik kent
• Didyma: Apollon’a adanmış büyük kehanet merkezi
• Ortak kader: Büyük Menderes’in alüvyonlarıyla denizden uzaklaşan kentler
Nasıl gidilir?
İzmir, Bodrum veya Kuşadası üzerinden araçla ulaşım en pratik seçenektir. Söke, bu rota için iyi bir ara merkezdir.
Süre
1 gün yeterlidir.
Ne zaman gitmeli?
İlkbahar ve sonbahar en rahat dönemlerdir. Yazın sabah erken saatler tercih edilmeli; şapka, su ve rahat ayakkabı unutulmamalıdır.