İlki, Nişantaşı’nda Sofa Oteli’nin terasında 2012 yılında açılan ‘Frankie’ markasının kurucusu TURYİD (Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmecileri Derneği) Başkanı Kaya Demirer’in davetiyle geçenlerde Galatoport’taki Frankie’de Executive Şef Hakan Çabuk’un imzasını taşıyan yeni menüsünü tattık.
Bodrum’da Maça Kızı’nın efsane şefi Aret Sahakyan’ın yanında yetişmiş olan Şef Hakan Çabuk’un hazırladığı Asya-Akdeniz füzyon mutfağı menüsü ilginç olduğu kadar lezzetliydi.
Menünün başlangıcındaki ‘aslan balığı ceviche’ye Kaya Demirer açıklık getiriyor.
“Aslan balığı bizim denizlerimizde yaşayan bir balık değil. Küresel ısınma nedeniyle Süveyş Kanalı’ndan buralara sığınan hem göçebe hem istilacı bir balık. Görünüşü iskorpite benziyor zaten kaya balığı ve eti hayli sert. Balıkçılar ağlarına takıldığı zaman denize geri atıyorlar. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’na göre bu balığın ekolojik denge için tüketilmesi gerek. Dolayısıyla biz ilk kez bu balığı menümüze aldık, diğer lokantaların da bizi izlemelerini diliyoruz.”
Adını bile duymadığımız bu balık Şef Çabuk’un maharetli ellerinde, Peru’da çiğ balığı marine etmek için kullanılan narenciye kokulu ‘leche de tigre’ ve mor soğanla harika bir lezzete dönüşmüştü.
Yine başlangıçtaki ‘Akya pastırma’ ve kuzukulağı, alabaş turbun eşlik ettiği ‘zeytinyağında barbun’ son derece rafineydi.
Galataport’taki Frankie Doğuş Grubu’nun ortaklığında hayata geçtiği için, menü çoğunlukla gruba ait Kapadokya bağılarından elde edilen şaraplar eşliğinde sunuluyor. Zeytinyağının ise Şef Aylin Yazıcıoğlu’nun danışmanlık verdiği, iki kere üst üste Dünyanın En İyi Zeytinyağı üreticisi seçilen Ayvalıklı Novavera’dan geldiğini öğrendik.
Menüye devam edersek, tam bir çiçek çanağı gibi önümüze gelen çam fıstıklı ‘Urla Enginar Çiçeği’, kalamar, karides ve kum midyeli, kabak çiçekli limonlu arpa şehriyesi (orzo) Sevgili Mehmet Yaşin’in söylemiyle “damak çatlatan” lezzetlerdi.
Ana menüde yer alan ve çoğunlukla çorbasını ya da buğulamasını yaptığımız ‘İskorpit’ balığı ise minik domates ve reyhanla olarak bambaşka bir seviyeye taşınmıştı.
‘Karamelize patlıcanlı kuzu pirzola’ ise arkadaşıma “çocukluğunun pirzolasını” hatırlattı.
Frankie’nin keyifli terasındaki yemeğin tatlısı ise hayli sürprizliydi: Yuzu yoğurt dondurma, çıtır bademli Sultandağı kirazı ve çıtır milföy.
Ağrı doğumlu olup Kayseri’de yetişen ve genç yaşta kendisini mutfakta bulan genç şef Hakan Çabuk’un önü çok açık.