Uzak yol ve kılavuz gemi kaptanlığında elde ettiği başarılarla profesyonel iş yaşamlarında maviliklere yönelmeyi isteyen kadınlara ilham veren bir isim Nildeniz Sütçü Şen… Babasının denize sevdalı olması ve her fırsatta maviliklere açılması çocukluk yıllarından itibaren hafızasında silinmez izler bıraktı. Dahası, onu da yavaş yavaş denizcilik dünyasının içine çekti. Günümüzde sahip olduğu uluslararası saygınlık ve sergilediği etkinlikle Türkiye’deki mesleki kuruluşları arasında ‘Kutup Yıldızı’ gibi parlayan ve aynı zamanda Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de sürdüren Nildeniz Sütçü Şen, 1999 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesi Güverte Bölümü’nü kazandı. İlk stajını ise 7 ay süreyle Hindistan’da yaptı. Üniversite döneminde İTÜ’nün köklü gelenekleri ve disiplini ile geleceğe hazırlanan deneyimli isim, meslek yaşamının ilk yıllarında hissettiği duyguları sorduğumda tereddüt etmeden şunları söylüyor: “İş hayatına atıldığımda denizcilik sektörünün tutucu bir yapıya sahip olduğunu gördüm. Hatta ‘Gemide kadın çalıştıramayız!’ cümlesini defalarca duyduk. Pek çok firma kadınların gemi yaşamına uyum sağlayamayacağını, ağır çalışma koşullarına dayanamayacağını, kısa sürede mesleği bırakacağını düşünüyordu. Denizcilikte bir stajyeri gemiye göndermek ciddi maliyettir. Dünyanın herhangi bir limanında gemiye katılır, kontrat bitiminde yine uygun bir limanda gemiden ayrılırsınız. Bu nedenle birçok firma kadın stajyerlere yatırım yapmayı gereksiz bir risk olarak görüyordu. O yıllarda staj yeri bulmak bile başlı başına büyük mücadeleydi. Çalışma hayatıma kimyasal tankerlerde başladım. Dört aylık kontratlarla uzak yol vardiya zabiti olarak çıktığım mesleki yolculukta deniz hizmetlerimi tamamlayıp ehliyet yükseltme sınavlarını geçerek uzak yol gemi kaptanı unvanını aldım.
Çalışmalarım yeterli görülmesine rağmen cinsiyetim nedeniyle reddedildiğim, yeni yollar aramak zorunda kaldığım çok dönem oldu. Günümüzde kadın denizcilerin sayısı geçmişe oranla önemli ölçüde arttı. Ancak eşit şartlardan söz etmek mümkün değil! Kadınlar bu meslekte hala azınlıkta ve genç meslektaşlarımızla konuştuğumuzda benzer önyargılarla karşılaştıklarını görüyoruz. Geçmişe oranla önemli ilerleme kaydedildi ancak hala gidilecek çok yol var.”
İLK OLMAK
Günümüzde ülkemizde yaklaşık yedi kadın, kılavuz kaptan görev yapıyor. Dileğimiz bu sayının katlanarak artması ancak bu görev sanıldığından da zor! Deneyim, fiziki güç, yüksek konsantrasyon ve stres yönetimi yeteneği gerektiriyor. Nildeniz kaptanın güvenle limana yanaştırdığı ticari gemilerin çoğu yabancı bayraklı. Görev süresi içinde beş gün 24 saat çalışıyor, devamında on gün istirahat ediyor. Zor bir tempo. Peki, ailesi bu durumu nasıl karşılıyor? Kendisine yönelttiğim soruyu şu cümlelerle yanıtlıyor: “Denizcilik yalnızca benim mesleğim değil, ailemin de yaşam biçimi oldu. Eşim görevimin getirdiği sorumlulukları her zaman anlayışla karşıladı. Kızım dünyaya geldikten sonra annelikle iş arasında denge kurdum. Yine de bazen doğum günlerinde, bayramlarda veya özel günlerde görev nedeniyle denizde olabiliyorum. Ancak ailemin desteği sayesinde hiçbir zaman hayallerimle anneliğim arasında seçim yapmak durumunda kalmadım. Bu meslek bana zamanı planlamayı ve birlikte geçirdiğimiz günlerin değerini bilmeyi öğretti.”
Peki, ya tehlikeler? Maviliklerin hırçınlığı an gelir en büyük riskleri yaratır. Deneyimli kaptana bunu da sordum. Soğukkanlılıkla söylediği şu cümleleri not defterime kaydettim: “Deniz hiçbir zaman öngörülebilir değildir. Fırtınalı havalarda yüksek bordalı gemilere pilot merdiveniyle çıkmak mesleğimizin riskli anlarındandır. Bunun yanı sıra makine arızası yaşayan gemiler, kuvvetli akıntılar ve ani hava değişimleri nedeniyle saniyeler içinde kritik kararlar vermek zorunda kaldığımız çok sayıda olay yaşadım. Böyle anlarda en büyük güvencemiz eğitimimiz, ekip çalışması ve yılların verdiği tecrübedir.”
Uluslararası Deniz Kılavuz Kaptanlar Derneği (IMPA) ve Avrupa Deniz Kılavuz Kaptanları Birliği (EMPA) gibi kuruluşlarda da Türkiye’yi temsil eden başarılı isim bu mesleği seçmeyi düşünen kadınlara şu sözlerle sesleniyor: “Zorlu olacak, evet! Ancak imkansız değil. Kendinize ve emeklerinize inanın. Başkalarının sizler için çizdiği sınırlara değil, kendi hedeflerinize ve potansiyelinize odaklanın.”
Yazımı tamamlarken Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği’nin üyelerini saygıyla selamlıyorum. Tüm denizcilerimizin pruvası neta, rüzgar kolayına olsun. Gelecek yazıda görüşmek üzere esen kalın.