Missoni gibi köklü bir moda markasıyla bu iş birliği nasıl başladı?
Missoni ile iş birliği süreci bizim için klasik bir lisans anlaşması ya da yalnızca tasarım odaklı bir ortaklık değil. Baştan itibaren, markanın DNA’sını anlayarak ve bunu mekâna nasıl doğru şekilde aktarabileceğimizi konuşarak ilerledik. Missoni bugüne kadar ilk kez bir inşaat projesinde yer alıyor ve bu nedenle sürecin her aşamasında çok titiz davrandı. Tasarım dili, renk kullanımı, malzeme seçimi ve mekânsal kurgu tamamen birlikte şekillendi. Bu yönüyle Montes by Missoni, markanın dünyasında da özel bir yere sahip.
Bu projeyi RMA Holding açısından ayrıcalıklı kılan ne?
Montes by Missoni, bizim için yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil; RMA Holding’in global marka iş birliklerine bakışını temsil eden bir proje. Missoni gibi uluslararası ölçekte tanınan ve güçlü bir kültürel mirasa sahip bir markayla çalışmak, hem sorumluluk hem de vizyon gerektiriyor. Bu proje, RMA’nın yerel bir geliştirici olmanın ötesine geçerek uluslararası standartlarda işler üretme hedefinin somut bir yansıması.
Missoni’nin estetik dili projeye nasıl yansıdı?
Ancak şunun altını çizmek gerek: Missoni’yi yalnızca desen ya da renk olarak okumak büyük bir eksiklik olur. Biz projeyi geliştirirken markanın “yaşam hissi”ni anlamaya odaklandık. İç ve dış mekânlarda kullanılan dokular, renk geçişleri ve hatta peyzaj yaklaşımı bile bu estetik anlayıştan besleniyor. Ama bunu Bodrum’un coğrafyasını ve yerel ruhunu göz ardı etmeden yaptık. Yani ortaya çıkan şey, bir moda markasının dayatması değil; Missoni ile Bodrum’un ortak bir dili.

Bu ortak dilden biraz bahsedebilir miyiz?
Missoni markasının özgün gustosu ve tasarım diliyle şekillenen projede, markanın kreatif direktörü Alberto Caliri’nin imzasını taşıyan özel tasarımlar var. Proje, toplam 53 özel rezidanstan oluşuyor; 3 ya da 4 yatak odalı villalar ile 1 ila 5 odalı ünite seçenekleri bulunuyor. Lüks, rafine ve ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunma prensibiyle hayata geçirdiğimiz projede yaşam 2027 yazında başlayacak.
Pandemi sonrası dönem, gayrımenkul sektöründe dengeleri değiştirdi… Siz bu zamanda nasıl yatırımlar yaptınız?
Pandemi sonrası dönemde hem yatırım hacmimiz hem de faaliyet alanlarımız ciddi şekilde genişledi. Sürekli artan yurtiçi ve yurtdışı yatırım hacmimiz ile toplam varlıklarımızda ve cirolarımızda %300’lük bir artış yakalamış bulunuyoruz. İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize sürdürülebilir bir katma değer sağlamak en büyük amacımız. En son hayata geçirdiğimiz başta Cozy olmak üzere Yeme-İçme sektöründeki yatırımlarımızın hem gördüğü ilgiden hem de Yeme-İçme sektörü ciro payımıza olan katkısından son derece memnunuz. Bu alandaki büyümemiz yeni global işbirliklerimiz ile devam edecek. Gayrimenkul geliştirme alanında da benzer bir etkiyi özellikle Montes by Missoni projemiz ile yakalamış olmanın heyecanı içindeyiz.
Önümüzdeki dönemde benzer global iş birlikleri görecek miyiz? Hedefleriniz nelerdir?
Grup olarak önem verdiğimiz konulardan biri global marka işbirliklerimiz. Yaptığımız işlerde ana stratejimiz ekonomik altyapısı güçlü, sürdürülebilir, müşterilerine hem güven veren hem de değer katan işletmeler olarak ilerlemek. 2026 yılında başta gayrimenkul geliştirme ve yeme-içme olmak üzere önemli oranda ciro artışları yakalamamız mümkün görünüyor. Kısa-orta vadede yapmayı planladığımız başta İstanbul, İzmir ve Bodrum olmak üzere, Körfez Bölgesi, Avrupa ve Amerika yatırımları ile hedefimiz mevcut büyüklüğümüzü 4-5 kat arttırmak.