Bu hafta rotamızı Ege’nin içlerine, Aydın ile Denizli arasında uzanan çok özel bir hatta çeviriyoruz. Aphrodisias, Denizli, Pamukkale, Hierapolis, Laodikeia, Tripolis ve Buldan; birbirine yakın duraklar gibi görünür, ama Anadolu tarihinin farklı katmanlarını bir araya getirir.
MERMER SANATA DÖNÜŞÜYOR
İlk gün Aphrodisias’la başlamalı. Bugünkü Aydın Karacasu yakınındaki Geyre’de yer alan bu antik kent, adını Aşk Tanrıçası Aphrodite’den alır. Aphrodisias, Roma döneminde Karia sınırları içinde, özellikle heykel sanatıyla ünlenmiş bir merkezdi. Kentin yakınındaki kaliteli mermer ocakları, buradaki heykeltıraşların büyük bir okul oluşturmasına imkân verdi.
Aphrodisias’ı özel yapan şeylerden biri, ören yeriyle müzesinin birbirini tamamlamasıdır. Müze bu sıralar kapalı ancak söz etmeden geçemeyiz. Bu müzede kentin heykel atölyelerinden çıkmış eserleri de izlersiniz.
Gezide Tetrapylon, Aphrodite Tapınağı, stadion (stadyum), tiyatro, bouleterion, agora, Tiberius Portiki, Hadrianus Hamamı ve Sebasteion görülmeli. Tetrapylon, kutsal alana girişi vurgulayan anıtsal kapıdır ve kentin en fotojenik yapılarından biridir. Stadion ise Anadolu’da en iyi korunmuş stadionlardan biri olarak dikkat çeker. Büyük kapasitesiyle Aphrodisias’ın ve şehir dışından gelen kalabalıkları ağırlayan canlı bir kent olduğunu anlatır.
Sebasteion, bu gezinin en çarpıcı duraklarından biridir. Aphrodite’ye ve Roma imparatorlarına adanmış bu yapı, mitolojiyle imparatorluk propagandasını bir araya getirir. Kabartmalı panolar, Roma’nın dünyayı nasıl görmek ve göstermek istediğini taş üzerinde anlatır.
Öğleden sonra Denizli’ye geçilebilir. Denizli merkezde kısa bir şehir yürüyüşü, yerel lezzetler ve Denizli Kent Müzesi iyi bir kapanış olur. Kent Müzesi bu rota için çok değerli bir duraktır. Kocabaş’ta bulunan ve Homo erectus olarak tanımlanan Denizli Adamı, Anadolu’da bilinen en eski insan fosillerinden biridir. 2002 yılında traverten bloklar içinde fark edilen bu kafatası parçası, Anadolu’nun insan göçleri açısından taşıdığı önemi gösterir. Böylece ilk gün Aphrodisias’ta mermeri sanat olarak, Denizli’de traverteni insanlık tarihi olarak okuruz.
SUYUN KURDUĞU BEYAZ DÜNYA
İkinci gün Pamukkale’ye ayrılmalı. Pamukkale, kalsiyum bakımından zengin termal suların binlerce yılda oluşturduğu beyaz traverten teraslarıyla dünyaca ünlüdür. Travertenlerin hemen yanında Hierapolis Antik Kenti yer alır. Burası antik dönemde termal suların çekim gücüyle gelişmiş kutsal sayılan bir şifa merkezidir. Kentin ana caddesi, nekropolisi, tiyatrosu, hamam yapıları ve antik havuzu bu nedenle birlikte düşünülmeli.
Hierapolis’in kuzey nekropolisi Anadolu’nun en büyük antik mezarlık alanlarından biridir. Bu kadar çok mezarın burada bulunması şaşırtıcı değildir; insanlar hem termal suların iyileştirici gücünden yararlanmak hem de kutsal sayılan bu alana yakın olmak istemiştir. Tiyatro ise görkemli sahne binası ve kabartmalarıyla Hierapolis’in Roma dönemindeki zenginliğini hissettirir. Antik Havuz da rotanın ilginç duraklarından biridir.
Bu ikinci gün fazla sıkıştırılmamalı. Öğleden sonra ya da akşamüstü otelde termal havuza zaman ayırmak iyi olur. Çünkü bu coğrafyayı anlamanın bir yolu da suyun içinde dinlenmektir. Antik çağda insanlar bu sulara şifa umuduyla geliyordu; bugün de Pamukkale’nin termal kültürü geziye dinlenme duygusu katar.
LAODIKEIA, TRIPOLIS VE BULDAN
Üçüncü gün Laodikeia ile başlamalı. Goncalı yakınındaki Laodikeia, Lykos Vadisi’nin en önemli kentlerinden biridir. Antik kaynaklara göre Selevkos Kralı II. Antiokhos tarafından eşi Laodike adına kurulmuş olsa da kazılar, bölgede çok daha eski yerleşim izleri bulunduğunu göstermiştir.
Laodikeia’yı bugünün Denizli’siyle bağlayan en önemli tema tekstildir. Antik dönemde Lykos Vadisi’nin yün ve dokuma ürünleri çok ünlüydü. Bugün Denizli’nin tekstil merkezi kimliği, bu uzun üretim geleneğinin devamı gibi okunabilir. Suriye Caddesi, agoralar, tiyatrolar, nymphaionlar ve Laodikeia Kilisesi, kentin Roma ve Bizans dönemlerindeki canlılığını gösterir.
Laodikeia aynı zamanda Yedi Vahiy Kilisesi’nden biridir. Yuhanna’nın Laodikeialılara yazdığı mektupta geçen Laodikeialılar için yaptığı ‘ılık’ benzetmesi, kentin su sistemiyle de ilişkilendirilir. Pamukkale çevresinden gelen sıcak su kente ulaşana kadar ılıklaşır; bu bilgi, kutsal metindeki ifadeyi coğrafyayla birlikte okumamızı sağlar.
Laodikeia’dan sonra vakit durumuna göre Tripolis’e geçilebilir. Büyük Menderes Vadisi’ne bakan Tripolis, rotaya tarihî bir halka daha ekler. Bu durak, bölgenin yalnız Hierapolis ve Laodikeia’dan oluşmadığını, vadinin başka kentlerle de örülmüş olduğunu gösterir.
Günün son durağı Buldan olmalı. Buldan, dokumaları, eski evleri ve sakin sokaklarıyla Denizli’nin üretim kültürünü bugüne taşıyan özel bir yer. Laodikeia’da antik tekstil dünyasından söz edip Buldan’da yaşayan dokuma geleneğini görmek çok anlamlıdır. Burada yürümek, dokuma dükkânlarına bakmak, eski evleri görmek ve yerel ürünler almak bu üç günlük rotayı güzel bir şekilde tamamlar.
ROTAYI ÖZEL YAPAN NE?
Bu rotayı anlamak için üç kavram yeterli olabilir: Sanat, su ve üretim.
Sanat, çünkü Aphrodisias antik dünyanın en önemli heykel merkezlerinden biridir. Mermer burada yalnız yapı malzemesi değil, ifade aracıdır.
Su, çünkü Pamukkale ve Hierapolis termal kaynaklarla biçimlenmiştir. Travertenleri de şifa kültürünü de su yaratmıştır.
Üretim, çünkü Laodikeia’dan Buldan’a uzanan hatta tekstil ve dokuma kültürü binlerce yıllık bir süreklilik gösterir. Denizli’nin bugünkü sanayi kimliği, bu derin tarihsel zeminden bağımsız değildir.
LEZZETLER
- Denizli kebabı
• Tandır ve kuzu yemekleri
• Keşkek
• Yoğurtlu patlıcan ve Ege otları
• Buldan tarafında ev yemekleri
• Pamukkale çevresinde gözleme ve köy kahvaltısı
• Üzüm, ceviz, nar ve yerel pazar ürünleri
Aphrodisias, Pamukkale ve Denizli
- Coğrafya: Aydın Karacasu’dan Denizli’ye uzanan rota
• Aphrodisias: Heykel okulu, Aphrodite kültü, Sebasteion, stadion
• Pamukkale: Travertenler ve termal kaynaklar
• Hierapolis: Antik termal kent, tiyatro, nekropolis, antik havuz
• Laodikeia: Tekstil, ticaret, Yedi Vahiy Kilisesi
• Denizli Kent Müzesi: Kocabaş / Denizli Adamı fosili
• Ek duraklar: Tripolis ve Buldan
PRATİK BİLGİ
Nasıl gidilir?
Denizli, İzmir, Aydın ve Antalya yönlerinden araçla kolay ulaşılabilecek bir merkezdir. Aphrodisias için Karacasu-Geyre yönüne, Pamukkale ve Laodikeia için Denizli merkez çevresine yönelmek gerekir.
Rota
- gün: Aphrodisias – Aphrodisias Müzesi – Denizli merkez – Denizli Kent Müzesi
- gün: Pamukkale – Hierapolis – Antik Havuz – termal otel dinlenmesi
- gün: Laodikeia – Tripolis – Buldan
Süre
3 gün idealdir. Daha kısa sürede gezilebilir; ancak termal dinlenme ve Buldan eklendiğinde üç gün çok daha dengeli olur.
Ne zaman gitmeli?
İlkbahar ve sonbahar en rahat dönemlerdir. Yazın sabah erken saatler tercih edilmeli; şapka, su ve rahat ayakkabı unutulmamalıdır.