Sinemanın en köklü ve prestijli buluşmalarından biri olan Venedik Film Festivali, çarşamba günü kırmızı halıyı seriyor. 27 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festival, politik tartışmalardan yıldız oyunculara uzanan geniş yelpazesiyle sinema dünyasının nabzını tutmaya hazırlanıyor. 82.edisyonun uluslararası yarışma jürisine Amerikalı yönetmen Alexander Payne başkanlık edecek.
Sideways ve The Descendants ile iki kez Oscar’ı kucaklayan Payne, 2023’te The Holdovers ile de adından söz ettirmişti. Jüride Fransız sinemacı Stéphane Brizé, İtalyan yönetmen Maura Delpero, Altın Palmiye ödüllü Cristian Mungiu, İranlı bağımsız sinemanın önemli ismi Mohammad Rasoulof ve Çinli oyuncu Zhao Tao yer alıyor.
Geçtiğimiz yıl hafızalara kazınan performansıyla öne çıkan Fernanda Torres de bu yıl jüri göreviyle Venedik’te olacak.
Frankenstein
Mary Shelley’nin klasikleşen hikayesi Frankenstein, Guillermo del Toro’nun gözünden bu yıl Venedik’te yarışıyor. Oscar Isaac, takıntılı bilim insanı Victor Frankenstein rolünde. Canavarını ise Saltburn ve Priscilla sonrası dikkatleri üzerine çeken başarılı oyuncu Jacob Elordi üstleniyor; ağır makyajla muhtemelen kendisini tanımak pek mümkün olmayacak. Kadroda Mia Goth, Christoph Waltz, Charles Dance ve David Bradley gibi güçlü isimler de var. Görkemli set tasarımları ve Del Toro’nun karanlık, masalsı üslubu sayesinde Frankenstein, festivalin en iddialı yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bugonia
Yorgos Lanthimos, Emma Stone ile beşinci işbirliğinde Kore kült filmi Save the Green Planet!’i Bugonia adıyla yeniden yorumluyor. Jesse Plemons’un da rol aldığı yapım, iki komplo meraklısının güçlü bir CEO’yu uzaylı olduğuna inanarak kaçırması üzerine kurulu. Senaryosunu Succession’dan Will Tracy’nin yazdığı film, kara mizahı ve bilim kurguyu Lanthimos’un kendine özgü diliyle birleştiriyor. Poor Things’in başarısının ardından yönetmenin Venedik’te yarışacak beşinci filmi olması, Bugonia’yı festivalin öne çıkan yapımlarından biri haline getiriyor.
A House of Dynamite
Uzun bir aradan sonra sinemaya dönen Kathryn Bigelow, A House of Dynamite ile politik gerilimdeki ustalığını yeniden ortaya koyuyor. The Hurt Locker ve Zero Dark Thirty gibi önemli yapımlarda imzası olan yönetmen, kim tarafından fırlatıldığı bilinmeyen bir balistik füzenin ABD’ye doğru ilerlediği kritik dakikalarda en üst düzeyde alınan kararları izliyor. Senaryosunu Noah Oppenheim’ın yazdığı yapımda Idris Elba, Rebecca Ferguson, Greta Lee ve Jared Harris’in de aralarında olduğu güçlü bir kadro yer alıyor.
Jay Kelly
Noah Baumbach’ın yeni filmi Jay Kelly, usta oyuncular George Clooney, Adam Sandler ve Laura Dern’i buluşturuyor. Avrupa turnesinde kimlik bunalımı yaşayan yaşlı bir film yıldızını merkeze alan yapım, ünlü olmanın bedelini mizah ve dramın dengesiyle aktarıyor. Clooney’nin canlandırdığı Jay Kelly ile menajeri Ron’un çıktıkları yolculuk, ikisinin de hayatlarındaki seçimlerle ve geride bırakacakları mirasla yüzleşmesine neden oluyor. Festivalin Netflix yapımlarından biri olan film, Baumbach’ın Emily Mortimer ile birlikte kaleme aldığı senaryosu ve güçlü prodüktör ekibiyle dikkat çekici.
After the Hunt
Luca Guadagnino’nun yeni filmi After the Hunt, Amazon’un kararıyla yarışma dışı gösterilecek olsa da festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri olmaya aday. Julia Roberts, öğrencisini canlandıran The Bear’ın yıldızı Ayo Edebiri’nin hocası hakkındaki suçlamasıyla zor bir ahlaki çıkmazın ortasında kalan bir profesörü oynuyor. Andrew Garfield ise bu suçlamaların hedefindeki meslektaşı canlandırıyor. Akademi dünyasında güç, itibar ve gizlenen geçmişlere odaklanan film, Guadagnino’nun Venedik’le süregelen bağını bu kez arzu yerine otorite ve toplumsal gerilimler üzerinden kuruyor.
The Smashing Machine
Benny Safdie’nin ilk solo yönetmenlik denemesi The Smashing Machine, Dwayne Johnson’ı MMA efsanesi Mark Kerr rolünde izleyiciyle buluşturuyor. Emily Blunt’ın da yer aldığı film, ringdeki zaferlerin ötesinde Kerr’in bağımlılığı ve özel hayatındaki çöküşe odaklanıyor. A24 imzalı yapım Johnson’ın kariyerinde dramatik bir dönüm noktası sayılabilir.
The Wizard of the Kremlin
Ukrayna’da savaşın gidişatı belirsizliğini korurken, Venedik’te bu kez genç Putin karşımıza çıkıyor. Olivier Assayas, Giuliano da Empoli’nin aynı isimli ödüllü romanını sinemaya uyarlıyor. Jude Law’un Putin’i, Paul Dano’nun stratejik danışmanı canlandırdığı filmde Alicia Vikander ve Jeffrey Wright da rol alıyor. Hikaye, Kremlin’in perde arkasında güç oyunlarını kurgulayan Surkov’dan ilhamla yaratılan Baranov karakteri etrafında şekilleniyor. Venedik yarışmasında yer alan yapım, Assayas’ın festivalle kurduğu güçlü bağları pekiştirirken sezonun en çok tartışılacak prömiyerlerinden birisi olacak.
The Testament of Ann Lee
Mona Fastvold’un A24 destekli yeni filmi, 18. yüzyıl Amerika’sında Shaker tarikatının kurucusunu merkezine alıyor. Amanda Seyfried’in başrolde olduğu yapımda Thomasin McKenzie ve Christopher Abbott eşlik ediyor. Müzikal formuyla dikkat çeken film, dini inanç, kadın kimliği ve toplum arasındaki gerilimi sahneye taşıyor.
No Other Choice
Park Chan-Wook, kara mizah ve gerilimi harmanladığı yeni filminde işini kaybeden bir adamın rakiplerinden kurtulma planını anlatıyor. Lee Byung-hun’un başrolde olduğu yapımda Son Ye-jin ona eşlik ediyor. Güney Kore sinemasını 13 yıl aradan sonra ana yarışmada temsil eden film, festivalin en provokatif projelerinden biri olabilir.
Father Mother Sister Brother
Jim Jarmusch’un 2019’dan bu yana çektiği ilk uzun metrajlı film Father Mother Sister Brother, üç farklı şehirde geçen ve yetişkin çocukların mesafeli ebeveynleriyle ilişkilerini konu alan üç ayrı hikayeden oluşuyor. Başrollerde, Venedik’le daha önce yolu kesişmiş isimler var: Geçtiğimiz yıl Disclaimer’la festivalde olan ve beş yıl önce jüri başkanlığı da yapan Cate Blanchett, Hungry Hearts ile Venedik’ten En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Adam Driver, ayrıca Vicky Krieps ve Tom Waits.
In the Hand of Dante
Julian Schnabel, festivalin en renkli kadrolarından biriyle geliyor. In the Hand of Dante, Dante’nin klasik metinleri ile Nick Tosches’in öyküsünü paralel bir kurguda anlatıyor. Oscar Isaac hem Dante’yi hem de kitabın yazarı Tosches’i canlandırıyor. Gal Gadot, Gerard Butler, Jason Momoa, John Malkovich ve Al Pacino ise güçlü kadronun diğer isimleri arasında. En büyük sürpriz ise Dante’ye yol gösteren bilgeyi canlandıran Martin Scorsese olabilir. Ayrıca yönetmen Schnabel bu yıl Cartier Glory to the Filmmaker Ödülü ile de onurlandırılacak.
The Voice of Hind Rajab
Gazze, Venedik’te. Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, yeni filmi The Voice of Hind Rajab ile bu yıl Venedik’te yarışmada yer alıyor. Film, Ocak 2024’te Gazze’de ailesiyle birlikte kaçmaya çalışırken araçları ateş altına alınan altı yaşındaki Hind Rajab’ın trajedisini merkeze alıyor. Saatlerce yardım için Kızılay’a ulaşmaya çalışan Hind, iki sağlık görevlisiyle birlikte hayatını kaybetmişti. Gerçek ses kayıtları ve tanıklıklardan yola çıkan yapım, şiddeti doğrudan göstermeden bekleyişin ve çaresizliğin atmosferini öne çıkarıyor. Toronto’da da gösterilecek film, festivalin en politik ve en çarpıcı yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Diğer Dikkat Çekenler
Gus Van Sant, Dead Man’s Wire ile 1970’lerde geçen bir rehine krizini anlatıyor. Bill Skarsgård ve Al Pacino’nun başrolleri paylaştığı film yarışma dışı gösterilecek. Sofia Coppola ise Marc by Sofia ile moda sahnesine yöneliyor; yakın dostu Marc Jacobs’un kariyerini ve 90’lar New York’unu perdeye taşıyor.
Orizzonti ve Spotlight
Orizzonti bölümünde Kent Jones’un Late Fame filmi Willem Dafoe ve Greta Lee’yi buluşturuyor. Asya’dan Shu Qi’nin yönettiği Girl ve Shangjun Can’ın The Sun Rises on Us All yapımları dikkat çekiyor. Yeni eklenen Venezia Spotlight bölümünde Stephan Komandarev’in Made in EU filmi Avrupa’nın sosyal dokusunu işliyor. Ayrıca Cédric Jimenez’in distopik gerilimi Chien 51 kapanış filmi olacak. Doğu Avrupa’dan Macar yönetmenler László Nemes Orphan ile Ildikó Enyedi ise Silent Friend ile yarışmada yer alıyor.
Venedik Film Festivali, usta yönetmenlerin dönüşleri, genç yeteneklerin cesur projeleri ve yıldızlarla dolu kadrolarıyla yılın en önemli sinema buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. Alexander Payne başkanlığındaki jüri ödüller için karar verirken, festival bir kez daha dünya sinemasının gündemini şekillendiren adres olacak.