ŞERİF YENEN
Bir önceki yazıda Lykia’nın ışıklı kıyılarında, özgür kentlerin ve kaya mezarlarının izini sürmüştük. Bu hafta yine Güneybatı Anadolu’dayız; ama bu kez rotamız Karia. Bugünkü Muğla’nın büyük bölümü, Aydın’ın güneyi ve Denizli’nin batısına uzanan bu coğrafya, antik çağda Karia olarak biliniyordu.
Bu haftaki gezi, Bodrum’dan başlayıp Milas çevresine, oradan Stratonikeia’ya ve isteyenler için Kaunos’a uzanan iki üç günlük bir rota olarak düşünülebilir. Bu rota bize Karia’nın üç ana karakterini gösterir: dağlık kutsal alanlar, güçlü kıyı kentleri ve anıtsal mezar geleneği…
EN TANIDIK DURAM: BODRUM
Karia yolculuğuna başlamak için en tanıdık durak Bodrum’dur. Bugünkü tatil kimliğinin arkasında, antik Halikarnassos yatar. Burası Karia satrabı Mausolos’un başkentidir ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan Mausoleion burada inşa edilmiştir.
Mausoleion, Mausolos ve eşi Artemisia için MÖ 4. yüzyılda yapılmış anıtsal bir mezardır. Yaklaşık 50 metre yüksekliğe ulaşan bu yapı, antik çağın en görkemli mezar anıtlarından biri kabul edilir. Zamanla “mozole” sözcüğünün kaynağı haline gelmesi bile etkisini anlatmaya yeter. Bugün Bodrum’daki Mausoleion alanında yapının temellerini ve kalıntılarını görürsünüz; asıl heykel ve kabartmaların önemli bir bölümü Londra’daki British Museum’dadır. Yine de burada durup yapının ölçeğini hayal etmek, Karia’nın hırsını ve estetik iddiasını anlamak açısından çok değerlidir.
Bodrum’da ikinci önemli durak Bodrum Kalesi’dir. 15. yüzyılda Rodos Şövalyeleri tarafından Aziz Petrus Kalesi olarak inşa edilen yapı, büyük ölçüde antik Halikarnassos’un ve Mausoleion’un taşlarıyla yapılmıştır. Bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan kale, Bodrum’un denizle kurduğu uzun ilişkiyi anlatır. Batıklar, amforalar, cam eserler ve deniz ticaretiyle ilgili buluntular, Karia kıyılarının Akdeniz dünyasına nasıl bağlandığını gösterir.
Halikarnassos’un bir başka büyük ismi Herodotos’tur. MÖ 5. yüzyılda burada doğan Herodotos, “tarihin babası” olarak anılır. Onu hatırlamak, bu coğrafyayı gezerken önemlidir; çünkü Karia yalnızca kralların ve satrapların değil, anlatıcıların da ülkesidir.
KARIA’NIN İÇ SESİ
Bodrum’dan sonra rota Milas’a çevrilmeli. Antik Mylasa, Karia’nın eski merkezlerinden biridir. Mausolos, başkenti Halikarnassos’a taşımadan önce Karia’nın siyasi ağırlığı burada hissediliyordu. Milas çevresi, Karia kimliğini anlamak için çok verimli bir alandır.
Milas’tan kuzeye doğru çıkıldığında Labranda’ya ulaşılır. Burası dağlık bir kutsal alandır ve Zeus Labraundos kültüyle ilişkilidir. Karia’nın dağlarla kurduğu bağ burada çok güçlü hissedilir. Antik yol, teraslar, kutsal alan düzeni ve çevredeki doğal manzara, bu bölgenin Karia dünyasının ruhani merkezlerinden biri olduğunu gösterir.
Labranda’dan sonra Euromos iyi bir duraktır. Zeus Tapınağı, bugün ayakta kalan sütunlarıyla çok etkileyici görünür. Burası kısa sürede gezilebilir; ama verdiği etki büyüktür. Karia gezisinde bazen geniş bir kazı alanı değil, tek bir yapı bile bütün bir dönemi hissettirmeye yeter.
Zaman varsa Iasos da programa eklenebilir. Güllük Körfezi kıyısındaki bu antik kent, Karia’nın denize açılan yüzünü gösterir. Balıkçılık, liman ve ada-kıyı ilişkisi burada belirgindir. Böylece Karia’nın yalnız dağlık iç bölgelerden oluşmadığı, kıyılarda da güçlü bir yaşam kurduğu daha iyi anlaşılır.
YAŞAYAN KATMANLAR
Üçüncü gün için en güçlü duraklardan biri Stratonikeia’dır. Bugünkü Yatağan yakınlarında yer alan bu kent, Karia’nın en etkileyici çok katmanlı yerlerinden biridir. Antik tiyatro, gymnasion, caddeler, Osmanlı dönemi köy dokusu ve yakın dönem yapıları aynı alanda yan yana durur.
Stratonikeia’yı özel yapan şey, zamanın üst üste binmiş halini açıkça göstermesidir. Burada antik kentle eski köy birbirinden kopuk değildir. Taş sokaklarda yürürken Karia’dan Roma’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan bir süreklilik hissedersiniz. Anadolu’da “katman” kelimesinin ne anlama geldiğini göstermek için çok iyi bir duraktır.
Yakındaki Lagina da unutulmamalı. Hekate Kutsal Alanı olarak bilinen Lagina, Stratonikeia ile kutsal yol bağlantısına sahipti. Hekate, geçişlerin, yolların ve eşiklerin tanrıçası olarak bilinir. Karia’nın kutsal alanları yalnızca tapınaklardan ibaret değildir; kentleri, yolları ve toplulukları birbirine bağlayan mekânlardır.
KARIA’NIN GÜNEY KAPISI
Rotayı biraz uzatmak isteyenler için Kaunos güçlü bir kapanış olur. Dalyan yakınındaki Kaunos, Karia’nın Lykia’ya komşu güney ucunda yer alır. Bir zamanlar önemli bir liman kentiydi. Ancak çevrenin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini yitirmiş, kent de zaman içinde önemini kaybetmiştir.
Kaunos’un en etkileyici görüntüsü kaya mezarlarıdır. Yüksek yamaçlara oyulmuş bu mezarlar dışarıdan bakıldığında tapınak cephelerini andırır. Üçgen alınlıklar, sütunlar ve içte mezar odaları vardır. Karia ve Lykia coğrafyasında kaya mezarlarının neden bu kadar güçlü bir görsel kimlik yarattığını burada çok net görürsünüz.
Kaunos ören yerinde tiyatro, hamam, agora, stoa, surlar ve Bizans bazilikası da görülebilir. Ama buranın asıl büyüsü manzarasındadır. Dalyan deltası, sazlıklar, eski liman alanı ve kaya mezarları birlikte bakıldığında, coğrafyanın bir kentin kaderini nasıl belirlediğini anlarsınız.
ROTAYI GENİŞLETMEK İSTEYENLERE…
Karia coğrafyası tek bir hatla tüketilemeyecek kadar zengindir. Zamanı olanlar rotayı Datça Yarımadası’na, Çine Vadisi’ne ve Bafa Gölü çevresine doğru genişletebilir. Datça’nın en ucundaki Knidos, Karia’nın en etkileyici kıyı kentlerinden biridir. Ege ile Akdeniz’in buluştuğu noktada yer alır. Antik dünyanın ünlü Aphrodite heykeliyle, astronom ve matematikçi Eudoxos’la ve iki limanlı planıyla öne çıkar. Knidos’a giden yol uzun görünür ama vardığınızda coğrafyanın neden kent kadar önemli olduğunu anlarsınız.
Alinda, bugünkü Aydın-Karpuzlu yakınlarında, dağlık Karia karakterini gösteren önemli bir kenttir. Güçlü surları, yamaca yerleşen dokusu ve etkileyici agora yapısıyla Karia’nın iç kesimlerde nasıl örgütlendiğini anlatır.
Alabanda ise Çine yakınlarında yer alır. Antik çağda bölgenin önemli kentlerinden biriydi. Tiyatrosu, tapınak kalıntıları ve kent dokusuyla Karia’nın Büyük Menderes havzasına açılan yüzünü gösterir.
Bafa Gölü ve Herakleia ad Latmos ise bambaşka bir dünyadır. Latmos Dağları’nın kayalık peyzajı, göl manzarası, antik kent kalıntıları, kaya resimleri ve Bizans manastırlarıyla burası Karia’nın en şiirsel duraklarından biridir. Eğer Karia’da “bakmakla görmek” arasındaki farkı hissetmek isterseniz, Bafa Gölü çevresi bunun en iyi yerlerinden biridir.
BÖLGEYİ ÖZEL YAPAN NE?
Karia’yı anlamak için üç kavram önemli: yerel kimlik, deniz ve anıtsal mezar. Yerel kimlik, çünkü Karialılar farklı etkilerle karşılaşmış ama kendi karakterlerini korumuştur. Dorlar, Persler, Hellenistik krallıklar ve Roma bu coğrafyadan geçmiştir; buna rağmen Karia adı güçlü bir bölgesel kimlik olarak yaşamıştır.
Deniz, çünkü Karia kıyıları Akdeniz ve Ege dünyasına açılan çok sayıda limana sahiptir. Halikarnassos, Iasos, Knidos ve Kaunos gibi kentler ticaretin, donanmanın ve kültürel temasın kapılarıdır.
Anıtsal mezar geleneği ise Karia’nın en çarpıcı yanlarından biridir. Halikarnassos Mausoleionu, bütün dünyada “mozole” sözcüğüne kaynaklık edecek kadar etkili olmuştur. Kaunos kaya mezarları da bu mezar kültürünün başka bir yüzünü gösterir.
NEDEN ŞİMDİ GİTMELİ?
Karia rotası, Anadolu uygarlıklarını kronolojik ve kültürel bir bütün olarak okumak isteyenler için çok değerli bir durak. Bu rota bize şunu hatırlatır: Anadolu’nun güneybatısı yalnızca güzel kıyılardan oluşmaz. Her koyun, her dağın, her taş yolun arkasında eski bir kent, eski bir kült, eski bir hikâye vardır. Karia’ya gitmek, Bodrum’un bugünkü ışığının arkasında Halikarnassos’u, Milas’ın çevresinde Mylasa’yı, Dalyan’ın yamaçlarında Kaunos’u görebilmektir. Yani bakmakla görmek arasındaki farkı bir kez daha hatırlamaktır.
BU ROTADA…
- Bodrum / Halikarnassos
• Mausoleion alanı
• Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi
• Milas / Mylasa
• Labranda
• Euromos
• Stratonikeia
• Lagina
• Kaunos
• Dalyan
PRATİK BİLGİ
Nasıl gidilir?
Bodrum-Milas Havalimanı bu rota için en pratik başlangıç noktasıdır. Bodrum, Milas, Yatağan ve Dalyan hattı araçla çok daha verimli gezilir.
Rota
- gün: Bodrum – Mausoleion – Bodrum Kalesi
- gün: Milas – Labranda – Euromos – Stratonikeia
- gün: Lagina – Kaunos – Dalyan
Ne zaman gitmeli?
İlkbahar ve sonbahar en iyi dönemlerdir. Yaz aylarında kıyılar kalabalık ve sıcak olabilir.